ÖZET: Başvuru, Ordu ili Gülyalı ilçesinde bir işletmenin çevresindeki kum ve çakıl yığınlarının kamu arazisini işgal ettiği iddialarını içermektedir. Başvuran, söz konusu yığınların imar planlarında sağlık ocağı, çocuk parkı ve yol olarak belirlenen alanlarda bulunduğunu, ayrıca kendisine ait araziye ulaşan yolun izinsiz tesislerle kapatıldığını belirtmiştir. Başvuruya ilişkin olarak Kamu Denetçiliği Kurumu, ilgili idarelerden bilgi talep etmiş ve yapılan incelemeler sonucunda, kum ve çakıl yığınlarının kamu arazisini işgal ettiği tespit edilmiştir.

Gülyalı Belediye Başkanlığı, işletmenin ruhsatının geçmişteki Ordu Belediyesi tarafından verildiğini ve imar barışı kapsamında yapı kayıt belgelerinin bulunduğunu ifade etmiştir. Ancak, çevre ve toplum sağlığı açısından gerekli denetimlerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Ordu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, işletmenin faal olmadığını ancak mevcut malzemelerin bulunduğunu belirtmiş ve denetimlerin devam edeceğini bildirmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Gülyalı Kaymakamlığına, kamu arazisinin işgali ve izinsiz tesisler hakkında gerekli işlemlerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Ayrıca, çevre sağlığı açısından denetimlerin sürdürülmesi gerektiği ifade edilmiştir. İlgili idarelerin bu tavsiyelere uyması beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/12751-S.22.19490

BAŞVURU NO : 2022/4981

KARAR TARİHİ : 03/10/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GÜLYALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI

GÜLYALI KAYMAKAMLIĞI

ORDU ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Ordu ili, Gülyalı ilçesi, Mahallesi, Mevkiinde bulunan işletmeye ilişkin çeşitli iddialar hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran 10/12/2021 tarihinde Kurumumuza yaptığı şikayet başvurusunda özetle, Ordu ili, Gülyalı ilçesi, Mahallesi, Mevkii, ada, parselde bulunan taşınmazın sahibi olduğunu, taşınmazına komşu olan parsellerin kum ve çakıl yığınlarının deposu olarak kullanıldığını, deniz kenarında olan arazi üzerindeki işletme tarafından kum ve çakıllar kullanılarak imalat yapıldığını, söz konusu kum ve çakıl yığınlarının kamu arazisini işgal ettiğini, imar planlarında sağlık ocağı, çocuk parkı ve yol olarak gösterilen yerlerde kum ve çakıl yığınlarının olduğunu, ayrıca kendisine ait araziye ulaşmak için imar planında yol olarak gösterilen yere izinsiz sabit tesis yapılarak yol güzergahının kapatıldığını, 2016 yılından itibaren ilgili mercilere başvurmasına rağmen bir sonuca ulaşamadığını, bahse konu alanın

Giresun-Ordu karayolundan da rahatlıkla görülebildiği ve görüntü kirliliği yarattığını iddia ve ifade ederek bu olumsuzlukların tamamen ortadan kaldırılmasını, kamu arazisinin işgalinin sona erdirilmesini ve arazisine gidecek yolun açılmasını talep etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumumuzca yasal mevzuat uyarınca, 23/12/2021 tarihli Gönderme Kararı verilmiştir.

tarihinde başvuran, Kurumumuza tekrar başvuruda bulunmuş ve yeni başvurusunda özetle, gönderme kararının üzerinden üç aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen tarafına bir cevap

/

verilmediğini, kararda belirtilen olumsuzlukların sürdüğünü iddia ve ifade ederek mağduriyetinin ivedilikle giderilmesini ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 25/05/2022 tarihli ve

S. sayılı yazı ile Gülyalı Belediye Başkanlığından, 25/05/2022 tarihli ve . sayılı yazı ile de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından, 09/09/2022 tarihli ve S. sayılı yazıyla Ordu Valiliği ile Gülyalı Kaymakamlığından bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup Gülyalı

Belediye Başkanlığının 14/06/2022 tarihli ve sayılı yazısı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığının 07/06/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile 06/07/2022 tarihli ve sayılı yazısı, Ordu Valiliğinin 19/09/2022 tarihli ve sayılı yazısı Kurumumuza ulaşmıştır.

2.1. Gülyalı Belediye Başkanlığının cevabi yazısında özetle,

Mahallesinin Ordu ilinin büyükşehir olmasından sonra 2014 yılında Gülyalı ilçesi sınırlarına dahil olduğu; başvuruya konu işletmeyle ilgili evrakların Mülga Ordu Belediyesi tarafından verildiği;

Bahse konu yerle ilgili Mülga Ordu Belediyesinden alınan iş yeri açma ve işletme ruhsatının bulunduğu; bu hususta taraflarınca verilmiş bir evrakın bulunmadığı; bu bölgedeki yapıların imar barışından yararlandığı; imar barışı kapsamında alınan yapı kayıt belgeleri ve işletme ruhsatının incelenerek iptali halinde konuyla ilgili iş ve işlemlere devam edileceği;

Taşınmaz üzerinde yapılan tespitlerde bölgenin uygulama imar planında 2 katlı konut arazisi olduğu ve

2012 yılında Mülga Ordu Belediyesi tarafından imar uygulaması görmüş olduğu; bu kapsamda, kamuya

terklerin yapıldığı ve imar planında sağlık ocağı olan kısmın vatandaş arazisi olarak bırakıldığı;

Taşınmaz ile ilgili taraflarının müdahil olduğu bir dava sürecinin bulunmadığı

açıklamalarına yer verilmiştir.

2.2.1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sayılı cevabi yazısında özetle,

Başvuruya konu alanda onaylı uygulama imar planı bulunduğu; şikayete konu kum ve çakıl deposunun/tesisinin Mahallesi, Mevkii, ada, parsele kayıtlı taşınmaza komşu ve muhtelif parsellerde büyük bir alan üzerine kurulu olduğu; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, söz konusu tesisin (yapı ve depolama alanları) büyük bölümünün konut alanı ve imar yoluna isabet ettiği; bir kısım kum ve malzeme yığılı alanların ise, sağlık tesis alanı (sağlık ocağı), park alanı ve turizm tesis alanına isabet ettiği; park alanının tescil harici göründüğü ve kamu elinde olduğu; ancak sağlık tesis alanının bulunduğu ada, parselde kayıtlı taşınmazın özel mülkiyet olduğu;

Şikayete konu tesise ait Ordu Belediyesinin 07/12/2000 tarihli ve / sayılı encümen kararı gereğince geçici olarak düzenlenen ve 16/03/2009 tarihli, “beton, parke ve büz imalatı” faaliyet konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunduğu; Gülyalı Belediyesinden alınan yazıda, söz konusu tesise ilişkin herhangi bir mühürleme tutanağının bulunmadığı;

Tesise ait yapıların 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16’ncı maddesi kapsamında düzenlenen yapı kayıt belgeleri bulunduğu;

Bahse konu tesisin ve kum-çakıl yığınlarının yürürlükteki imar planı kararlarına aykırı olduğu anlaşıldığından ilgili idaresince yürürlükteki mevzuat çerçevesinde mevcut imar planı kararlarına uygunluğun sağlanması ile imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alındığı ve yapıların 2018 yılı öncesi yapılmasından kaynaklı yapı kayıt belgesinin geçerli olduğu anlaşılan, imar yoluna tecavüzlü olduğu görülen 2 adet tesis yapısının kaldırılıp kaldırılmaması hususunun ilgili idaresince değerlendirilmesi gerektiği

açıklamalarına yer verilmiştir.

2.2.2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sayılı cevabi yazısında özetle,

Yerinde inceleme yapıldığı; tesisin faaliyette olmadığı; İl Müdürlüğünce verilen 31/05/2018 tarihli ve sayılı ÇED Kapsamdışı görüşünün bulunduğu; kum-çakıl kullanılarak malzeme üretimi faaliyetinin denetim alanında olmadığı; stokta üretilmiş malzemelerin bulunduğu; sahada kum-çakıl yığınlarının bulunduğu; kum-çakılın, aynı gerçek kişiye ait Giresun ili, Tirebolu ilçesinde bulunan ocağın kapatılmasından dolayı sahada depolandığı; bu ocağın kapatılma sebebinin Giresun’da yaşanan sel felaketi olduğunun belirtildiği; tesisin faaliyete geçmesi durumunda 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında gerekli başvuruların yapılmasıyla ilgili bilgi verildiği;

Söz konusu tesise taraflarınca takip denetimlerinin devam edeceği

açıklamalarına yer verilmiştir.

2.3. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığının 23/12/2021 tarihli Gönderme Kararı sonrasında

Kurumumuza ilettiği 18/01/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında ise özetle,

Ordu ili, Gülyalı ilçesi, Mahallesi, Mevkiinde bulunan “ ” adlı işletmeye, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in 4’üncü maddesi gereğince ilçe belediyesi tarafından iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği;

Bahse konu işletmeye ilçe belediyesi tarafından iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmişse işletmenin denetiminin, mevzuat gereğince ilçe belediyesi tarafından yapılacağı;

Ekteki resim-1’de görülen ve sarı çizgiyle gösterilen imar planındaki yolun idarelerinin uhdesinde olduğu ve buranın 2021 yılı yatırım programında bulunmadığı;

Ekteki resim-2’de kırmızı çizgiyle gösterilen yolla başvuru sahibine ait ada, parsel no lu taşınmaz arasında yer alan imar planındaki bağlantı yolunun açılmasının ise, ilçe belediyesinin uhdesine bırakıldığı;

Ayrıca resim-2’de kırmızı çizgiyle belirtilen yol kısmının kum-çakıl yığını tarafından kısmen işgal edilmekle birlikte yolun yaya ve araç trafiğine açık olduğu;

Resim-2’de kırmızı çizgiyle gösterilen yol ile başvuru sahibine ait ada, parseldeki taşınmaz arasındaki bağlantı yolu üzerinde yapıların mevcut olduğu ve bağlantı yolunun açılabilmesi için ilk önce bu yapıların yıkılması gerektiği; bu husustaki işlemlerin öncelikle ilçe belediyesi tarafından yapılması

gerektiği; ilçe belediyesi tarafından kaçak inşaatla ilgili idari işlem yapılmaması durumunda ise, yetkinin

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı uhdesine bırakıldığı

açıklamalarına yer verilmiştir.

2.4. Ordu Valiliğinin cevabi yazısı ve eklerinde özetle,

ada, parsele komşu çeşitli parsellerde kamuya ait herhangi bir kayda rastlanmadığı; ada, parsele komşu parseller olan (imar planında olarak kayıtlı), numaralı taşınmazların şahıslara ait olduğu; kum ve çakıl yığınlarının kaldırılması amaçlı olarak 3091 sayılı Kanun’a göre işlem yapılması için söz konusu parsel sahiplerinin yetkili mülki idare amirliğine başvurması gerektiği;

Ayrıca bahse konu parsellerde fiili olarak sağlık ocağı, çocuk parkı ve yol bulunmadığı; Gülyalı

Belediyesinin imar planında bulunan sağlık ocağı ve diğer yapıların, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık

Bakanlığı tarafından teslim alınmaması sebebiyle tahsis edilen arazilerin halen şahıslar üzerinde gözüktüğü; Ordu Büyükşehir Belediyesi ile Gülyalı Belediyesinin kum ve çakıl tesisinin imar yolu üzerinde kalan kısmının boşaltılması talebini işletme sahibine ilettiğinin ilgili yazıdan anlaşıldığı;

Söz konusu ada parsellerin Gülyalı ilçesi, Mahallesi sınırları içerisinde olmasından dolayı 3091 sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edilebilmesi için yetkili idarenin Gülyalı Kaymakamlığı olduğu; Gülyalı Belediyesinden alınan bilgiye göre, ada, parselin etrafındaki bazı yapıların yapı kayıt belgesinin bulunduğu ve imardaki yolun Gülyalı Belediyesince açılabilmesi için Ordu Büyükşehir

Belediyesinin sorumluluğunda olan 12 metrelik kısmın yol olarak açılması gerektiği;

3091 sayılı Kanun gereği işlem tesis edilememesi durumunda, adli mercilerde “tecavüzün ref’i” ve

“müdahalenin men’i” davalarının açılabileceği

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;

4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

4.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,

5. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun’un;

5.1. “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Kanun; gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar”,

5.2. “Görev” başlıklı 2’nci maddesinde, “Taşınmaz mallara tecavüz veya müdahale edilmesi halinde; taşınmaz mal merkez ilçe sınırları içinde ise, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde ise kaymakamlar tarafından bu tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar verilir ve taşınmaz mal yerinde zilyedine teslim edilir”,

