|
ÖZET: Kahramanmaraş’ta yaşayan bir vatandaş, 2018 yılından bu yana evine şebeke suyu hattı bağlanması talebinde bulunmuş, ancak bu talep karşılanmamıştır. Başvuran, su ihtiyacını bidonlarla karşılamak zorunda kaldığını belirtmiş ve idarenin su hattı çalışmalarının evine 500 metre mesafedeki hanelere kadar ulaştığını ifade etmiştir. İdare, bölgedeki içme suyu temini için çalışmalar yapıldığını, ancak topoğrafik zorluklar ve yetersiz su kaynakları nedeniyle alternatif su kaynakları arandığını açıklamıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, su hizmetinin sağlanması gerektiği sonucuna varmıştır. Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirtirken, idarenin bu hakkı ihlal ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca, başvurunun üzerinden üç yıl geçmesine rağmen su hizmetinin sağlanmaması, hukuki belirsizlik ve güvenlik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Sonuç olarak, Kamu Denetçisi, Kahramanmaraş Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne, başvuranın şebeke suyu hizmetinden faydalanabilmesi için gerekli işlemlerin makul bir süre içinde gerçekleştirilmesi tavsiyesinde bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde harekete geçmesi gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/14605-S.21.23391
BAŞVURU NO : 2021/9343
KARAR TARİHİ : 11/10/2021
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KAHRAMANMARAŞ SU VE KANALİZASYON İDARESİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, evine şebeke suyu hattı bağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/05/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan şikâyetçi özetle, Kahramanmaraş ili, ilçesi,
Mahallesi, Sokak, No: ’de mukim bulunduğunu, 2018 yılından beri evine şebeke suyu sağlanmasının talep edildiğini, İdareye konu hakkında defaten başvuru yapıldığını, ancak İdare tarafından bir çözüm bulunamadığı gibi herhangi bir faaliyete de başlanılmadığını, evinin bulunduğu mevkide yazın su kuyusunun kuruduğunu ve su ihtiyacının taşıma yani bidonlarla su taşınarak giderildiğini, İdare tarafından yapılan su hattı yapımı işleminin ikametine 500 metre mesafedeki evlere kadar ulaştığını, ancak mukim bulunduğu eve yapılmadığını iddia ve ifade ederek suya erişimin sağlanarak şebeke suyu sorununun çözülmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye
Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından iletilen yazıya Kahramanmaraş Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün bila tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) Mahallesi(Kırsal Mahalle) idari sınırları içerisinde yer alan ve Sokak olarak
adlandırılan bölge, yerleşik alan sınırı dışında ile Mahalleleri arasındaki tampon bölgede yer aldığı, mevkiinde geniş bir alanda yerleşmiş 15 hane ve 3 adet besi ahırı bulunduğunun tespit edildiği, bu hanelerden sadece 5 adedinin yerleşik yaşamakta diğer hanelerin ise bağ evi niteliğinde olduğu,
2.2) Bölgeye, bağlı bulunduğu Mahallesinden içme suyu temini için çalışma yapıldığı, ancak
topoğrafik yapının getirdiği teknik zorlukların yanında, Mahallesinde de yeterli içme suyu bulunmaması nedeni ile alternatif su kaynağı araştırıldığı,
2.3) 2019 yılı çalışma sezonu ile bölgedeki vatandaşların tespit ettiği Babıçmağara adlı su kaynağının
incelendiği, yapılan tespitlerde kaynağın veriminin 0,350 lt/sn (30 ton/gün) olduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman alanları içerisinde kaldığının tespit edildiği,
2.4) Başkaca alternatif su kaynağı bulunmaması nedeni ile söz konusu kaynağın projelendirildiği, 1680
metrelik terfi hattı ile Motopomp yardımıyla mevkiinde üst kotlara terfi edildiği ve 2800 metrelik şebeke yardımıyla hanelere dağıtıldığı, ancak kaynağın veriminin sadece 30 ton/gün olması, bölgedeki yerleşimlerin çoğunlukla bağ ve bahçelik alanlardan oluşması nedeni ile yerleşik yaşayan vatandaşların bulunduğu bölgelere öncelik tanınarak şebeke oluşturulduğu,
2.5) Bölgenin coğrafi ve jeopolitik yapısı nedeni ile su kaynağı temini açısından zorluklar yaşandığı, sondaj
ile su temininin de mümkün olmadığı, sonuç olarak alternatif su temin edilmesi durumunda bölgedeki içme suyu şebekesinin geliştirilmesinin ve genişletilmesinin mümkün olacağı, projelendirilen Babıç Mağarasının kaynağının veriminin hâlihazırda bölgedeki vatandaşların ancak en asgari düzeyde içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek miktarda olduğu ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”,
3.1) “Devletin Temel Amaç ve Görevleri ” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve
görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. ” ,
3.2) “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlıklı 56’ncı maddesi birinci fıkrasında; “
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”,
3.3) “Devletin İktisadi ve Sosyal Ödevlerinin Sınırları ” başlıklı 65’ inci maddesinde; “ (Değişik:
3/10/2001-4709/22 mad.) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
4.1.) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5) 10/07/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun ” Büyükşehir ve İlçe
Belediyelerinin Görev ve Sorumlulukları ” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrası (r) bendinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak. ”,
6) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin
birinci fıkrasında; “Belediye: Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini,… ifade eder.”,
6.1) “Belediyenin Görev ve Sorumlulukları ” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci(a) fıkrasında;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır…”; dördüncü fıkrasında; “Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”; beşinci fıkrasında; “Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur…”,
6.2) “Belediyelerin Yetki ve İmtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin (a) fıkrasında, “Belde
sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.”,
7) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş
ve Görevleri Hakkında Kanunun, “Görev ve yetkiler” başlıklı 2’nci maddesi birinci fıkrasında; “İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,”, ikinci fıkrasında; “Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,’’ dördüncü fıkrasında; “Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,”, beşinci fıkrasında; “ Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak, İSKİ’nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel
kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek, ”, ek 5’inci maddesinde; “Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evinde şebeke suyuna erişim sağlayamadığı için su
ihtiyacının taşıma su kullanılarak giderildiğini iddia ederek suya erişim sağlanarak şebeke su sorununun çözülmesini talep etmektedir.
10) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci
maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanununun 14’üncü maddesinde, Belediyenin görev ve sorumlulukları belirlenmiş, hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Ayrıca hem 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinde, Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları içerisinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak sayılmıştır. Hem de 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2’nci maddesinde görev ve yetkiler başlığı içerisinde “İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,” olarak belirlenmiştir.
11) Su, tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için gereli olan temel bir doğal kaynaktır. Ayrıca, bu doğal
kaynak, insanların, sağlık (hijyen) ihtiyaçlarının giderilmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu günlerde, dünyayı etkisi altına alan pandemisi (Covid-19 virüsü) ülkemizdeki bireyler açısından ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Bu virüsle mücadelede yöntemlerinden birisinin de temizlik (özellikle el hijyeni) olduğu vurgusu, Sağlık Bakanımız ve konuda uzman hekimlerimizce sürekli olarak yapılmaktadır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın yeterli kalitede ve asgari miktarda suya erişimi çok önemdir. Bu doğrultuda, su hizmetini sağlayan yerel yönetimlerin ilgili idarelerine büyük bir görev düşmektedir.( 05/01/2021 tarih ve 2020/95842 başvuru numaralı Tavsiye Kararı)
12) ‘Anayasa’nın 2’nci ve 5’nci maddelerinde belirtilen sosyal hukuk devleti, kişilerin, insan onuruna
yaraşır biçimde refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, sosyal adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda,
Anayasa’nın 17’nci maddesinde yer alan herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının da güvencesidir. Anayasa’nın 56’ncı maddesinde ise herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu öngörülmektedir. İnsan ve çevre sağlığı için suyun taşıdığı yaşamsal önem dikkate alındığında, kişilerin olabildiğince uygun koşullarla suya ulaşımları sağlanamadıkça söz konusu
Anayasa kurallarının uygulamaya geçirilmesinin olanaklı hale getirilemeyeceği açıktır. Hukuk devletinin en önemli yükümlülüklerinden biri de kuşkusuz, adil ve öngörülebilir kurallarla kişilerin yarınlarından kuşku ve endişe duymadan yaşayabilecekleri bir ortam yaratmaktır. Buna göre, yasal düzenlemelerin, hem kişiler hem de idare yönünden belirlilik içerecek şekilde, açık, net, anlaşılabilir ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir.’ (Anayasa Mahkemesi’nin 26/01/2012 tarihli, 2011/06 Esas no.lu ve 2012/16 Karar no.lu
Değişik Gerekçe ve Karşı Oy Gerekçesi)
13) Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan
Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında da; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki
Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.
14) Başvuru konusu somut olayda, başvuran tarafından belirtilen mevkide şebeke suyu ve hattı
bulunmadığı, İdarenin cevabi yazısında ise söz konusu alanda içme suyu temini için çalışma yapıldığı, ancak topoğrafik yapının getirdiği teknik zorlukların yanında, Mahallesinde de yeterli içme suyu bulunmaması nedeni ile alternatif su kaynağı araştırıldığı, sonuç olarak alternatif su temin edilmesi durumunda bölgedeki içme suyu şebekesinin geliştirilmesinin ve genişletilmesinin mümkün olacağı, projelendirilen babıçmağarasının kaynağının veriminin hâlihazırda bölgedeki vatandaşların ancak en asgari düzeyde içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek miktarda olduğu ifadelerine yer verilmiştir. Ayrıca İdare tarafından Kurumumuza sunulan eki belgelerde yer alan Mahallesi Obası İçme Suyu
İşletme Projesinin başvuranın evinin belli bir yakınına kadar yapıldığı ancak, başvuranının evine şebeke hattı çekilmediği tespit edilmiştir.
15) Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri kişilerin hukuki
güvenliğinin sağlanmasıdır. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa
Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve E.2015/94, K. 2016/27 sayılı kararı) Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır. (Anayasa Mahkemesinin 18.10.2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararı)
16) Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmakta olup, kamu hizmetinin,
halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan
tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir. 31/07/2009 tarihli ve 27305 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Kamu Hizmetinin Sunumunda Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik ile etkin, verimli, hesap verebilir, vatandaş beyanına güvenen ve şeffaf bir kamu yönetimi oluşturmak için kamu hizmetlerinin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşük maliyetli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere, idarelerin uyması gereken usul ve esaslar düzenlenerek İdarelerin kamu hizmetinin yerine getirilmesindeki hizmet standartları oluşturulmuştur.
17) Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve
mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır. Bilindiği üzere Anayasanın 65’inci maddesinde devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hususu hüküm altına alınmıştır. Belediye Kanununda, belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapılarını; coğrafî ve kent bilgi sistemlerini ya kendisinin yapacağını ya da yaptırabileceğini hükmedilmiştir. Anayasanın 65’ inci maddesine benzer şekilde
Belediye Kanunun 14’üncü maddesinde de belediye tarafından hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenmesinde belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. Sınırlı mali kaynaklara sahip olan belediyelerin kendisine verilen görevleri yerine getirmesine yönelik yapacağı plan ve programlarda bu öncelik sıralamasının belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. Nitekim söz konusu öncelik sırasının belirlenmesinde kullanılan ölçütler dikkate alınmadan plan ve program yapmak bazı hizmetlerin aksamasına hatta bir takım hizmetlerin hiç yapılmamasına dahi neden olabilecektir. Belediye Kanununda yer alan hüküm gereğince hizmetlerin yerine getirilmesindeki öncelik sırasının belirlenmesinde temel alınan kıstaslardan biri mali durumdur. Belediyenin mali durumunun iyi olması halinde yapılacak olan görevin belirlenmesinde hizmetin ivediliği kriteri kıstas alınmaktadır. Ancak hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
18) İdare tarafından yatırım programı yapılarak alternatif su temin edilmesi durumunda bölgenin
içme suyu şebekesinin geliştirilmesinin ve genişletilmesinin mümkün olacağı ifade edilmiştir.
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliğinin dikkate alınması gerektiği kabul edilmekte olup, ancak hizmetin ne zaman sağlanacağı konusunun muğlak olması hususunun hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine aykırılık oluşturacaktır.
19) Şikâyetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve dosya kapsamında
tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
19.1) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2560 sayılı İstanbul Su
ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2’nci maddesi uyarınca içme ve kullanma suyunun her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmanın veya yaptırmanın, bu projelere göre tesisleri kurmanın veya kurdurmanın, kurulu olanları devralıp işletmenin ve bunların bakım ve onarımını yapmanın, yaptırmanın ve gerekli yenilemelere girişmenin belediyelerin görevi olduğunun ve söz konusu hizmetin yerine getirilmesinde öncelik sırasının
belirlenmesinde belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alınacağının belirtildiği, hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği,
19.2) İlgili idare tarafından gönderilmiş olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden söz konusu alanda
içme suyu temini için çalışma yapıldığı, ancak topoğrafik yapının getirdiği teknik zorlukların yanında, Mahallesinde de yeterli içme suyu bulunmaması nedeni ile alternatif su kaynağı araştırıldığı, projelendirilen babıçmağarasının kaynağının veriminin hâlihazırda bölgedeki vatandaşların ancak en asgari düzeyde içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek miktarda olduğunun belirtildiği, Mahallesi
Obası İçme Suyu İşletme Projesinin ise başvuranın evinin belli bir yakınına kadar yapıldığı, ancak başvuranının evine şebeke hattı çekilmediği tespitinin yapılabildiği,
19.3) Şikâyetçi tarafından 2018 yılından bu yana evine şebeke suyu sağlanması talebinin Belediyeye
iletildiği; söz konusu talebin bu güne kadar karşılanmamasının şikâyete konu yerin nüfus yoğunluğu, hizmete ihtiyaç duyulan öncelikli yerlerin olabileceği ve malî kaynakların öncelikle bu yerlere yönlendirilmesi gibi gerekçelerle makul karşılanabileceği, ancak “hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması” kriteri esas alınarak somut olay incelendiğinde; şikâyete konu yerde şebeke suyuna ihtiyaç duyulduğunun İdare tarafından kabul edildiği ve bu durumun dosya kapsamında 2018 yılından bu yana devam ettiğinin anlaşılması ile Belediye tarafından söz konusu durumun kabul edilmesi karşısında şikâyet konusunun 3 yılı aşkın bir süredir giderilmediği,
19.4) Şebeke suyuna erişimin önem kazandığı bu günlerde, Anayasa’nın 56’ncı maddesinde herkesin,
sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunun öngörüldüğü, İdarenin başvuruya konu mevkide yeterli içme suyu bulunmaması nedeni ile alternatif su kaynağı araştırıldığı, sonuç olarak alternatif su temin edilmesi durumunda bölgedeki içme suyu şebekesinin geliştirilmesinin ve genişletilmesinin mümkün olacağı bildirilen hizmetin makul bir sürede gerçekleştirilmemesinin Anayasa’nın 56’ncı madde hükmüne ve hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine aykırılık oluşturacağı, ayrıca başvuranın evinin belli bir yakınına kadar ulaşan şebeke suyu hizmetinden başvuranın faydalandırılmamasının kamu hizmetinin gereklerine uymadığı; açıklanan gerekçelerle şebeke suyu hizmetinin ilgili bölgeye sağlanması gerekliliği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; başvuruya ilişkin istenilen bilgi ve belgelerin
Kurumumuza süresi içinde gönderilmediği, İdarenin ‘‘kararların gerekçeli olması’’ ilkesine uygun davranmadığı ve başvurana karşı başvurabileceği yollar hakkında bilgilendirme yapmadığı, ‘‘karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi’’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup
Kahramanmaraş İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
Başvuruya konu mevkide alternatif su kaynağı temini için başlanan çalışmalar kapsamında, ilgili bölgedeki kişilerin şebeke suyu hizmetinden faydalanabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususunda KAHRAMANMARAŞ SU VE KANALİZASYON İDARESİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA, KAHRAMANMARAŞ SU VE KANALİZASYON İDARESİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ve KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare tarafından bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi