ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması ve sonrasında emekli olması nedeniyle harcırah talebinin reddedilmesi konusu ele alınmıştır. İdare, başvuranın harcırah talebini, 375 sayılı KHK’nın 1. maddesinin (D) bendi uyarınca emekli olanlara ödenecek tazminatın, kamu görevinden çıkarılanlar için geçerli olmadığını belirterek reddetmiştir. İdarenin açıklamalarında, harcırah ödemelerinin, kamu görevinden çıkarılanların durumuna göre idarenin takdirine bağlı olduğu ve bu konuda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı ifade edilmiştir.

Kararda, başvuranın durumunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve olağanüstü hal kapsamında çıkarılan KHK’ların hükümleri çerçevesinde değerlendirileceği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın yargılaması devam eden bir ceza davası bulunduğu ve bu durumun harcırah talebinin reddedilmesinde etkili olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde hukuka uygun bir değerlendirme yapılmış ve idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4770-S.22.7237

BAŞVURU NO : 2021/22194

KARAR TARİHİ : 07/04/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

Başvuranın emekli tazminatı (harcırah) ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 31/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı

bünyesinde çalışmakta iken 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, SGK tarafından 09/09/2019 tarihinde emekli edildiği, emeklilik işlemleri yapıldığında yol/harcırah ücreti alamadığı için K.K.K.lığına başvuruda bulunduğu, ancak talebinin reddedildiği bilgisine ulaşılmıştır. Başvuran, emeklilikte ödenmesi gereken harcırah ücretinin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın 09/02/2022 tarih ve

sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuranın, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde albay rütbesinde görev yapmakta iken,

26/07/2016 tarihinde 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılarak Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesildiği; 5434 sayılı Kanunun 39/ç maddesi uyarınca Açıktan İsteğiyle Emekliye sevki onaylandığı,

2.2) 21/10/2021 tarihli dilekçesiyle, 27/07/2016 tarihinde KHK ile kamu görevinden çıkarılması sonrasında

emekliye sevk olması nedeniyle, harcırah talebinde bulunduğu,

2.3) Adı geçenin 668 sayılı KHK’nın ekli listelerine ismi eklenmek suretiyle ile kamu görevinden

çıkarıldığı, adı geçenin Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldığı, dosyanın hali hazırda Yargıtay aşamasında olduğu ve kesinleşmediği, kamu görevinden çıkarma işlemine karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurduğu ve söz konusu başvurunun reddedildiği, ret kararına karşı Ankara 22’nci İdare Mahkemesinde açmış olduğu davanın derdest olduğu,

2.4) Harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin 5018 sayılı 8’inci maddesinde yer alan “her türlü

kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka aykırı olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinde, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır” hükmü doğrultusunda 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanundan doğan yükümlülükleri olduğu, bu kapsamda Anayasa’nın 121’inci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal

Kanunu’nun 4 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile Türk Silahlı

Kuvvetlerinden ihraç edilenlerin ihraç edilmeden önceki hak edişlerinin yapılıp yapılmayacağı hususunun idarenin takdirinde olduğu, konunun Milli Savunma Bakanlığı tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na

2017 yılında sorulduğu ancak yayınlanan bir düzenlemenin bulunmadığı, bu kapsamda yol harcırahının

ödenmesinin uygun olmadığının değerlendirildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.2) “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu

görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 12/04/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun;

5.1) “Terör tanımı” başlıklı 1’inci maddesinde; “(Değişik birinci fıkra: 15/7/2003-4928/20 md.) Terör;

cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.”

5.2) “Terör suçlusu” başlıklı 2’nci maddesinde; “Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için

meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur. Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır.”

5.3) “Terör suçları” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(Değişik: 29/6/2006-5532/2 md.) 26/9/2004 tarihli ve

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310

uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır.”

6) 10/2/1954 tarih ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun “Harcırah verilecek kimseler” başlıklı 4 üncü

maddesinde; “… 4. Hizmetlilerden cezaen olmamak üzere vazifelerine son verilenlere ve bunların aile fertlerine;… harcırah verilir.”

7) 27/6/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinde;

“A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir.”

“D) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı

Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.

8) Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün 29/04/2021

tarihli ve 291339 sayılı yazısında;

8.1) “27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin birinci maddesinin (D) bendi

kapsamına girenlerden emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenmesi mümkün bulunduğu,

8.2) Bu Kararnamenin birinci maddesinin (A) bendi kapsamına ise, aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu,926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu,3466 sayılı

Uzman Jandarma Kanunu,2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve

Savcılar Kanununa göre almakta olan personelin girdiği,

8.3) Diğer taraftan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 1 inci maddesinde terör; cebir ve şiddet

kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen

Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek,

Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemler olarak tanımlandığı,

8.4) Ayrıca, 3713 sayılı Kanunun 20/A maddesinin birinci fıkrasında ise “Türk Ceza Kanununun İkinci

Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ve bu Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” hükmüne yer verildiği,

8.5) Öte yandan, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin “Kamu

personeline ilişkin tedbirler” başlıklı maddelerinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca

Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve KHK’lara ekli listelerde yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği, kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetlerinin alınacağı ve bu kişilerin görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecekleri, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekleri, bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevlerinin de sona ermiş sayılacağı, bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisanslarının iptal edileceği ve bu kişilerin oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilecekleri, bu kişilerin özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacakları, bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurulularınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulacağı ve bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlarının iptal edileceği, kamu görevinden çıkarılanların, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacakları yönünde düzenlemelere yer verildiği,

8.6) Bu itibarla, OHAL kapsamında çıkartılan KHK’larla görevine son verilen personele 375 sayılı

KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun, yukarıda belirtilen hükümler de göz önünde bulundurularak ilgili idarelerce karar verilmesi gerektiğinin, ayrıca ilgililerin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları yönünden mahkemelerce verilmiş ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı vb. kısıtlamaların olup olmadığının da idarelerce dikkate alınması gerektiğinin değerlendirildiği,” hükümleri yer almıştır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

/

9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin

konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere; başvuran Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde subay

olarak görev yapmakta iken, 26/07/2016 tarihinde 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılarak Türk

Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesildiğini, sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumunca emekliye sevkinin onaylandığını belirterek; 375 sayılı KHK hükmü kapsamında emekli tazminatı (harcırah) ödenmesini talep etmektedir.

11) Başvuru konusuna ilişkin olarak İdare tarafından yapılan açıklamada; Olağanüstü Hal Kapsamında

düzenlenen Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan personelin, “Emekli Olanlara

Ödenen Tazminat” kapsamında yurtiçi sürekli görev yolluğunun ödenmesinin uygun olmayacağı gerekçesiyle harcırah talebinin reddedildiği belirtilmiştir.

12) Emeklilere önceden harcırah verilmekte iken, emekli olunca nereye yerleşeceği, beyana göre ne kadar

masraf ödeneceği konusunda ihtilaflar doğması nedeniyle, 375 sayılı KHK ile “tazminat” adı altında standart bir ödeme getirilmiştir.

13) KHK ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olup emekli yolluğu talep edenlere tazminat

ödenip ödenemeyeceği konusunda yaşanan tereddüt nedeniyle Milli Savunma Bakanlığı Bütçe ve Mali

Hizmetler Genel Müdürlüğünün 16/08/2016 tarihli ve 9690-479-16 sayılı yazısıyla (mülga) Maliye

Bakanlığından görüş sorulduğu, ancak söz konusu Bakanlık tarafından herhangi bir görüş verilmediği; ayrıca Milli Savunma Bakanlığı BÜTMH Mali Yönetim Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın 05/04/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla “mecburi hizmet yükümlülükleri, 15 Temmuz 2016 tarihindeki kalkışma nedeniyle oluşan kamu zararlarından dolayı sorumluluk durumu vb. hususlar göz önünde bulundurularak ödemenin yapılıp yapılamayacağının idarenin takdirinde olduğu” şeklinde görüş verildiği ve bu konudaki taleplerin bu görüşe istinaden reddedildiği anlaşılmaktadır.

14) 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 220/A maddesi uyarınca Bakanlığın görev alanına giren

hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek ve bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri giderme görevi bulunan Hazine ve Maliye Bakanlığı

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün, bilgi ve görüş talebimiz üzerine Kurumumuza gönderdiği 29/04/2021 tarihli ve sayılı yazısında, 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenmesi konusunda kamu görevlisi olma şartına yer verilmediği, 3713 sayılı

Terörle Mücadele Kanunu’nun ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin bazı hükümleri göz önünde bulundurularak idarece karar verilmesi gerektiğinin ifade edildiği, bakılmakta olan uyuşmazlıkta işaret edilen mezkur hükümler çerçevesinde başvuranın malları ile hak ve alacakları yönünden ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz veya tasarruf yetkisini kısıtlayıcı tedbirler bulunduğu yönünde idarece herhangi bir bilgi belge sunulmamış ise de; başvuran ile benzer durumda olanların davalarının görülmesinin uzun zaman alması nedeniyle ve kamu zararı sebebiyle haciz işlemlerinin yapılması işleminin devam ettiğinin belirtildiği görülmektedir.

15) Bununla birlikte, idare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerde, Ankara 19. Ağır Ceza

Mahkemesi’nin Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada müvekkilin müebbet hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın halihazırda Yargıtay aşamasında olduğu ve kesinleşmediği, ayrıca

kamu görevinden çıkarma işlemine karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurduğu ve söz konusu başvurunun reddedildiği, ret kararına karşı Ankara 22. İdare Mahkemesi Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu belirtilmektedir.

16) Konuyla ilgili olarak KHK ile ihraç edildikten sonra emekli edilenler tarafından İçişleri Bakanlığı

aleyhine açılan davalarda; Kocaeli 2. İdare Burdur Valiliği (İl Emniyet Müdürlüğü) aleyhine Isparta İdare

Mahkemesi nezdinde açılan davalar üzerine, Isparta İdare Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve sayılı kararı ile 05/02/2021 tarihli ve sayılı kararlarda, polis memuru olarak görev yapmakta iken kamu görevinden ihraç edildikten sonra emekli olanların tazminat talepleri reddedilmesi üzerine açtıkları davalarda davacıların talep ettikleri tazminatın talep tarihi itibariyle işletilecek faiziyle birlikte ödenmesi yönünde karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, Kastamonu İdare

Mahkemesi 29/05/2019 tarihli ve sayılı kararıyla, Eskişehir İdare Mahkemesi de 14/02/2020 tarihli ve kararıyla benzer şekilde karar vermiştir.

17) Benzer konuda Kurumumuzun 13/09/2021 tarihli ve 2021/5929 sayılı Ret Kararında da; başvuranın

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Esas sayılı dosyasında Türk Ceza Kanununun 309/1 maddesi kapsamında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suç isnadıyla ile yapılan yargılamasında müebbet hapis cezası verildiğine ilişkin hüküm özetinin bulunduğu, bu kapsamda 3713 sayılı Kanunun 20/A maddesi ve olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin

“Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı maddelerinde yer alan hükümler uyarınca ilgililere yapılacak ödemelerde, ilgililerin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları yönünden mahkemelerce verilmiş ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı vb. kısıtlamaların olup olmadığının da idarelerce dikkate alınması gerektiği ve talep ettiği tazminatın idare tarafından ödenmemesi gerekçesinin hukuka uygun olduğu, dolayısıyla idarece gerçekleştirilen eylem ve işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

18) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili

mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın yukarıda yer verilen mahkeme kararlarında vurgulandığı üzere belirli statüde görevlendirilen çalışanların sosyal ve parasal haklarının geliştirilmesi amacıyla getirilen parasal bir hak olduğu, Maliye Bakanlığının görüş yazısı ve mahkeme kararları da gözetilerek emeklilik tazminatı ödenmesi için mevzuatta ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartının aranmadığı, öte yandan başvuranın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Esas sayılı dosyasında Türk Ceza

Kanununun maddesi kapsamında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suç isnadıyla ile yapılan yargılamasında müebbet hapis cezası verildiğine ilişkin hüküm özetinin bulunduğu, bu kapsamda

3713 sayılı Kanunun 20/A maddesi ve olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde

Kararnamelerin “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı maddelerinde yer alan hükümler uyarınca ilgililere yapılacak ödemelerde, ilgililerin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları yönünden mahkemelerce verilmiş ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı vb. kısıtlamaların olup olmadığının da idarelerce dikkate alınması gerektiği, Milli Savunma Bakanlığı BÜTMH Mali Yönetim Kontrol Dairesi

Başkanlığı’nın 05/04/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilenlerin ihraç edilmeden önceki hak edişlerinin ödenmesinde “mecburi hizmet yükümlülükleri, 15

Temmuz 2016 tarihindeki kalkışma nedeniyle oluşan kamu zararlarından dolayı sorumluluk durumu vb.

hususların göz önünde bulundurulması gerektiğine yer verildiği ve başvuranın durumunun bu kapsamda değerlendirildiği anlaşıldığından idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİ’ne; Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ

KOMUTANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi