onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz eden davacı ile davalı arasındaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, Diyarbakır ili … ilçesi … Mahallesi 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptalini talep ederek, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bir kısmının Hazine adına tesciline karar vermiş, ancak davalının zilyetliğinin bulunduğu kısmın kadastro tespitinin geçerli olduğuna hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalının taşınmaz üzerinde 20 yılı aşkın bir süredir zilyetlik hakkına sahip olduğunu ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını onaylamıştır. Mahkeme, bilirkişi raporlarının yeterli olduğunu ve keşfin usulüne uygun yapıldığını vurgulamıştır.

Sonuç olarak, temyiz başvurusu reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, kadastro tespitine itirazlarda zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı gibi unsurların önemini ortaya koymaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/6642 E.  ,  2024/5783 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/182 E., 2020/261 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2019/93 E., 2019/160 K.

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itirazdan kaynaklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

    K A R A R
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili … ilçesi … Mahallesi 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına yapılmış olan tespitine itiraz ederek taşınmaz üzerinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde sayılı kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle iktisap koşullarının oluşmadığı ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan bahisle kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 01.11.2019 havale tarihli harita mühendisi bilirkişinin raporunun ekinde yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen 1.516,39 m2’lik kısmının orman vasfı ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 4.332,05 m2’lik kısmının kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

    Bölge Adliye Mahkemesince; hükme esas alınan jeoloji bilirkişi tarafından sunulan raporda taşınmazın, istinaf incelemesine konu (A) harfi ile gösterilen kısmının mera, orman gibi yerlerle ilgisinin bulunmadığı, davalının, dava konusu taşınmazın istinafa konu kısmı üzerinde, tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın bir süredir nizasız, fasılasız ve malik sıfatı ile eklemeli zilyetliğinin bulunduğu, sonuç olarak kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların davalı lehine gerçekleştiği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Verilen karar davacı vekili tarafından; dinlenen tanık beyanı ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu (A) harfi ile gösterilen taşınmazın orman vasfında olduğunu, üzerinde meşe ağaçlarının olduğu, yeni kesildiği, alınan orman raporunun yetersiz olduğu, davalının zilyetliğinin olup olmadığının tam araştırılmadığı iddiasıyla, verilen kararın bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.

    Tüm dosya bilgileri incelendiğinde; dava; Hazine tarafından … Mahallesi 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazda Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesine göre 10/01/2019 tarihinde yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Alınan bilirkişi beyanlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmazın orman sayılmayan yer olduğu, üzerinde uzun süredir tarımsal faaliyet yapıldığı, davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların oluştuğu görülmüştür.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.