5.3. “Başvuru” başlıklı 3’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, “Vali veya kaymakam görev alanları içinde bulunan kamu idarelerine, kamu kurumlarına ve kuruluşlarına ait veya bunlar tarafından idare olunan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara tecavüz veya müdahalede bulunulduğunu öğrendiklerinde, soruşturmayı doğrudan doğruya yaptırırlar ve sonucu karara bağlarlar”,

5.4. “Başvuruda bulunma süresi” başlıklı 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde süre aranmaz”,

6. Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik’in;

6.1. “Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaz mallar” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaz mallar, herkesin istifadesine açık olan denizler, göller, nehirler, tarıma elverişli olmayan yerler, kayalar, tepeler ve dağlar gibi sahipsiz şeyler ile Devlet veya bir kamu hukuku tüzel kişisi tarafından umumun yahut bir kısım halkın yararlanmasına terk ve tahsis edilen umumi yollar, köprüler, parklar, meydanlar, mer’alar, yaylak ve kışlaklar gibi menfaati umuma ait olan taşınmaz mallardır”,

6.2. “Tecavüz ve müdahale” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Tecavüz; taşınmaz malı zorla veya zilyedinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meydana getirmek.

Müdahale; zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hakimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmektir”,

7. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16’ncı maddesinde, “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar

Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir

…

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir”,

8. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri

şunlardır:

…

c) Sıhhî işyerlerini, 2 nci ve 3 üncü sınıf gayrisıhhî müesseseleri, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek”

9. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in “Denetim” başlıklı 24’üncü maddesinde, “Gayrisıhhî müesseseler, çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetlenir. Yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği kişi gerekli tedbirleri almak veya aldırmakla sorumludur”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Başvuran özetle, Ordu ili, Gülyalı ilçesi, Mahallesi, Mevkii, ada, parselde bulunan taşınmazına komşu olan parsellerin kum ve çakıl yığınlarının deposu olarak kullanıldığını, deniz kenarındaki işletme tarafından kum ve çakıllar kullanılarak imalat yapıldığını, söz konusu kum ve çakıl yığınlarının kamu arazisini işgal ettiğini, imar planlarında sağlık ocağı, çocuk parkı ve yol olarak gösterilen yerlerde kum ve çakıl yığınlarının olduğunu, ayrıca arazisine ulaşmak için imar planında yol olarak gösterilen yere izinsiz sabit tesis yapılarak yol güzergahının kapatıldığını iddia ve ifade ederek bu olumsuzlukların tamamen ortadan kaldırılmasını, kamu arazisinin işgalinin sona erdirilmesini ve arazisine gidecek yolun açılmasını talep etmiştir.

12. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 25/05/2022 tarihli ve

S. sayılı yazı ile Gülyalı Belediye Başkanlığından, 25/05/2022 tarihli ve S. sayılı yazı ile de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından, 09/09/2022 tarihli ve S. sayılı yazıyla

Ordu Valiliği ile Gülyalı Kaymakamlığından bilgi-belge talebinde bulunulmuştur.

13. Başvuranın birden fazla iddiası bulunmakta olup bunlardan ilki, başvuruya konu işletmenin kamu arazilerini işgal ettiği iddiasıdır. Başvuran bu iddiasını, “imar planlarında sağlık ocağı, çocuk parkı ve yol olarak gösterilen yerlerde kum ve çakıl yığınlarının olduğu” şeklinde detaylandırmıştır. Bir başka deyişle imar planında sağlık ocağı, çocuk parkı ve yol olarak belirlenen yerlere, işletme tarafından kum ve çakıl depolandığı ileri sürülmektedir. Kurumumuzca bu iddiaya ilişkin bilgi-belge talep edilmiştir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Kurumumuza ilettiği cevabi yazıların ekinde yer alan

Ordu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün yazıları ve ekleri, söz konusu iddiaya yönelik önemli değerlendirmeler yapma imkanı sunmaktadır. Yerinde inceleme yapılması sonrasında hazırlanan

Bakanlığın 07/06/2022 tarihli ve sayılı yazısının ekinde yer alan 06/06/2022 tarihli ve sayılı İl Müdürlüğünün yazısında,

“Söz konusu alanda Belediyesince onaylı uygulama imar planı bulunduğu, şikayete konu kum ve çakıl deposunun/tesisinin Mahallesi Mevkii, ada parsele kayıtlı taşınmaza komşu, muhtelif parsellerde büyük bir alan üzerine kurulu olduğu, onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, söz konusu tesisin(yapı ve depolama alanları) büyük bölümünün konut alanı ve imar yoluna isabet ettiği, bir kısım kum ve malzeme yığılı alanların ise sağlık tesis alanı(sağlık ocağı), park alanı ve turizm tesis alanına isabet ettiği, park alanının tescil harici göründüğü, kamu elinde olduğu…” ifadeleri üzerinden, başvurudaki kamu arazisi işgali iddiasının gerçekliği tespit edilebilmektedir. Bununla birlikte, Ordu

Valiliği (ve Gülyalı Kaymakamlığı) tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda, “ ada, parsele komşu çeşitli parsellerde kamuya ait herhangi bir kayda rastlanmadığı” belirtilmektedir. Bu sonuca ulaşılmasının asli nedeninin alanın çok büyük olması ve özel mülk konumundaki ada/parsellere yoğunlaşılması olduğu anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu yazıda belirtilen taşınmazların dışında kalan, imar planında yol ve park olarak gösterilen ve bu suretle kamunun tasarrufunda bulunan alanların işletmenin yapı veya depo alanı dışında kaldığı ortaya konabilmiş değildir. İl Müdürlüğünün yazısına ekli plan ve uydu görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde de bazı yol alanları ile park alanında çeşitli malzemelerin depolandığı/bulunduğu konusunda kanaat oluşmaktadır. Buna karşın, uygulama imar planında sağlık tesis alanı olarak ayrılan ve tapu kaydına bu yönde “beyan” düşülen ada, parsel bakımından, farklı bir değerlendirme yapılması da gerekmektedir. Zira bahse konu taşınmaz, imar planındaki konumundan ayrıksı olarak tapu kayıtlarında özel şahıs mülkü olarak varlığını korumaktadır. Dolayısıyla İl Müdürlüğünün kamu arazisinin işgali tespitinin anılan ada/parseldeki taşınmaz harici kabul edilmesi önem taşımaktadır.

14. İl Müdürlüğünün yazısındaki tespitlerin hangi kapsamda kabul edilmesi gerektiği belirlendikten sonra bu tespitlere ilişkin hangi müeyyidelerin uygulanacağı hususu gündeme gelmektedir. Bu bağlamda, İl

Müdürlüğünün yazısında, “söz konusu tesisin ve kum çakıl yığınlarının yürürlükteki imar planı kararlarına aykırı olduğu anlaşıldığından ilgili idaresince yürürlükteki mevzuatlar çerçevesinde mevcut imar planı kararlarına uygunluğunun sağlanması… gerekmektedir” ifadeleri bulunmaktadır. Ancak doğrudan bir idare belirlemesi yapılmamıştır. Bu nedenle, bahse konu hukuka aykırılığın gideriminin ne şekilde olacağı ile kimin tarafından icra edileceğinin tespiti gerekmektedir.

15. Başvuruya konu işgal iddiasının kamusal alanlara ve buralardaki kum, çakıl, imalat vb. muhtelif malzemeye ilişkin olması karşısında, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin

Önlenmesi Hakkında Kanun’un uygulama olanağı bulunmaktadır. Bu Kanun’a göre, kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya devlete ait veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, taşınmaz mal merkez ilçe sınırları içinde ise, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde ise kaymakamlar tarafından önlenmesine karar verilmekte ve taşınmaz mal yerinde zilyedine teslim edilmektedir. Bu bağlamda, başvuru özelinde yol ve park alanı gibi menfaati kamuya ait olan taşınmazlara yönelik müdahale tespitleri yapıldığı dikkate alındığında, yetkili konumdaki

Gülyalı Kaymakamlığının yukarıda belirtilen çerçevede İl Müdürlüğünün tespitlerini dikkate alarak 3091 sayılı Kanun uyarınca gerekli iş ve işlemleri yapması gerekmektedir. Ordu Valiliğinin anılan yazısında ise, Gülyalı Kaymakamlığının bu hususa ilişkin yetkili olduğu belirtilmekle beraber sadece özel şahıs mülkiyetindeki alanlara dair bir değerlendirme yapılmıştır. Buna karşın 3091 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara tecavüz veya müdahalede

bulunulduğu öğrenildiğinde, ilgili mülki idarenin soruşturmayı doğrudan doğruya yaptırması ve sonucu karara bağlaması icap etmektedir. Nitekim Kurumumuzun hazırladığı bilgi-belge talebi yazısına İl

Müdürlüğünün tespitleri ve yazısının tam metni dercedilerek ilgili mülki idarenin konu hakkında bilgilenmesi sağlanmıştır.

16. Başvuruya konu edilen bir diğer iddia, “arazisine ulaşmak için imar planında yol olarak gösterilen yere izinsiz sabit tesis yapılarak yol güzergahının kapatıldığı”dır. Bu konuya ilişkin İl Müdürlüğünün gönderdiği yazı incelendiğinde, imar yoluna tecavüzlü olduğu görülen iki adet tesis yapısına ilişkin imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alındığı ve bu yapıların 2018 yılı öncesi yapılmasından kaynaklı yapı kayıt belgesinin geçerli olduğu bilgisi edinilmektedir. Gülyalı Belediyesi ve Ordu Büyükşehir Belediyesi de benzer yöndeki bilgileri Kurumumuzla paylaşmıştır. Bunlara göre, bahse konu tesis yapılarının, imar planında yol olarak görülen kamusal alana müdahale ettiğinde bir tereddüt bulunmamakla birlikte, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16’ncı maddesi bağlamında yapı kayıt belgesi bulunması ve belgenin geçerliliği karşısında anılan yapılara hukuki bir güvence sağlandığı düşünülebilecektir. Fakat 3194 sayılı

Kanun’un Geçici 16’ncı maddesinin sağladığı imkan, aynı maddenin “yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir” hükmü gereğince, 3194 sayılı Kanun’dan kaynaklanacak idari yaptırımlar (yıkım-idari para cezası)

bakımından söz konusu olabilmektedir. Bunun dışında kalan 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, 2863 sayılı

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu veya

3091 sayılı Kanun gibi yasal düzenlemelerden kaynaklı idari yaptırımlar açısından geçerli bir yapı kayıt

belgesi alınmış olması herhangi bir koruma sağlamamaktadır. Zaten İl Müdürlüğü bahse konu yapılara ilişkin tespitlerini, bunların kaldırılıp kaldırılmaması hususunun ilgili idaresince değerlendirilmesi gerektiği belirlemesiyle tamamlamıştır. Bu yönüyle, yapı kayıt belgelerinin iptali gündeme gelmeden ve bunlardan ayrıksı olarak idarenin ilgili mevzuat doğrultusunda işlem tesis edebilmesi mümkündür. Başvuru bağlamında da iki yapının fiilen var olan bir yol üzerinde olmayıp imar planında yol olarak görülen kamusal alan üzerinde bulunması ve mevcut bir yol olmamasından dolayı bu konunun 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca ilgili mahalli idarelerin görev alanı dışında kalması dikkate alındığında, Gülyalı Kaymakamlığının 3091 sayılı Kanun gereğince anılan iki yapı hakkında gereken iş ve işlemleri yapması gerektiği değerlendirilmiştir.

17. Başvuranın şikayet başvurusunda öne sürdüğü konulardan bir diğeri ise, söz konusu işletmenin deniz kenarında faaliyette bulunması ve görüntü kirliliği oluşturduğundan bahisle ortaya çıkan olumsuzluklardır. Bu iddianın idare bakımından somutlaşmış hali, farklı mevzuat hükümleri bağlamındaki kolluk denetimi görevinde kendini göstermektedir. Nitekim başvuruya konu işletmenin, bir yandan, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı kapsamında denetlenmesi, diğer yandan da bulunduğu yer gözetildiğinde 2872 sayılı Çevre Kanunu özelinde takip edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, 5216 sayılı

Kanun’un 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyesinin “3’üncü sınıf gayrisıhhî müesseseleri denetleme” yetkisi dikkate alındığında, iş yeri açmaçalışma ruhsatında 3’üncü sınıf gayrisıhhi müessese olarak belirtilen başvuruya konu işletmenin Gülyalı

Belediyesi tarafından denetlenmesi gerekmektedir. Belediye, her ne kadar bahse konu ruhsatın büyükşehir belediyesi olmadan önceki Ordu Belediyesi tarafından verildiğini vurgulayıp iptal edilmesi halinde gerekli işlemlerin yapılabileceğini belirtse de, söz konusu 7’nci maddedeki hüküm, denetleme görevi hususunda bu şekilde bir sınırlamayı öngörmemiştir. Bu bakımdan, Gülyalı Belediyesinin uhdesinde yer alan denetim yetkisini başvuruda belirtilen olumsuzluklar açısından kullanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Ayrıca söz konusu denetim yetkisinin kullanımının, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin

Yönetmelik’in 24’üncü maddesinde belirtildiği üzere çevre ve toplum sağlığı açısından değerlendirmeleri içerecek surette olacağı da izahtan varestedir.

18. Bununla birlikte, başvuruya konu işletmenin, 2872 sayılı Kanun bakımından ne surette ele alınabileceği hususunda, İl Müdürlüğünün yerinde yaptığı inceleme ve ulaştığı tespitlere göre, anılan işletmenin halihazırda faal olmamakla birlikte, bahse konu alanda stokta üretilmiş malzemelerin ve kum-çakıl yığınlarının bulunduğu kayıt altına alınmıştır. Ayrıca 31/05/2018 tarihli ve sayılı ÇED Kapsamdışı görüşüne muhatap işletme hakkında, tesisin faaliyete geçmesi durumunda 2872 sayılı Kanun kapsamında gerekli başvuruların yapılmasıyla ilgili bilgi verildiği ve tesise yönelik denetimlerin devam edeceği yönünde İl Müdürlüğünce bilgiler verilmiştir. Bu durum karşısında, ilgili idarenin işletme hakkında gerekli denetim faaliyetini icra ettiği anlaşılmaktadır.

19. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; işletme tarafından oluşturulan kum ve çakıl yığınlarının kamu arazisini işgal ettiği, burada kum ve çakıl kullanılarak imalat yapıldığı ve görüntü kirliliğine neden olunduğu ile arazisine ulaşmak için imar planında yol olarak gösterilen yere izinsiz sabit tesis yapılarak yol güzergahının kapatıldığı iddiaları kapsamında, kum, çakıl, imalat vb. malzemeler ile yol ve park alanına müdahalede bulunulması nedeniyle 3091 sayılı Kanun hükümleri gereğince iş ve işlemlerin yapılması yönünde Gülyalı Kaymakamlığına, imar planında yol olarak gösterilen yere izinsiz sabit tesis yapılarak yol güzergahının kapatıldığı iddiası bağlamında, ada, parsele yönelik numaralı ve ada, parsele yönelik numaralı yapı kayıt belgelerine muhatap iki tesis yapısı hakkında 3091 sayılı

Kanun gereğince iş ve işlemlerin yapılması yönünde Gülyalı Kaymakamlığına ve işletmenin deniz kenarında faaliyette bulunması ve görüntü kirliliği oluşturduğundan bahisle ortaya çıkan olumsuzluklar hakkında, çevre ve toplum sağlığı açısından gerekli denetimlerin yapılması/yapılan denetimlere devam edilmesi yönünde Gülyalı Belediye Başkanlığı ile Ordu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğüne tavsiyede bulunulması kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, gönderme kararı üzerine başvurana cevap verilmediği ve bu suretle ilgili idarelerin “şeffaflık, hesap verilebilirlik, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir. İdareler tarafından bahse konu ilkelere riayet edilmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ordu İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Kamu arazisinin işgali iddiası bağlamında, Ordu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 06/06/2022 tarihli ve sayılı yazısındaki tespitler ve bunun kabulü konusunda yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, kum, çakıl, imalat vb. malzemeler ile yol ve park alanına müdahalede bulunulması nedeniyle 3091 sayılı Kanun gereğince iş ve işlemlerin yapılması yönünde GÜLYALI

KAYMAKAMLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

İmar planında yol olarak gösterilen yere izinsiz sabit tesis yapılarak yol güzergahının kapatıldığı iddiası bağlamında, Ordu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 06/06/2022 tarihli ve sayılı yazısındaki tespitler doğrultusunda, ada, parsele yönelik numaralı ve ada, parsele yönelik numaralı yapı kayıt belgelerine muhatap iki tesis yapısı hakkında 3091 sayılı

Kanun gereğince iş ve işlemlerin yapılması yönünde GÜLYALI KAYMAKAMLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

İşletmenin deniz kenarında faaliyette bulunması ve görüntü kirliliği oluşturduğundan bahisle ortaya çıkan olumsuzluklar hakkında, çevre ve toplum sağlığı açısından gerekli denetimlerin yapılması/yapılan denetimlere devam edilmesi yönünde GÜLYALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI ile ORDU ÇEVRE,

ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idareler tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile gereği için GÜLYALI KAYMAKAMLIĞI, GÜLYALI BELEDİYE

BAŞKANLIĞI ve ORDU ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜNE, bilgi için ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi