onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında Hazine’nin taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını öne sürmesi üzerine şekillenmiştir. Davacı Hazine, 178 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğunu ve zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman sayılması nedeniyle zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetmiştir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, Hazine’nin talebinin haklı olduğuna ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir. Bu durum, orman arazilerinin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını bir kez daha teyit etmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2024/450 E.  ,  2024/5224 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı Hazine vekili, Şırnak ili Silopi ilçesi … köyünde yapılan kadastro çalışmasında 178 ada 5 parsel sayılı taşınmazın senetsizden davalılar adına tespit gördüğünü ancak taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davalılar yararına zilyetlik şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu bu nedenle mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmediği, orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi orman arazisinin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı ayrıca dava konusu taşınmaza ilişkin zilyetlik şartlarının da oluşmadığı belirtilerek davanın kabulü ile Şırnak ili Silopi ilçesi … köyü 178 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1973 yılında arazi kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmaz tespit harici bırakılmıştır. 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesine göre orman ve arazi kadastro çalışmaları birlikte yapılmıştır.
    Kadastro sırasında dava konusu Şırnak ili Silopi ilçesi … köyü 178 ada 5 parsel sayılı taşınmaz senetsizden, 10.578,88 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile davalılar adına tespit edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.