ÖZET: Başvuran, Ankara’nın Çubuk ilçesindeki taşınmazına ulaşan yolun bakımının yapılmadığını belirterek, mevcut kadastro yolunun onarılmasını veya zararının tazmin edilmesini talep etmiştir. Başvuru, 19 Ekim 2016 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na elektronik olarak iletilmiştir. Kurum, başvurunun incelenmesi için gerekli adımları atmış ve başvurunun geçerli olduğuna karar vermiştir.

Yapılan ön incelemede, başvuranın iddialarının Kurumun görev alanına girdiği, idari başvuru yollarının tüketildiği ve başvurunun süresinde yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak, ilgili idareler tarafından yapılan incelemelerde, şikâyete konu yolun kadastro planında yer almadığı ve özel mülkiyete ait gayri resmi yollar arasında bulunduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, yolun bakımının kamu eliyle yapılması mümkün görülmemiştir.

Kamu Denetçisi, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. İdarenin, başvuranın zararını tazmin etme yükümlülüğünün olmadığı, çünkü şikâyete konu yolun resmi bir kadastro yolu niteliği taşımadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde öneri sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2548-2548 36311982- 101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2016/4507 2016/ 4507

KARAR TARİHİ : 28/03/2017

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun, taşınmazına giden yolun bakımının yapılmadığını belirterek mevcut kadastro yolunun bakımının yapılması ya da zararının karşılanması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 19/10/2016 19.10.2016

I. USÛL

A. Başvuru Süreci

1) Başvuru, Kurumumuza elektronik başvuru yoluyla gönderilen ve 19/ 10/ 2016 tarihli ve sayı

ile kayıt altına alınan, şikâyet başvuru belgesi vasıtasıyla yapılmıştır . Şikâyet başvurusunun karara bağlanması için 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve İmza Yetkileri Yönergesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, şikâyetin incelenmesine ve araştırmasına geçilmiş olup, 2016/ 4507 başvuru sayılı “Ret Karar Önerisi”yle Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

B. Ön İnceleme Süreci

2) Yapılan ön inceleme neticesinde, başvuru konusunun Kurumumuzun görev alanına girdiği,

başvuranın meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin olduğu, idari başvuru yollarının tüketildiği, başvurunun süresinde yapıldığı ve diğer ön inceleme konularında da bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir .

II. OLAY VE OLGULAR

A. Başvuranın Konu Hakkındaki Açıklamaları ve İddiaları

3) Başvuran, Ankara İli Çubuk İlçesi Akkuzulu Mahallesi Karahöyük mevkiinde

1 / 8pafta Ada parselde meskeni ve adet ağaçlık içerisinde çeşitli meyvelerin bulunduğu

dönümlük meyve bahçesinin bulunduğunu, taşınmazına giden yolun çapta belirtildiği üzere kadastro yolu olmasına ve meskun mahal içerisinde bulunmasına rağmen bakımının yapılmadığını, yolun taşlarla dolduğunu, yağmur yağdığı zamanlarda aracının battığını, bu nedenle taşınmazına ulaşmakta zorlandığını belirtmektedir . Bahsi geçen yolun stabilize edilmesi ve yükseltilmesi talebiyle idareye birçok defa başvurduğunu, ancak hala yolun bakımının yapılmadığını ifade ederek mevcut kadastro yolunun bakımının yapılmasını ya da aracının çekici yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan zararının karşılanmasını talep etmektedir .

B. İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları

4) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çubuk Kadastro Şefliğinden, Çubuk

Belediye Başkanlığından ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur .

5) Ankara Valiliği Kadastro Müdürlüğü tarafından 06/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile

Ankara İli, Çubuk İlçesi, Akkuzulu Mahallesi ada no.lu parselin Pafta Örnekleri gönderilmiştir .

6) Çubuk Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 09/ 01/ 2017 tarih ve sayılı cevabi

yazı ve eklerinde özetle;

6.1) Kadastro yolu olan Akkuzulu Caddesinin açık ve asfalt kaplamasının mevcut olduğu, ancak

şikâyete konu ada parselin hisseli olması nedeniyle parsel içerisindeki hissedarlara ait taşınmazlara ulaşmak için parsel içerinde yol bulunduğu, parsel içi yollara müdahale yetki ve sorumluluk alanında bulunmadığından talep edilen yolun sorumluluğunun parsel sahiplerine ait olduğu,

7) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Yol ve Asfalt Şube

Müdürlüğünün 17/ 01/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

7.1) Kadastro yolu vasfında planda işli olan ana ulaşım grup yollarının bakımının düzenli olarak

yapıldığı, şikâyete konu yerin kamuya açık olmaması ve kadastro planında yol ağının bulunmaması nedeniyle herhangi bir çalışma yapılmadığı, şikâyetçinin zararının idarenin işlemlerinden kaynaklı bir durum olmadığı, dolayısıyla belediyenin sorumluluğunda bulunmadığı,

7.2) ada parselin kuzeyinde 11 m . Genişliğinde ana ulaşım grup yolu olduğu ve asfalt

kaplamasının bulunduğu, batısında 5 m . Genişliğinde stabilize durumda kadastro yolu bulunduğu ve açık olduğu, taşınmaza isabet eden başka bir yol ağının bulunmadığı, taşınmaz içinde bulunan gayri resmi yolların özel mülkiyeti kapsadığı ve arazinin çok hisseli olması nedeniyle yer dağılımının hukuki olarak mümkün olmadığı gibi araziden bir yol ağı kurmak veya yola bakım yapmak gibi bir hususun söz konusu olamayacağı, 7.3.) Kamuya açık olmayan özel mülkiyete ilişkin işlemlerin kamu eliyle yapılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla talep sahibinin talebinin kamu kaynaklarıyla karşılanmasının mümkün olamayacağı, yapacağı işlemlerin bütün külfetiyle kendi imkanlarıyla yapması gerektiği açıklamaları yapılmıştır .

C. Olaylar

8) Başvuru ve ekleri ile ilgili idare tarafından Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerin incelenmesi

neticesinde olaylar özetle şöyledir :

8.1) Başvuran, Ankara İli Çubuk İlçesi Akkuzulu Mahallesi Karahöyük mevkiinde

2 / 8pafta Ada parselde meskeni ve 480 adet ağaçlık içerisinde çeşitli meyvelerin bulunduğu

dönümlük meyve bahçesi bulunmaktadır .

8.2) Taşınmazına giden yolun kadastro yolu olmasına ve meskun mahal içerisinde bulunmasına

rağmen bakımının yapılmadığını, yolun taşlarla dolduğunu, yağmur yağdığı zamanlarda aracının battığını, bu nedenle taşınmazına ulaşmakta zorlandığını belirterek söz konusu yolun stabilize edilmesi ve yükseltilmesi talebiyle idareye çeşitli tarihlerde başvuruda bulunmuştur .

8.3) Şikâyetçinin 18/ 11/ 2015 tarihli başvurusuna Çubuk Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü

tarafından verilen 25/ 11/ 2015 tarih ve sayılı cevabi yazıda, yolun reglajının yapıldığı, söz konusu bölgenin bakım onarımının Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında olduğundan stabilize malzeme talebinin oraya iletilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir .

8.4) Bunun üzerine şikâyetçinin 03/ 12/ 2015 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına

başvuruda bulunduğu ve başvuruya ilişkin 15/ 12/ 2015 tarih ve sayılı yazı ile talebin çalışma programı dahilinde değerlendirileceği belirtilmiştir .

8.5) Ardından başvuranın 07/ 03/ 2016 tarihinde yaptığı mavi masa şikâyetine Ankara Büyükşehir

Belediye Başkanlığının 21/ 03/ 2016 tarih ve sayılı cevabi yazıda, “Mevcut kadastro yoluna mevsim şartları uygun olunca bakım çalışmaları yapılacaktır . İmar planı olmadığı için mevcut kadastro yolu dışında çalışma yapılamamaktadır .” bildirilmiştir . Son olarak, 27/ 05/ 2016 tarihinde

Yol ve Asfalt Şube Müdürlüğü cevap vermiştir .

8.6) Bunun üzerine şikâyetçi, mevcut kadastro yolunun bakımının yapılması ya da aracının çekici

yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan zararının karşılanması talebiyle 19/ 10/ 2016 tarihinde

Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .

D. Kamu Denetçisinin İnceleme ve Araştırma Bulguları

9) Başvurunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere 04/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile Çubuk

Kadastro Şefliğinden, 04/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile Çubuk Belediye Başkanlığından, 04/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idareler tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerine ‘İdarenin Başvuru

Konusuna İlişkin Açıklamaları’ ve ‘Olaylar ’ bölümünde yer verilmiştir .

9.1) Şikâyet konu talebin çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, 06/ 02/ 2017 tarihli ve

sayılı yazı ile şikâyet dosyasında yer alan bilgi ve belgeler gönderilerek Lisanslı Harita Kadastro

Mühendislik Bürosunda görev yapan biri harita teknisyeni, diğeri kadastro teknisyeni olmak üzere iki bilirkişiden konuya ilişkin görüş talep edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen ve 17/ 02/ 2017 tarihli ve evrak numarası ile kayıtlarımızda yer alan raporda;

9.2) Şikâyete konu yere gidilerek CORS aleti ile parselin kullandığı yolun ölçüldüğü, söz konusu

yolun ada ve parseller ile ada parsel içerisinde kaldığı, bu parsellerin de mera vasfı taşıdığı, ada parseldeki kadastro yollarının krokide gösterildiği ve şikâyete konu yolun bu kapsamda olmadığı belirtilmiştir .

III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat

10) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” hükmüne ,

3 / 811) Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde;

“…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler…

…Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…” , hükmüne,

12) 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” düzenlemesine,

13) 3402 sayılı Kadastro Kanununun ‘Amaç’ başlıklı 1 inci maddesinde , “ Bu Kanunun amacı,

ülke koordinat sistemine göre memleketin kadastral veya topoğrafik kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmak, mekânsal bilgi sisteminin alt yapısını oluşturmak ” hükmüne,

13.1) ‘Kamu malları’ başlıklı 16/B maddesinde, “Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır

yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır .”; aynı maddenin üçüncü fıkrasında , “ Yol, meydan, köprü gibi orta malları ise haritasında gösterilmekle yetinilir .” düzenlemesine,

13.2) ‘Kayıt ve belgelerin kapsamını tayin’ başlıklı 20/a maddesinde , “ Kayıt ve belgeler, harita,

plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunur .” hükmüne,

14) 3194 sayılı İmar Kanununun ‘Tanımlar ’ başlıklı 5 inci maddesinde , “ Kadastro Parseli;

kadastro yapıldığı zaman kadastro adaları içinde bulunan mülkiyeti tescilli parseldir .” düzenlemesine,

14.1) ‘Kamuya ait gayrimenkuller ’ başlıklı 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ,

“ Hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar ile meydanlar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar .” hükmüne,

15) 4342 sayılı Mera Kanununun ‘Tanımlar ’ başlıklı 3 üncü maddesinde, “ Mera : Hayvanların

otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri” tanımına,

4 / 815.1) ‘Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu’ başlıklı 4 üncü maddesinin birinci

fıkrasında, “ Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir . Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır .”, üçüncü fıkrasında , “ Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz .” hükmüne,

16) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun ‘Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve

sorumlulukları’ başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde , “ Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek .” hükmüne yer verilmiştir .

B. Başvuru Konusuna İlişkin Uygulamalar

17) Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18/ 01/ 2016 tarihli ve E. 2015/ 13737 K . 2016/ 483 sayılı

kararında; “…Dairemizin bozma kararında da belirtildiği üzere mahkemece kurulacak geçitle davacı taşınmazın kesintisiz olarak genel (kadastral) yola bağlantısının sağlanması gerekir . Hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve krokisine göre geçitin bağlandığı orman yolu olarak gösterilen yolun kadastral yol olup olmadığı anlaşılamamaktadır . Bu itibarla mahkemece çevredeki kadastral yolları gösteren daha geniş pafta suretleri getirtilip gerekirse yeniden keşif yapılarak davacı taşınmazından genel yola ulaşacak şekilde geçit kurulması, genel yol mevcut olmadığı takdirde orman arazisi yol olarak kullanılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulmasını gerektirmiştir…” denilmektedir .

C. Kamu Denetçisi Av. Hüseyin YÜRÜK’ün Kamu Başdenetçisine Önerisi

18) Kamu Denetçisi tarafından başvuranın kadastro yolunun bakımının yapılması ya da zararının

karşılanması talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediği değerlendirilerek şikâyetin reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

D. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

19) Başvuran, 3 numaralı paragrafta yer verilen başvurusunda, Ada parselde bulunan

taşınmazına giden yolun kadastro yolu olmasına rağmen bakımının yapılmadığını belirterek yolunun bakımının yapılması ya da aracının çekici yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan zararının karşılanması talebinde bulunmuştur .

20) Kadastronun amacı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 1 inci maddesinde ifade edildiği üzere,

ülke koordinat sistemine göre memleketin kadastral veya topoğrafik kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmek ve bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü tapu sicilini oluşturmak, böylece, kadastral harita ve planlara bağlanan tapu sicillerini Medeni Kanunun güvencesi altına almak, korumak ve sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere iletmek ve teslim etmektir . Kadastral harita, bir bölgedeki arsa

5 / 8ve binaların haritasıdır ve kadastro kayıtlarının bir parçasını oluşturur . Tapu dairesinde kayıtlı

mülklerin konumu ve sınırlarını gösterir . Kadastral yollar ise, imar planı olmayan bölgelerde kadastro haritalarında yer alan ve kimsenin mülkiyetinde olmayan alanlardır . Kadastro Kanununun 16/B maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere, söz konusu yollar haritasında gösterilmekle yetinilir . Bir yolun kadastral yol olması için, kadastro sırasında harita üzerinde gösterilmiş olması gerekir, bu nedenle ancak söz konusu durumda belediyenin görev ve sorumluluğu gündeme gelebilir .

21) Dolayısıyla uyuşmazlık şikâyete konu yolun kadastro yolu olup olmadığı noktasında

toplanmaktadır . “İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları” bölümünde açıklandığı üzere, ilgili idare tarafından yapılan incelemede, kadastro planında yol ağının bulunmadığı, taşınmaz içinde bulunan gayri resmi yolların özel mülkiyeti kapsadığından bakımının kamu eliyle yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir . Ayrıca ilgili idareler tarafından söz konusu yerin kadastro haritası ve uydu fotoğrafları da gönderilmiştir . Uyuşmazlığın çözümü için fiili durumla hukuki durumun örtüşmesi gerekmektedir . Yani şikâyete konu yolun (fiili durum), kadastro haritasında gösterilmiş olması (hukuki durum) gerekmektedir .

22) Söz konusu yolun kadastro yolu mu, yoksa özel mülkiyeti kapsayan gayri resmi bir yol mu

olduğu hususu, yani “kadastral yol sınırının tespiti” özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi görüşüne başvurulmuştur . Görevlendirilen bilirkişiler tarafından yerinde inceleme yapılarak, söz konusu yolun ada ve parseller ile ada parsel içerisinde kaldığı, bu parsellerin de mera vasfı taşıdığı, yani şikâyete konu yolun meradan geçen yol olduğu, kadastral yol niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir .

23) Somut olayda şikâyetçi, kadastro yolunun bakımının yapılmasını ya da aracının çekici

yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan zararının karşılanmasını talep etmektedir . 16 numaralı paragrafta yer verilen mevzuat hükmünde, Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı Büyükşehir Belediyesinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır . Ancak şikâyete konu yolun, kadastro planında yol ağının bulunmadığı, mera vasfı taşıyan parsellerden geçen bir yol olduğu, dolayısıyla yolun bakım ve onarımının kamu eliyle yapılamayacağı değerlendirilmiştir .

24) Şikâyetçi diğer taraftan, yolun bakımının yapılmaması nedeniyle yolun taşlarla dolduğunu,

yağmur yağdığı zamanlarda aracının battığını belirterek aracının çekici yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan zararının karşılanmasını talep etmektedir . Kamu idareleri yapmakla yükümlü oldukları hizmetleri gereği gibi ifa etmek zorundadır . İdarenin söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi, gereği gibi işlememesi sonucu bir zarara sebebiyet vermiş olması halinde, hizmet kusuru nedeniyle idareye meydana gelen zararı tazmin sorumluluğu verileceği idare hukukunun bilinen ilkelerindendir . Somut olay açısından baktığımızda, şikâyetçinin aracının çekici yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan maddi zararın, belediyenin yapmakla yükümlü olduğu hizmeti yapmamasından kaynaklanmadığı, söz konusu gayri resmi yolun bakım ve onarımının belediyenin görev ve sorumluluğunda bulunmadığı tespit edildiğinden zararın idareye atfedilemeyeceği değerlendirilmiştir .

25) Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte

6 / 8değerlendirildiğinde , şikâyete konu yolun, kadastro planında yol ağının bulunmadığı, mera vasfı

taşıyan parsellerden geçen bir yol olduğu, dolayısıyla yolun bakım ve onarımının kamu eliyle yapılamayacağı ve çekici yardımıyla çekilmesinden kaynaklanan zararının idareye yüklenemeyeceği anlaşıldığından, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı ve şikâyetin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .

E. İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme

26) 2709 sayılı T .C. Anayasasının ‘Kanun Önünde Eşitlik’ başlıklı 10 uncu maddesinde ifadesini

bulan kanun önünde eşitlik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesindeki etkili başvuru hakkının ve 17 nci maddesindeki hakları kötüye kullanma yasağının ihlal edildiğine dair herhangi bir bulgu ve bilgiye rastlanmadığı gibi başvuruya konu olayda, uluslararası sözleşmelerde yazılı ve güvence altına alınmış olan diğer haklara da aykırı bir durum tespit edilememiştir .

F . İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme

27) Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka

uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir .

28) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin, ‘İyi yönetim ilkeleri’ başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır . Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen ‘Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası’nda da yer verilmiştir .

29) Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idareden istenilen bilgi ve

belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca i darenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

IV. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması

30) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin

sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma

7 / 8süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır .

B. Yargı Yolu

31) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Temel hak ve hürriyetlerin korunması’ başlıklı

40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında “ Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve

mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır .” hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili idarenin işlemine karşı 60 günlük dava açma süresinden varsa arta kalan süre içinde Ankara İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır .

V. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi