|
ÖZET: Başvuran, İstanbul Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tıbbi biyokimya asistanı olarak çalışmakta olup, daha önce acil tıp uzmanlığı yapmıştır. Başvurusunda, uzman hekim unvanına sahip olmasına rağmen asistan hekim maaşı aldığını ve bu durumun kazanılmış hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı’na bağlı asistan hekimlerin kadrolarının uzman hekim olarak kalması gerektiğini savunarak, kadro unvanının uzman hekim olarak değiştirilmesini talep etmiştir.
Sağlık Bakanlığı, başvuranın Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı kazanarak asistan kadrosuna atandığını ve bu pozisyonda görev yapmasının kendi iradesiyle gerçekleştiğini açıklamıştır. Bakanlık, uzmanlık öğrencisi statüsünün, başvuranın önceki pozisyonundan farklı olduğunu ve bu nedenle kadro, unvan ve maaş gibi hakların da farklılık göstereceğini vurgulamıştır. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirildiğinde, talebinin reddedilmesi yönünde bir karar alınmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğunu belirtmiş, ancak idarenin kararına karşı başvuru yollarının gösterilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun davranması önerilmiştir. Başvurunun reddi, ilgili idarenin işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu bilgisiyle birlikte kamuoyuna duyurulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1640-S.25.2501
BAŞVURU NO : 2024/14708
KARAR TARİHİ : 14.02.2025
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Kadro ünvanının değiştirilmesi talebidir.
BAŞVURU TARİHİ : 28.11.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, İstanbul Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde 08/08/2024 tarihinden bu yana tıbbi biyokimya asistanı olarak çalıştığını belirtmektedir.
Başvuran, bu tarih öncesinde 2008-2012 yılları arasında Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve
Araştırma Hastanesinde acil tıp uzmanlığı yaptığını, bu uzmanlığıyla mecburi hizmetini tamamladığını açıklamaktadır. Başvuran, kendisine uzman hekim yerine, asistan hekim maaşı ödendiğini, kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, görev ünvanının asistan hekim, kadro ünvanının ise uzman hekim olması gerektiğini ileri sürmektedir. Başvuran, Sağlık Bakanlığı Adına (SBA) üniversitelerde uzmanlık eğitimi gören asistan hekimlerin kadrolarının Sağlık Bakanlığında kaldığını, uzman hekimken yeniden TUS’a giren ve SBA kadrosunda asistan hekimliğe başlayan hekimlerin kadrolarının Sağlık Bakanlığı hastanelerinde uzman hekim olarak kaldığını ileri sürmektedir. Başvuran, Kurumumuzdan kadro unvanının uzman hekim olarak değiştirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sağlık Bakanlığının 14.01.2025 tarihli ve – – sayılı yazısında; 2.1. Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanan adayların yerleştirme işlemleri ÖSYM tarafından, atamaları veya görevlendirilmelerinin ise Sağlık Bakanlığı tarafından yapıldığı, Sağlık Bakanlığı kadrolarına yerleşen
adaylar için belirli kontenjan ayrıldığı, bu kontenjanları tercih eden adayların aranılan diğer şartları taşımaları kaydıyla Bakanlığa ait asistan kadrolarına atandığı, 2.2. Uzman Tabip olan bir kişinin girdiği Tıpta Uzmanlık Sınavı ile mevcut hukuki statüsünden farklı bir statüye/pozisyona kendi rızası ile yeni statüsünün şartlarını bilerek geçtiği, ÖSYM tarafından hazırlanan başvuru kılavuzunun 1.7 maddesinde bu durumun ifade edildiği, 2.3. Tıpta Uzmanlık Sınavını kazandıktan sonra kişinin eski hukuki konumundan ayrılarak yeni hukuki konumu olan uzmanlık öğrencisi statüsünün kadro karşılığı olan asistan kadrosuna atandığı ve fiilen bu kadroda görev yaptığı, dolayısıyla da kendi iradesi ve rızası ile girdiği yeni pozisyonuna göre o pozisyonun sağladığı mali ve özlük haklarından faydalandığı, 2.4. ÖSYM tarafından hazırlanan başvuru kılavuzunun 1.10 maddesine göre adayların eski kadrolarından yeni kadroya atanmaları için ayrı bir idari işlem hüviyetini haiz atama işlemi yapıldığı, 2.5. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin uzmanlık öğrencisi başlığı altında düzenlenen 11 inci maddesi çerçevesinde başvuranın talebinin reddedildiği, anılan maddenin birinci fıkrasında uzmanlık öğrencisinin tanımlandığı, ikinci fıkrasında ise programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şeklinin kurumların kendi mevzuat hükümlerinde düzenleneceğine yer verildiği, bu hükümler doğrultusunda başvuranın asistan kadrosuna atandığı, atandığı kadrosuna göre işlem yapıldığı, açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin “Uzmanlık öğrencisi” başlıklı 11 inci maddesinin ilk iki fıkrasında “(1) Uzmanlık öğrencisi; kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişilerdir. (2) Programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şekli, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir.” 6. 2024 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) 1. Dönem Başvuru Kılavuzu’nun “1. Genel bilgiler, temel ilke ve kurallar” başlığının yedinci paragrafında “1.7. Adaylar, yerleştirme sonuçları açıklandıktan sonra, yerleştikleri kuruma atanmak için gereken koşulları taşımaları kaydıyla bu kurumlardaki uzmanlık öğrencileri için belirlenen kadrolara atanırlar.”, onuncu paragrafında; “1.10
Hâlen Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversiteler ve diğer kamu kuruluşlarında görev yapmakta olan adayların, bu sınav sonuçlarına göre bir eğitim programına yerleştirilmeleri ve uzmanlık öğrencisi kadrosuna atanmaları söz konusu olduğu takdirde, çalışmakta oldukları kurumlardan muvafakat alıp
alamayacaklarını belirlemeleri ve sınava katılma kararını buna göre vermeleri gerekir. Sınav sonuçlarına göre bir eğitim programına yerleştirilmiş olmak, adaylara, uzmanlık öğrencisi kadrolarına atanma konusunda mevzuata uymayan bir hak vermez.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 2024 yılı Tıpta Uzmanlık Eğitimi 1. Dönem Giriş Sınavı’nı (TUS) kazanarak İstanbul
Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 08.08.2024 tarihinden bu yana tıbbi biyokimya asistanı olarak çalışmaktadır. Başvuran, bu tarih öncesinde 2008-2012 yılları arasında acil tıp uzmanlığı yaptığını, bu uzmanlığıyla mecburi hizmetini tamamladığını açıklamaktadır. Başvuran, kendisine uzman hekim yerine, asistan hekim maaşı ödendiğini, kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, görev ünvanının asistan hekim, kadro ünvanının ise uzman hekim olması gerektiğini ileri sürmektedir. Başvuran, üniversitelerde uzmanlık eğitimi gören SBA kapsamındaki asistan hekimlerin kadrolarının Sağlık Bakanlığında kaldığını ileri sürmektedir. Başvuran, Kurumumuzdan kadro ünvanının uzman hekim olarak değiştirilmesini talep etmektedir.
9. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’ne göre kurumlarındaki kadro ünvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişiler uzmanlık öğrencisidir. TUS’a girerek seçmiş olduğu bölümü kazanan öğrenciler bölümün belirlediği eğitim yılı süresince eğitimlerine devam ederler ve bu eğitimlerini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra Uzman Doktor ünvanını alırlar. Diğer anlatımla, uzman doktor ünvanını almak TUS’ta ve uzmanlık eğitiminde başarılı olma şartlarına bağlanmıştır.
10. Benzer şekilde, 2024 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) 1. Dönem Başvuru Kılavuzu’nda (Kılavuz) Adayların aldıkları sonuçlara göre ve yerleştikleri kuruma atanmak için gereken koşulları taşımaları kaydıyla bu kurumlardaki uzmanlık öğrencileri için belirlenen kadrolara atanacağı düzenlenmektedir. Başka bir anlatımla, TUS’a giren adayların başarılı olmaları ve gerekli şartları taşımaları halinde atanacakları kadro uzmanlık öğrencileri için belirlenen bir statüdür.
11. Kılavuz’da Hâlen Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler ve üniversitelerde görev yapmakta olan adayların, bu sınav sonuçlarına göre bir eğitim programına yerleştirilmeleri ve uzmanlık öğrencisi kadrosuna atanmaları söz konusu olduğu takdirde, çalışmakta oldukları kurumlardan muvafakat alıp alamayacaklarını belirlemeleri ve sınava katılma kararını buna göre vermeleri gerektiği de belirtilmektedir.
12. Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E:2016/181.,K:2018/11 sayılı Kararı’nın 16 ncı ve 17 nci paragraflarında; “16- Kamu personeli, belirli bir statüde ve nesnel kurallara göre hizmet etmekte; o statünün sağladığı ücret, atanma, yükselme gibi haklara sahip olmaktadır. Kamu hizmetine giriş, hizmet içinde yükselme ve bulunulan statünün sağladığı haklar statü hukukunun gereği olarak kanunlarla
belirlenmektedir…. Esasen Anayasa’nın 55. Maddesine göre emeğin karşılığı olan ücretin kıdem, liyakat, kariyer gibi unsurların yanı sıra görev, yetki ve sorumluluklara, başka bir deyişle statülere bağlı olarak farklılık göstermesi mümkündür. ” açıklamalarına yer verilmektedir.
13. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 17/03/2011 tarihli ve E:2009/47, K:2011/51 sayılı Kararında da; “Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur.
Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.” açıklamasına yer verilmektedir.
14. Anayasa Mahkemesinin bu iki kararında, kamu personelinin bir statü çerçevesinde çalıştığı, o statünün sağladığı ücret, yükselme gibi düzenlemelere tabi olduğu, aynı hukuksal duruma sahip kamu personelinin aynı haklara sahip olacağı, ücretin kıdem, liyakat, kariyer gibi unsurların yanı sıra görev, yetki ve sorumluluklara, başka bir deyişle statülere bağlı olarak farklılık gösterebileceği açıklanmaktadır.
15. Başvuru konusu olayda başvuran 2008-2012 yılları arasında acil tıp uzmanlığı yapmakta iken 2024 yılı
Tıpta Uzmanlık Eğitimi 1. Dönem Giriş Sınavı neticesinde tıbbi biyokimya asistanı statüsünden uzmanlık öğrencisi statüsüne girdiği görülmektedir. Dolayısıyla, başvuranın statüsü itibarıyla kadro, ünvan, ücret vb. konularındaki düzenlemeler birbirinden farklıdır.
16. SBA kadrosunda üniversitelerde uzmanlık eğitimi gören asistan hekimlerin kadrolarının Sağlık
Bakanlığında kaldığını, uzman hekimken yeniden TUS’a giren ve SBA kadrosunda asistan hekimliğe başlayan hekimlerin kadrolarının Sağlık Bakanlığı hastanelerinde uzman hekim olarak kaldığını ileri sürmekte ise de, bu durumda her iki kadronun sahip olduğu hakların birbirinden farklı olduğu belirlenmiştir.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın başvurana ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi