ÖZET: Başvuran, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Erzincan L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sürgün edilmesi nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi, manevi tazminat talebi ve sorumluların soruşturulmasını istemiştir. Başvuru, 7 Ağustos 2023 tarihinde yapılmış olup, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, naklin zorunlu nedenlerle gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Depremler sonrası Malatya E Tipi Ceza İnfaz Kurumunun “orta hasarlı” olarak değerlendirilmesi ve güvenlik gerekçeleriyle boşaltılması, nakil işleminin hukuka uygunluğunu sağlamaktadır.

İdare, başvuranın disiplin cezası almadığını ve nakil taleplerinin elektronik sistem üzerinden değerlendirildiğini ifade etmiştir. Başvuranın, Malatya iline yakın bir ceza infaz kurumuna isteğe bağlı nakil talebinde bulunabileceği de belirtilmiştir. Ancak, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi ve manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını ve başvurunun reddedilmesi gerektiğini karara bağlamıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/16728-S.23.26286

BAŞVURU NO : 2023/12637

KARAR TARİHİ : 29.12.2023

RET KARARI

CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında bazı hükümlü ve tutukluların isyana ve firara kalkışmalarından sorumlu tutularak sürgün amaçlı nakle tabi tutulduğundan bahisle mağduriyetinin giderilmesi, manevi tazminat ödenmesi ve sorumluların adli ve idari olarak soruşturulması talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 07.08.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Erzincan L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan Hükümlü başvurusunda özetle; Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılıyorken Kahramanmaraş merkezli afet sonrasında bazı hükümlü ve tutukluların isyana ve firara kalkışmalarından sorumlu tutularak talebi dışında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü emriyle Erzincan L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sürgün olarak sevk edildiğini, yapılan tahkikat sonucunda suçsuz olduğunun anlaşıldığını, gasp edilen haklarının iadesi ve Malatya İline tekrar naklini talep etmesine rağmen nakil masraflarını kendisi karşılamak suretiyle sevk edilebileceği şeklinde cevap verildiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesini, manevi tazminat ödenmesini ve sorumluların adli ve idari olarak soruşturulmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 16.03.2023 tarihli ve – – sayılı bilgi ve belge talep yazısına cevaben Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 25.08.2023 tarihli ve E– – – sayılı yazısında özetle; 2.1. 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci Bölüm” 17’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve

konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir.” hükmü uyarınca zorunlu nedenlerle nakil yetkisinin Bakanlıklarına tanındığı, 2.2. Bu kapsamda, Genel Müdürlüğün bilâ tarihli ve -silinmesin sayılı yazısıyla

06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesinde yaşanan 7,7 şiddetinde ve Elbistan ilçesinde

yaşanan 7,6 şiddetindeki depremler nedeni ile Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlü/tutukluların farklı ceza infaz kurumlarına naklinin uygun görüldüğü, bu doğrultuda adı geçenin de naklinin hâlen barındırıldığı Erzincan L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna uygun görüldüğü, söz konusu naklin 08.02.2023 tarihinde gerçekleştirildiği, 2.3. Öte yandan, söz konusu depremler sonrasında Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun Genel

Müdürlüğü teknik personelinin kurumda yaptığı incelemeleri neticesinde “Ağır Hasarlı” olarak değerlendirildiği, ancak kuruma Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından “Orta Hasarlı” olarak rapor verildiği, söz konusu rapor doğrultusunda kurumun mevcut haliyle kullanılmasının can güvenliği açısından uygun olmadığı değerlendirilerek 10.02.2023 tarihinde boşaltıldığı, ayrıca 09.08.2023 tarihli Bakan Olur’u ile statüsü değiştirilerek Malatya Açık Ceza İnfaz Kurumu adı altında faaliyetine devam etmesine karar verildiği, 2.4. Bunun yanında, yaşanan depremler sonrasında anılan Kurumda barındırılan hükümlü/tutuklular hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde yapılan araştırma ve incelemelere göre, adı geçen hakkında Kurum Disiplin Kurulunun 03.03.2023 tarihli ve sayılı kararıyla “Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar” verildiği, ayrıca adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının tespit edildiği, 2.5. Ayrıca, 10.07.2015 tarihinden itibaren adlî suçlardan hükümlü ve tutukluların istek üzerine nakil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmekte olduğu ve taleplerin “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS)

Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirildiği, 2.6. Bu kapsamda, kurumların sınıflandırılmaları, kapasiteleri ile mevcutlarının HÜNSİS ekranında tanımlandığı, talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması halinde ret onayının, boş yer olması ve konumuna uygun olması durumunda da nakil uygun onayının sistem tarafından otomatik olarak verildiği, 2.7. Bunun yanı sıra, her ayın 1’i ilâ 20’si arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm

Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin 2023 yılı içerisinde Genel Müdürlüğe ulaşan herhangi bir nakil talep dilekçesinin bulunmadığı, 2.8. Ancak ileriki aylarda belirtilen nakil dönemlerinde nakil talep dilekçesinin bulunduğu ceza infaz kurumu idaresi aracılığıyla Genel Müdürlüğe gönderilmesi halinde talebinin mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 09.12.1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün; 4.1. “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19’uncu maddesinde: “Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.” 4.2. “İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı” başlıklı 20’nci maddesinde: “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.” 5. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanunu’nun; 6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.” 6.2. “Nakiller” başlıklı 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.” 6.3. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54’üncü maddesinde: “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. (Ek cümle : 24/1/2013-6411/7 md.) Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.” 6.4. “Disiplin nedeniyle nakil” başlıklı 55’inci maddesinde; “(1) Hükümlü, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılır ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebilir. Disiplin cezaları yeni kurumlarda çektirilir.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık sebepleriyle nakil hariç, altı ay kalmak zorundadırlar.” 6.5. “Zorunlu nedenlerle nakil” başlıklı 56’ncı maddesinde; “(1) Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.” 7. Adalet Bakanlığının 05.06.2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza

İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgesi’nin; 7.1. “Disiplin nedeniyle nakil” başlıklı 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında “ Hükümlü veya tutuklunun, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılacak ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebilecek ve disiplin cezaları yeni kurumlarda çektirilebilecektir.” 7.2. “Zorunlu Nedenlerle Nakil” başlıklı 17’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hale gelmesi, asayiş, güvenlik, doğala afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle; Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılıyorken Kahramanmaraş merkezli afet sonrasında bazı hükümlü ve tutukluların isyana ve firara kalkışmalarından sorumlu tutularak talebi dışında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü emriyle Erzincan L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sürgün olarak sevk edildiğini, yapılan tahkikat sonucunda suçsuz olduğunun anlaşıldığını, gasp edilen haklarının iadesi ve Malatya İline tekrar naklini talep etmesine rağmen nakil masraflarını kendisi karşılamak suretiyle sevk edilebileceği şeklinde cevap verildiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesini, manevi tazminat ödenmesini ve sorumluların adli ve idari olarak soruşturulmasını talep etmiştir.

10. Başvuruya konu iddialarla ilgili olarak Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından ise özetle;

10.1. 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelge ile zorunlu nedenlerle nakil yetkisinin Bakanlıklarına tanındığı, bu kapsamda 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesinde yaşanan 7,7 şiddetinde ve Elbistan ilçesinde yaşanan 7,6 şiddetindeki depremler nedeni ile Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda barındırılan hükümlü/tutukluların farklı ceza infaz kurumlarına naklinin uygun görüldüğü, bu doğrultuda adı geçenin de naklinin hâlen barındırıldığı Erzincan L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna uygun görüldüğü, söz konusu naklin 08.02.2023 tarihinde gerçekleştirildiği, Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu binasının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce “Orta Hasarlı” olduğunun bildirilmesi nedeniyle mevcut haliyle kullanılmasının can güvenliği açısından uygun olmadığı değerlendirilerek 10.02.2023 tarihinde boşaltıldığı, ayrıca 09.08.2023 tarihli Bakan Olur’u ile kurumun statüsü değiştirilerek Malatya

Açık Ceza İnfaz Kurumu adı altında faaliyetine devam etmesine karar verildiği, 10.2. Bunun yanında, yaşanan depremler sonrasında anılan Kurumda barındırılan hükümlü/tutuklular hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, adı geçen hakkında Kurum Disiplin Kurulunun kararıyla “Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar” verildiği, ayrıca adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının tespit edildiği, 10.3. 10.07.2015 tarihinden itibaren adlî suçlardan hükümlü ve tutukluların istek üzerine nakil işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmekte olduğu ve taleplerin “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS)

Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirildiği, başvuranın nakil talep dilekçesinin Genel Müdürlüklerine gönderilmesi halinde talebinin mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği, Bildirilmiştir.

11. İdarenin kamu hizmetini yürütürken verdiği zararlardan sorumlu olacağı Anayasa’nın 125’inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hüküm ile güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla, ilgililerin idarenin eylem ve işlemlerinden zarar görmeleri halinde, idarenin tazminat yükümlülüğü doğacaktır.

12. Yargısal içtihatlara göre idarenin hukuki sorumluluğundan bahsedebilmek için zararın mevcut olması ve zararı doğuran işlem ya da eylemin idareye yüklenebilmesi, zararla işlem ya da eylem arasında illiyet bağının mevcut olması ve zarara yol açan idari işlem ya da eylemin hizmet kusuru oluşturması gerekmektedir. Bu zarar maddi bir zarar olabileceği gibi manevi zarar da olabilir.

13. Danıştay kararlarına göre “manevi zarar”, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Yine Danıştay kararlarında “manevi tazminat”, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı olmadığı; manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracı olduğu; manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışının manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kıldığı; olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabın kısmen de olsa hafifletilmesini amaçlandığı; zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerektiği belirtilmiştir. (örn;

Danıştay 10. Daire, E.2012/9046, K.2013/5913, T.09.07.2013, https://www.corpus.com.tr/ E.T.:

28.11.2023)

14. Diğer taraftan, 5275 sayılı Kanun ve Adalet Bakanlığının 167 sayılı Genelgesi’nde “Disiplin nedeniyle nakil” başlığı altında, hükümlünün, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılacağı, kurum en üst amirinin istemi üzerine

Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebileceği ve disiplin cezasının yeni kurumunda çektirilebileceği hüküm altına alınmış olup; yine aynı mevzuatta “Zorunlu nedenlerle nakil” başlığı altında, ceza infaz kurumlarının elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecekleri düzenlenmiştir.

15. Somut olayda, başvuran tarafından 06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında -bazı hükümlü ve tutukluların isyana ve firara kalkışmalarından sorumlu tutularak- barındırıldığı ceza infaz kurumuna sürüldüğü iddia edilse de, başvuranın Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki diğer hükümlü ve tutuklularla beraber bahse konu doğal afet nedeniyle zorunlu nedenlerle nakle tabi tutulduğu, naklin bazı hükümlü ve tutukluların isyana ve firara kalkışması nedeniyle başlatılan disiplin soruşturmasıyla ilgisinin bulunmadığı ve Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun açık ceza infaz kurumuna dönüştürülmüş olması nedeniyle de başvuranın tekrar adı geçen ceza infaz kurumuna naklinin de mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

16. Diğer taraftan, Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu deprem sonrası açık ceza infaz kurumuna dönüştürüldüğünden başvuranın bu Kuruma nakledilmesinin hukuken mümkün olmadığı görülmekle birlikte, İdarenin cevabi yazısında, ileriki aylarda belirtilen nakil dönemlerinde nakil talep dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu idaresi aracılığıyla Genel Müdürlüğe göndermesi halinde talebinin mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirileceği hususu belirtildiği dikkate alındığında, başvuranın Malatya iline yakın, durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna isteğe bağlı nakledilme talebinde bulunabileceği anlaşılmıştır.

17. Sonuç olarak; başvuranın iddiası, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde: Başvuranın, 06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında bazı hükümlü ve tutukluların isyana ve firara kalkışmalarından sorumlu tutularak sürgün amaçlı nakle tabi tutulduğundan bahisle mağduriyetinin giderilmesi, manevi tazminat ödenmesi ve sorumluların adli ve idari olarak soruşturulması talebinin, başvuranın Erzincan L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakli işleminin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından “Zorunlu nedenlerle nakil” kapsamında yapılmış olduğu, ilgili idarenin iş ve işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla ilgili idarenin hukuki sorumluluğunun doğmadığı sonucuna varıldığından, başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükmüne yer verilmiş olup, ilgili idareler tarafından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, bundan böyle bahse konu ilkeye de uygun davranılması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURAN ile CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi