ÖZET: Başvuran, Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde kamu dışı aile sağlığı çalışanı olarak görev yaparken, emeklilik nedeniyle sözleşmesini feshetmiş ve kıdem tazminatı talep etmiştir. Ancak, Sağlık Bakanlığı, başvuranın 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında kamu görevlisi olmadığını belirterek, kıdem tazminatı ödemesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Başvuran, bu durumun 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine aykırı olduğunu iddia etmektedir.

Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, aile sağlığı çalışanları, kamu görevlisi statüsünde olmadıkları için kıdem tazminatı veya emeklilik ikramiyesi gibi ödemelere hak kazanamamaktadır. 5258 sayılı Kanun ve Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde bu tür ödemelere dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, başvuranın talebi, mevcut mevzuat hükümleri doğrultusunda reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirtmiştir. Başvuranın talebinin reddine karar verilmiş ve bu kararın tebliği sağlanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/16652-S.23.26176

BAŞVURU NO : 2023/11062

KARAR TARİHİ : 28.12.2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kıdem tazminatı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25.07.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü Malazgirt ASM numaralı Aile Hekimliği Biriminde

kamu dışı aile sağlığı çalışanı olarak 28/9/2011 tarihinden itibaren görev yapmakta iken 14/3/2023 tarihinde emeklilik nedeniyle karşılıklı olarak sözleşmesini feshettiğini, bununla birlikte yönetmelikte kıdem tazminatı ödeneceğine dair hüküm olmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ödenmediğini, bu durumun 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek yasal faiziyle kıdem tazminatının ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvuranın, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu

görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanı olarak 28/9/2011 tarihinde göreve başladığı ve 14/3/2023 tarihinde görevinden ayrıldığı,

2.2) Kıdem tazminatının, 4587 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi sayılanlara 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14.

maddesi gereğince yapılan bir ödeme olduğu, emekli ikramiyesinin ise 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesine göre 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanunu’nun geçici 4. maddesi kapsamında olan iştirakçilere Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan bir ödeme olduğu, 5258 sayılı Kanun’un 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 1/1/2011 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği kapsamında aile hekimleri ile Aile Hekimliği

Hizmet Sözleşmesi imzalandığı ve söz konusu Yönetmelik hükümlerine göre aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına 5258 sayılı Kanun’un 3. maddesinde belirtilen mali haklarının ödemesi yapıldığı, bu kapsamda gerek 5258 sayılı Kanun’da gerekse bahsi geçen Yönetmelik’te aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının mali hakları arasında kıdem tazminatı veya emeklilik ikramiyesi adı altında bir ödeme yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, buna göre 5258 Kanun’un 3. maddesine göre kamu görevlisi olmayan ve sözleşmeli olarak çalışan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına çalışmalarından dolayı emeklilik ikramiyesi veya kıdem tazminatı adı altında bir ödeme yapılamayacağı, 2.3.) Bu kapsamda, 5258 sayılı Kanun kapsamında ve işçi statüsü dışında görev yapan başvurana ilgili mevzuatta kıdem tazminatı, ikramiye vb. başka bir ad altında ödeme yapılmasına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığından söz konusu nitelikte bir ödemenin yapılamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun “Personelin statüsü, hak ve yükümlülükleri” başlıklı 3.

maddesinin ikinci fıkrasında;

“Aile sağlığı çalışanları, Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülen ve aile hekiminin de görüşü alınarak, kurumlarınca muvafakatı verilen Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları personeli arasından seçilir ve bunlar sözleşmeli olarak çalıştırılır. Bu suretle eleman temin edilememesi halinde, Sağlık Bakanlığı, personelini bu hizmetler için görevlendirebilir. İhtiyaç duyulması halinde, Türkiye’de mesleğini icra etmeye yetkili ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (4), (5) ve (7) numaralı alt bentlerindeki şartları taşıyan kamu görevlisi olmayan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanları; Sağlık Bakanlığının önerisi, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine sözleşme yapılarak aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları altmış beş yaşına kadar çalıştırılabilir.”

6) 30/6/2021 tarihli ve 31527 sayıl Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme

Yönetmeliği’nin “Aile sağlığı çalışanı ödeme esasları” başlıklı 21. maddesinin altıncı fıkrasında;

“Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı çalışanına bu Yönetmelikte belirlenen ödemelerin dışında, 209 sayılı

Kanun hükümleri dahil herhangi bir ad altında başkaca bir ödeme yapılamaz. Ancak 6245 sayılı Kanun kapsamında ödenecek geçici görev yolluğu ödenir. Bu statüde çalışanlara, her ne şekilde olursa olsun, sözleşmelerinin sona ermesi veya erdirilmesi durumunda, sosyal güvenlik mevzuatı gereği ödenenler hariç herhangi bir ödeme yapılmaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, kamu dışı aile sağlığı çalışanı olarak geçen

çalışma sürelerine ilişkin tazminatının ödenmesini talep etmektedir.

9) Bilindiği üzere 5258 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini

teminen aile sağlığı çalışanları iki ayrı hukuki statüde çalıştırılabilmektedir. Mezkûr maddeye göre aile sağlığı çalışanları ilk başta, Sağlık Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşları personeli arasından seçilerek sözleşmeli olarak istihdam edilebilmektedir. Sözleşme ile istihdam edilecek ikinci grup aile sağlığı çalışanları ise kamu görevlisi olmayan personeli kapsamaktadır. Bu kapsamdaki aile sağlığı çalışanları ihtiyaç duyulması halinde, Türkiye’de mesleğini icra etmeye yetkili ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (A) bendinin (4), (5) ve (7) numaralı alt bentlerindeki şartları taşıyan kamu görevlisi olmayan kişilerle Sağlık Bakanlığının önerisi, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine sözleşme yapılarak aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere istihdam edilebilmektedir. Son olarak bu iki durumdan bağımsız olarak ihtiyaç olması halinde Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda görev yapan sağlık çalışanları da sözleşme yapılmaksızın geçici bir süre ile görevlendirme yoluyla aile hekimliği hizmetlerini yürütmek üzere çalıştırılabilmektedir.

10) Öte yandan aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemelere ilişkin esaslara ise 5258 sayılı Kanun ile Aile

Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde yer verildiği görülmektedir. Söz konusu mevzuat hükümleri incelendiğinde kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanlarına tazminat ya da ikramiye ödenmesine yönelik bir hükmün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim bahsi geçen Yönetmelik’in 21.

maddesinin altıncı fıkrasında; sözleşmeli olarak istihdam edilen aile sağlığı çalışanlarına, her ne şekilde olursa olsun, sözleşmelerinin sona ermesi veya erdirilmesi durumunda, sosyal güvenlik mevzuatı gereği

ödenenler hariç herhangi bir ödeme yapılmayacağı düzenlenmiştir. Sonuç olarak kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanı olarak istihdam edilen başvurana sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle tazminat ya da ikramiye ödenmemesinin yukarıda değinilen mevzuatın emredici hükümlerinin uygulanmasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.

11) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanı

başvurana tazminat ödenmemesine yönelik Kurum işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden

itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana ve Sağlık Bakanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi