ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Uzmanı olarak çalıştığı kurumda kademe ve derece ilerlemesi talep etmiş, aynı zamanda sendikal haklarından kaynaklı alacaklarının ödenmesini istemiştir. Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından incelenmiş ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Kurum, başvuranın yüksek lisans programını tamamlamadığı ve dolayısıyla kademe ilerlemesi için gerekli şartları sağlamadığı gerekçesiyle talebini reddetmiştir.

İdarenin açıklamalarında, başvuranın mezuniyet belgesinin incelendiği ve ilgili mevzuat gereği kademe ilerlemesinin yalnızca belirli koşullar altında mümkün olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın sendika üyeliği ve toplu sözleşme ikramiyesine ilişkin talepleri de değerlendirilmiş, ancak ihraç sonrası dönemde bu hakların ödenemeyeceği ifade edilmiştir. İdare, başvuranın kademe ve derece yükselmesi taleplerinin hukuka uygun olduğunu savunmuş, ancak toplu sözleşme ikramiyesinin ödenmesi yönünde bir tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın kademe ve derece ilerlemesi talebi reddedilmiş, ancak görevden uzaklaştırıldığı dönemlerde mahrum kaldığı toplu sözleşme ikramiyesinin ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. İlgili idarenin bu karara uyması ve işlemleri 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2304-S.24.3665

BAŞVURU NO : 2023/14748

KARAR TARİHİ : 27.02.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Mali ve idari işlemlere ilişkin talepler hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Sosyal Güvenlik Uzmanı olarak Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü/ İcra Daire Başkanlığında çalışmakta olduğunu, Kademe/Derecesinin mevzuat kapsamında değerlendirilmediğini, sendikal haklardan kaynaklı alacağının olduğunu ve Todai Yüksek Lisansı kapsamında tarafına derece verilmesi gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29/11/2023 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 36-A/12-c maddesinde “Memuriyetleri sırasında Türkiye ve Ortadoğu Amme

İdaresi Enstitüsünü bitirenlere her başarılı öğrenim yılı için öğrenim süreleri kadar (2 yılı geçmemek şartıyla) her yıl için bir kademe ilerlemesi uygulanır.” hükmüne yer verildiği,

2.1. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Lisansüstü Öğretim Yönetmeliğine göre her öğrenim yılının iki dönemden, tezsiz yüksek lisans programını tamamlama süresinin ise en az iki, en çok üç dönemden oluştuğu,

2.2. Başvuru sahibinin özlük dosyasının tetkikinde, ilgilinin E-Devlet üzerinden almış olduğu 20.07.2023 tarihli mezun belgesi ile mülga TODAİE Kamu Yönetimi Programı’nda (Tezsiz) yüksek lisans yaptığını belgelendirdiği, YÖK kayıtlarında TODAİE’de yaptığı Tezsiz Yüksek Lisans programının öğrenim süresinin 1 yıl olduğu bu kapsamda adı geçenin ilgili mevzuat doğrultusunda 21.07.2023 tarihinden geçerli

olmak üzere bir kademe ilerlemesinden yararlandırıldığı, söz konusu programı iki öğrenim yılında (dört dönem) bitirmemiş olması nedeniyle ayrıca kademe ilerlemesinden yararlanmasının mümkün olmadığı,

2.3. Başvuranın göreve iadesi sonrası, görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından göreve başladığı tarihe kadar geçen süreye tekabül eden malî ve sosyal haklarının ödenmesi, emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının gönderilmesi nedeniyle terfi hareketlerinin yeniden düzeltildiği,

2.4. Bilindiği üzere, 2021/14 sayılı “Tasarruf Tedbirleri” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin

30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Cumhurbaşkanlığı

Genelgesinin Personel Giderleri başlıklı bölümünde “14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamalar sadece yönetici kadroları (şef dahil)

ile sınırlı tutulacak, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacaktır.” hükmüne yer verildiği, bu nedenle söz konusu genelge tarihinden itibaren yönetici kadroları dışındaki personelin atama işlemlerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinin uygulandığı,

2.5. Başvuru sahibinin 2 inci derecenin 1 inci kademesinde bulunduğu ve 1 inci derece kadroya atanabilmesi için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinin uygulanması gerektiği, bahsi geçen Cumhurbaşkanlığı Genelgesi gereği talebi hakkında bir işlem yapılamadığı,

2.6. Yapılan incelemede, ilgili personelin 29.05.2017 tarihinde sendika üyesi olduğu, 01.07.2022 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle 06.07.2022 tarihinde sendika üyeliğinin sonlandırıldığı,

2.7. Devlet Personel Başkanlığının “Kamu görevine iade edilen personelin sendikal hakları” konulu

12.01.2018 tarihli ve sayılı görüş yazısında;”…KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin kamu

görevinden çıkarılmış olmaları nedeniyle KHK’ların yürürlüğe girmesi ile sendika üyelikleri, sendika üyeliğine bağlı olarak elde edilen hakları ve sendika organlarındaki görevlerinin sona ermesi gerektiği,KHK ile kamu görevine iade edilen kamu görevlilerinin kamu görevinden çıkarılması ve iadesine kadar geçen sürede kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadro veya pozisyonları nedeniyle elde etmeleri gereken mali ve sosyal haklarını alabilecekleri ancak 375 sayılı KHK’ya göre sendika üyeliğine bağlı olarak ödenen toplu sözleşme ikramiyesini alamayacakları, Sendika üyeliği ve sendika organlarındaki görevlerinin akıbetine ilişkin sendika tüzüğünde belirtilen hükümler çerçevesinde işlem yapılması gerektiğinden kamu görevlisinin konu hakkında ilgili sendikaya başvurmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.” denildiğinden, başvurana geriye dönük olarak ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı belirtilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Derece Yükselmesinin Usul ve

Şartları” başlıklı 68’nci maddesinde, “B) Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve

Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin; a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl, b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl, c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl, hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dâhil yedek astsubaylık ve yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin; Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır.

Bu bent hükümlerine göre atananlar atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanırlar. Bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her “3” yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükselmesinde gözönüne alınır. Ancak atandıkları kadro aylıkları, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmaz.”

6. 657 sayılı Devlet Memurları “Kanununun Tesis Edilen Sınıflar” başlıklı 36-A/12-c maddesinde; “Memuriyetleri sırasında Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünü bitirenlere her başarılı öğrenim yılı için öğrenim süreleri kadar (2 yılı geçmemek şartıyla) her yıl için bir kademe ilerlemesi uygulanır.”

7. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesinde; “25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı

Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte 750 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda toplu sözleşme desteği yapılır. Kamu görevlileri sendikasının kurulu olduğu hizmet kolunda sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde ikisini sendika üyesi kaydeden kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte toplu sözleşmeyle belirlenen tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenir. Toplu sözleşme ikramiyesi ödenen kamu görevlilerine ayrıca toplu sözleşme desteği yapılmaz. (…)”

hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SAADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran, Sosyal Güvenlik Uzmanı olarak Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü/ İcra Daire Başkanlığında çalışmakta olduğunu, Kademe/Derecesinin mevzuat kapsamında değerlendirilmediğini, sendikal haklardan kaynaklı alacağının olduğunu ve Todai Yüksek Lisansı kapsamında tarafına derece verilmesi gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10. Başvuranın emsallerine uygulanan kademe ve derece yükseltmesine ilişkin talebi incelendiğinde; başvuranın kamu görevinde 8. yılını doldurduğunda emsalleri gibi 3. Dereceye atanması gerektiğini iddia ettiği görülmektedir.

11. Bilindiği üzere, kamu hizmetlerinin her birinin nasıl yerine getirileceğinin ve alınacak kararların içeriğinin yasalarla önceden ayrıntılı bir şekilde saptanması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki, görevlerinin niteliği açısından kamu idarelerine belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”

Güncelleştirilmiş 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)

12. Hiç kuşkusuz takdir yetkisinin bulunması idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. İdare bu takdir yetkisini kullanırken mevzuatın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, bu yetkiyi yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında başka bir amaç için kullanmamalı ve kamu hizmeti gereğine uygun olarak kullanmalıdır.

13. Takdir yetkisinde, öncelikle dikkate alınması gereken konu, idareye takdir yetkisi veren bir kanunun olup olmadığı ve daha sonra da takdir yetkisinin kanunî sınırlar içerisinde kullanılıp kullanılmadığıdır.

Kamu hizmetinin en iyi şekilde yürütülmesinden sorumlu olan idare, bunun koşullarını belirlemede takdir yetkisine sahip olup, kamu personeli ihtiyacının karşılanmasında, bu yetkinin, hizmet gerekleri ve kamu yararı ölçütü dikkate alınarak kullanılması gerekliliği mevzuatta düzenlenmiştir.

14. 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Personel Giderleri” başlığının son fıkrasında ise; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamaların sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacağı, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacağı öngörülmektedir.

15. Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 657 sayılı Kanun hükmünün uygulanmasına ilişkin idarelere tanınan takdir yetkisinin kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımı amacıyla genel ve soyut nitelikli olarak sınırlandırılması yoluna gidildiği görülmektedir.

16. Ayrıca, 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendinin madde metninde yer alan “atama yapılabilir” ibaresi ile ilgili idarelere bu madde kapsamında yapılacak atamalar hususunda takdir yetkisi tanınmakta, bir başka deyişle, başvuranın atanmasının yapılması konusunda ilgili idarenin bağlı yetkisi bulunmamakta, dolayısıyla, başvuranın atanma hakkını 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendi

uyarınca bütün sonuçlarıyla fiilen elde etmiş olduğunu kabul etmeye imkan bulunmamaktadır. Zira, Anayasa Mahkemesinin 25.07.2019 tarihli ve E. 2017/18, K. 2019/66 sayılı kararında, kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerektiği vurgulanmaktadır. Her ne kadar kurumsal uygulama nedeniyle başvuranın bahsi geçen kanun hükmü kapsamında atanmaya ilişkin beklentisi bulunsa da, anılan

Genelge yürürlüğe girmemiş olsaydı dahi başvuranın 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (B) bendi uyarınca atamasının yapılması gerektiğine dair bir hükmün bulunmadığı açıktır.

17. Her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna derece ve kademe işlemlerine ilişkin atama yetkisi verilmişse de söz konusu unvan ve atamaların 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde yer verilen “yönetici” kapsamı dahilinde değerlendirilemeyeceği tespit edilmiş olmasına karşın, Sosyal Güvenlik Uzmanı unvanlı kadroda görev yapmakta olan başvuranın, 3. dereceli kadroya atanmaya ilişkin kazanılmış hak teşkil eden bir halin oluşmadığı, ilgili idarenin tarafına kanun ile tanınan takdir yetkisinin 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile sınırlandırıldığı, bu yönüyle ilgili idarenin bağlı yetki içerisinde bulunduğu ve Sosyal Güvenlik uzmanı unvanının da söz konusu Genelge ile belirlenen yönetici kadroları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından başvuranın 657 sayılı Kanunun

68 inci maddesinin B bendi gereğince 1. dereceli kadroya atamasının yapılması talebinin reddedilmesinde

hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.

18. Şikayet konusuna ilişkin bilgi ve belgeler ve eklerinin incelenmesi sonucunda; başvuranın ilgilinin

E-Devlet üzerinden almış olduğu 20.07.2023 tarihli mezun belgesi ile mülga TODAİE Kamu Yönetimi

Programı’nda (Tezsiz) yüksek lisans yaptığını belgelendirdiği, YÖK kayıtlarında TODAİE’de yaptığı

Tezsiz Yüksek Lisans programının öğrenim süresinin 1 yıl olduğu bu kapsamda adı geçenin ilgili mevzuat doğrultusunda 21.07.2023 tarihinden geçerli olmak üzere bir kademe ilerlemesinden yararlandırıldığı görülmektedir. İdarece yapılan işlemin Devlet Memurları Kanununun 36. Maddesi kapsamında gerçekleştirildiği görülmektedir.

19. Başvuranın kademe ve derece ilerlemesine ilişkin taleplerinin idarece reddedilmesinde hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir

20. Bununla birlikte başvuranın toplu sözleşme ikramiyesine ilişkin başvurusu değerlendirildiğinde;

20.1. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların idarece tazmini olduğu, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alındığı, (Bknz; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2013/4416 E, 2015/1959 K numaralı; “davacının fiilen çalışamaması durumunun hukuka aykırı bulunan işlemden kaynaklandığı, bu sebeple uğradığı zararların tazmini gerektiğine” ilişkin kararı)

20.2. Bu kapsamda ihraç sonrası 697 sayılı KHK ile görevine iade edilen başvuranın, kendi iradesi mesleğini yerine getiremediği dikkate alındığında İdarenin işlemi nedeniyle oluşan külfetin başvurana yükletilemeyeceği açık olup, fiilen mesleğini yürütme imkânı olmayan başvurana mahrum kaldığı toplu sözleşme ikramiyesi ödemesinin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine de uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)

dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,

Başvuranın kademe ve derece ilerlemesi işlemlerine ilişkin talebinin REDDİNE,

Başvuranın görevden uzaklaştırıldığı ve ihraç edildiği dönemlere ilişkin mahrum kaldığı toplu sözleşme ikramiyesi ödemelerinin gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması yönünde yeni bir işlem tesisi için

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi