onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında taraflar arasında çıkan uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın miras yoluyla kendisine intikal ettiğini ve Hazine adına yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman vasfında olduğunu ve zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Hazine yönünden davanın reddine karar vermiş, ancak dahili davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını tespit etmiştir. Bununla birlikte, mahkeme, davalı olarak dahil edilen kişinin dava ehliyeti bulunmadığını belirterek, bu kişi hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu ifade etmiştir. Nihayetinde, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davanın usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir. Bu karar, kadastro tespitine itiraz süreçlerinde tarafların dava ehliyeti ve taşınmazın niteliği konularında önemli bir içtihat oluşturmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2022/3794 E.  ,  2024/5562 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/688 E., 2022/78 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kaldırılmak suretiyle davanın davalı Hazine yönünden reddine, dahili davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2019/66 E., 2021/28 K.

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … vekili ile dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın davalı Hazine yönünden reddine, dahili davalı … yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili ile dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Kadastro sırasında, Muğla ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 338 ada 11 parsel sayılı taşınmaz, 2.904,48 metrekare yüzölçümlü olarak, çamlık ve çalılık vasfıyla, komisyon kararı ile Hazine adına tespit edilmiştir.

    Davacı … vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras hakkına dayanarak, dava konusu 338 ada 11 parsel sayılı taşınmazın müvekile babasından kaldığını ve davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

    Birleşen 2019/82 Esas sayılı davada … ve diğerleri vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras hakkına dayanarak, dava konusu 338 ada 11 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine atalarından mirasen intikal ettiğini ve müvekkilleri tarafından kullanıldığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “dava konusu Muğla ili … ilçesi … mahallesinde bulunan 338 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ait 1954,1975 1987, 1992 yılları hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapılmadığının tespit edildiği, keşif mahallinde dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerinin çekişmeli parselin orman olarak bilindiğini ve davacı … veya birleşen dosya davacıları tarafından ekilip biçildiğini görmediklerini beyan ettikleri, bilirkişi raporunda da çekişmeli yerin imar ihya koşullarının oluşmadığı ve orman vasfında olduğunun tespit edildiğinden zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olmadığı” gerekçesi ile, asıl davanın dahili davalı … yönünden pasif husumet nedeniyle, davalı Hazine yönünden ise esastan reddine, birleşen 2019/82 Esas sayılı davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı … vekili ile dahili davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    Bölge Adliye Mahkemesince, ” uzman orman bilirkişi tarafından, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, halen eylemli olarak orman ve çam ağaçları bulunan eylemli orman niteliğinde bulunduğu ve Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine göre özel mülkiyete konu olamayacağı belirlenerek, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki; mahkemece davalı olarak davaya dahil edilen … hakkında baştan beri açılmış bir dava bulunmadığı, mahkemece davaya dahil edilmesinin kendisine taraf ve dava ehliyeti kazandırmayacağı, davaya harçlı katılımının, dolayısıyla davada taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı halde, mahkemece hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın esasına ilişkin olarak karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın davalı Hazine yönünden reddine, dahili davalı … yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı … vekili ile dahili davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili ile dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.