onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından Adıyaman ili Merkez ilçesinde bulunan 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına tescili talep edilmiştir. Davacı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerektiğini, imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporları ve keşif sonuçlarına dayanarak, taşınmazın orman sayılmayan bir yer olduğunu, 20 yıldan fazla tarımsal faaliyet yürütüldüğünü ve dolayısıyla davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini belirterek davayı reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını onayarak, bilirkişi raporlarının yeterli ve elverişli olduğunu, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet bulunduğunu ve imar ihya koşullarının sağlandığını vurgulamıştır. Temyiz aşamasında, davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen karar onanmış ve harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu karar, kadastro tespitine itiraz ve tescil taleplerinin değerlendirilmesinde, zilyetlik yoluyla edinim ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının nasıl belirlendiğine dair önemli bir içtihat oluşturmakta, taşınmaz üzerindeki tarımsal faaliyetlerin ve bilirkişi raporlarının hukuki süreçteki rolünü ortaya koymaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2021/17055 E.  ,  2024/2478 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1578 E., 2021/1020 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2018/75 E., 2019/116 K.

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı …, Adıyaman ili Merkez ilçesi Çemberlitaş Köyü sınırları dahilinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesi ve 2014/5 sayılı genelge hükümleri gereğince yapılan kadastro çalışmaları sonucu dava konusu 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiği, dava konusu taşınmaz yönünden imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğu iddiasıyla, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “04/02/2019 tarihinde icra edilen keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişilerin beyanları, 18/02/2019 havale tarihli olarak dosya içerisine giren fen-harita mühendisi, 07/03/2019 havale tarihli olarak dosya içerisine giren orman mühendisi, 12/03/2019 havale tarihli olarak dosya içerisine giren ziraat mühendisi bilirkişi raporları, davacı … vekilinin ve davalı vekilinin bilirkişi raporlarına yapmış olduğu itiraz ve mahkememizin değerlendirmesi sonucu; dava konusu yerin; orman sayılmayan yer olduğu, dava konusu yerde 1950,1985, 1992 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında kullanımın olduğu, taşınmazda yaklaşık olarak 20 yıldan fazladır tarımsal faaliyette bulunulduğunu belirten rapor, belgesizden zilyetlik yoluyla kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinilmesi için gerekli olan 20 yıllık sürenin dolduğu, ayrıca taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak nizasız fasılasız kullanıldığı, bu yönde verilen teknik bilirkişi raporlarının da mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişilerin beyanları ile mahkeme gözlemi ile desteklendiği, dava konusu yerle ilgili olarak mera tahsis kararının bulunmadığı, davalının sulu ve kuru toprakta 40/100 dönüm sınırını aşmadığı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalı yararına 3402 sayılı yasanın 14 ve 17. maddeleri uyarınca mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu” gerekçesi ile davanın reddine; Adıyaman ili, Merkez ilçesi, … köyü, … mevkinde kain 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “dava konusu taşınmaza uygulanan 1950, 1985, 1992 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet bulunduğunun tespit edildiği; zirai bilirkişi raporunda, 2. sınıf kuru tarım arazisi vasfında olan taşınmazın imar ihya edildikten sonra en az 25-30 yılı aşkın bir zamandır tarım yapıldığının; orman bilirkişisinin raporunda da, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, dolayısıyla dava konusu taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların davalı lehine gerçekleştiği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu” belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    Dava, kadastro tespitine itiraz ve tescil talebine ilişkindir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup, davacı … vekilil temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    15.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.