onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kadastro tespitine itiraz davasında, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını bozarak, taşınmazların sınırlarının belirlenmesi ve zilyetlik şartlarının değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bozma ilamında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince, taşınmazların sulu veya kuru toprak olup olmadığının araştırılmadığı, dolayısıyla tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının dikkate alınarak kapsam belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Özellikle 7, 6, 11, 9, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan değerlendirmelerde, tapu kayıtlarının sabit sınırlı olup olmadığının tespiti, zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı gibi unsurların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi’nin kararında, bu hususların göz ardı edilmesi nedeniyle isabetsizlikler bulunduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazların tesciline dair kararların yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bu durum, usuli kazanılmış hak kavramının da önemini ortaya koymaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2021/13670 E.  ,  2024/7441 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 1999/67 E., 2016/3 K.
    KARAR : Davanın müdahil davacı … mirasçıları yönünden reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, Örlün ve davacı Hazine vekili,

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın müdahil davacı … mirasçıları yönünden reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı, müdahil davacı … mirasçıları vekili, müdahil … ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından; “… dava konusu 7 parsel yönünden, (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi hükmünce sulu yada kuru toprak olup olmadığının araştırılmamış olmasının isabetsiz olduğu; 6 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, 6, 11 ve 7 sayılı parsellerin (B) harfi ile gösterilen bölümününü kapsadığı kabul edilen tapu kayıtlarında, bir sınırın hali olarak gösterilmekte olduğu, vergi kaydında ise bir sınırın göl olarak gösterildiği, hali ve göl sınırının genişletilmeye elverişli olduğu ve sınırları içiçe girdiği gözönüne tutularak yüzölçümü fazla olan vergi kaydı miktarı esas alınmak suretiyle değişmez sınır olarak gösterilen 84 ve 7 parsel sınırından başlayarak vergi kaydının yüzölçümü kadar kapsam belirlenip kayıt kapsamlarının zilyetleri adına, geriye kalan yerde zilyetlik şartları değerlendirilip belgesizden zilyetlik şartları oluşmuş ise zilyetleri adına, geri kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği; 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden, uygulanan tapu kaydının sınırlarının gayrisabit olması nedeni ile genişlemeye elverişli olduğundan ve zilyetlik şartlarının oluşmadığı dosya kapsamından anlaşıldığından tapu kaydı kapsamının sabit sınır olan 1 sayılı parsel ile yollar esas alınarak 1 dönümün 919 m² hesabı ile belirlenip davalılar adına, geriye kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği; 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden, uygulanan tapu ve vergi kaydının bir sınırını oluşturan Eski Kurtkulağı yolunun kadimden beri mevcut olup olmadığının acık bir şekilde saptanması, 3 ayrı yolu sınır okuyan tapu kaydının sabit sınırlı olmadığının düşünülmesi ve yüzölçümüne göre kapsamının belirlenmesi, ayrıca zilyetlik şartlarının değerlendirilmesi gerektiği; 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, uygulanan tapu kaydının sınır okuduğu yolları, komşu parsellerin hepsinin sınır okumadığı dikkate alınarak, dava konusu parselleri çevreleyen Kurtkulağı ve Eski Kurtkulağı yollarının tapu kaydının oluştuğu yıldaki durumunun, yani tam olarakak nereden geçtiğinin araştırılıp saptanması ve tamamen çevrelemediği anlaşıldığında zilyetlik şartlarının da oluşup oluşmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği” açıklanarak bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “… müdahil davacılar … mirasçılarının 9,10 nolu parsellere yönelik talepleri ile dava konusu 7 ve 8 nolu parsellere yönelik talepleri yönünden tapu kayıtlarında malik olarak görünen …’ın payının veraset ilamına göre intikal ettiği bu intikale göre tapuda satış yapıldığı anlaşıldığından dava konusu 7, 8, 9, 10 nolu parsellere yönelik sabit olmayan davalarının reddine, 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı Hazine’nin davasının kısmen kabulü ile fen bilirkişisi M.Y.’ nin 05.11.2015 tanzim tarihli rapor ekinde bulunan krokide Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 3 (yeni 111 ada 7) parsel sayılı taşınmaz içerisinde (B) harfi ile gösterdiği 14562.88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne en son numarası verilerek Hazine adına kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi Mukadder Yumuk’un 05.11.2015 tanzim tarihli rapor ekinde bulunan krokide Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 3 (yeni 111 ada 7) parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterdiği 73520.00 m2 yüzölçümündeki bölümünün … vd. adlarına paylı olarak kayıt ve tesciline, 6 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ile fen bilirkişisi M.Y.’ nin 05.11.2015 tanzim tarihli rapor ekinde bulunan krokide Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 6 (yeni 109 ada 4) parsel sayılı taşınmaz içerisinde (D) harfi ile gösterdiği 40992.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne en son numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 11 (yeni 112 ada 7) parsel sayılı taşınmazın tamamı ile fen bilirkişisi M. Y.’ nin 05.11.2015 tanzim tarihli rapor ekinde bulunan krokide Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 6 (yeni 109 ada 4) parsel sayılı taşınmaz içerisinde (C) harfi ile gösterdiği 735441.00 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı parsel numarası ile … vd. adlarına paylı olarak kayıt ve tesciline, 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı Hazinenin sabit olmayan davasının reddine, dava konusu Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi 7 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitinin iptaline ve fen bilirkişisi A.B.’ nin 01.04.1988 tanzim tarihli rapor ekinde bulunan krokide Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi 7 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (D) harfi ile gösterdiği 97600.00 m2 yüzölçümündeki bölümüne son parsel numarası verilerek tamamının … vd adlarına paylı olarak kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi A.B.’ nin 01.04.1988 tanzim tarihli rapor ekinde bulunan krokide Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi 7 nolu parsel sayılı taşınmaz içerisinde (C) harfi ile gösterdiği 70400.00 m2 yüzölçümündeki bölümüne son parsel numarası verilerek Nurgül Eker vd. Adlarına paylı olarak kayıt ve tesciline, 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı Hazinenin sabit olmayan davasının reddine, müdahil …’in davasının görev yönünden reddine ve mahkemenin görevsizliğine, dava konusu Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 8 (yeni 109 ada 13) nolu parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitinin iptaline, dava konusu Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 8 (yeni 109 ada 13) nolu parsel sayılı 1644230.30 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … vd adlarına paylı olarak kayıt ve tesciline, 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı Hazinenin sabit olmayan davasının reddine, dava konusu Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 9 (yeni 110 ada 1) nolu parsel sayılı 306075.45 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … vd. Adlarına paylı olarak kayıt ve tesciline, 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı Hazinenin sabit olmayan davasının reddine, dava konusu Adana ili Ceyhan ilçesi … (…) mahallesi eski 10 (yeni 109 ada 14) nolu parsel sayılı 50174.14 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamının … adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı … mirasçıları vekili, müdahil … ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    1. Temyize konu 3, 6, 11 ve 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil davacı … mirasçıları vekili, müdahil … ve davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    2. Temyize konu 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede; Usuli kazanılmış hak kavramı, anlam itibarıyla bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
    Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar; 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararları) Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli ve 2006/4-519 Esas, 2006/527 Karar sayılı, 03.12.2008 tarihli ve 2008/10-730 Esas, 2008/732 Karar sayılı kararları)
    İlk Derece Mahkemesinin 1983/407 Esas, 1989/148 Karar sayılı kararı ile, temyize konu 10 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 9461 m2 yüzölçümündeki bölümünün Harun Atasöz ve arkadaşları adına, (C) harfi ile gösterilen 45.939 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise … adına tesciline karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine ve davacı … Kamış mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairsinin 1991/11678 Esas, 1994/11265 Karar sayılı ilamıyla; “… uygulanan tapu kaydının sınır okuduğu yolları, komşu parsellerin hepsinin sınır okumadığı dikkate alınarak dava konusu parselleri çevreleyen Kurtkulağı ve Eski Kurtkulağı yollarının tapu kaydının oluştuğu yıldaki durumunun yani tam olarak nereden geçtiğinin araştırılıp saptanması …” gereğine değinilerek araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 10 parsel parsel sayılı 50174.14 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
    Ne var ki; İlk Derece Mahkemesinin, temyize konu 10 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün Harun Atasöz ve arkadaşları adına tesciline ilişkin 1983/407 Esas, 1989/148 Karar sayılı kararı, davacı … tarafından temyiz edilmediğinden, davalılar Harun Atasöz ve arkadaşları lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, temyize konu 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davalılar Harun Atasöz ve arkadaşları lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde, taşımazın tamamının davacı … adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    3. Temyize konu 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemeye gelince; hükmüne uyulan bozma ilamında, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, uygulanan tapu ve vergi kaydının bir sınırını oluşturan Eski Kurtkulağı yolunun kadimden beri mevcut olup olmadığının açık bir şekilde saptanması, 3 ayrı yolu sınır okuyan tapu kaydının sabit sınırlı olmadığının düşünülmesi ve yüzölçümüne göre kapsam belirlenmesi, ayrıca zilyetlik şartlarının değerlendirilmesi gereğine değinilmiştir.

    İlk derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, söz konusu yolun kadimden beri mevcut olduğu, böyelikle sabit sınırlı olduğu kabul edilerek, 8 parsel sayılı taşınmazın tamamının Harun Atasöz ve arkadaşları adına, 9 parsel sayılı taşınmazın tamamının ise Ahmet Fait Eker adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
    Ne var ki; hükmüne uyulan bozma ilamında da ifade edildiği üzere, 3 tarafı yol okuyan tapu ve vergi kaydının sabit sınırlı olarak kabulü mümkün değildir.

    Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, söz konusu kaydın gayrı sabit sınırlı olduğu ve bu nedenle yüzölçümüne (kayıt miktarna) göre kapsamının belirlenmesi ve miktar fazlası bölüm yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şeklde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 3, 6, 11 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,

    Yukarıda (2 ve 3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, dava konusu 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA,
    Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.