|
ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, yeterli delil ve gerekçe sunulmadan gerçekleştirildiğini, Anayasa’nın 15. maddesi gereğince OHAL döneminde alınan tedbirlerin sınırlı olması gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, adil yargılanma hakkı, savunma hakkı ve diğer temel haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Danıştay, davacının iddialarının İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen itiraz nedenlerinden hiçbirine uymadığını belirterek, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna varan ceza yargılaması kararını dikkate almıştır. Bu bağlamda, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının iddialarını yeterli bulmamış ve temyiz aşamasında adli yardım talebinin devam ettiğine dair düzenlemeleri hatırlatmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin disiplin işlemleri ve temel hakların korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5552 E. , 2024/8034 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5552
Karar No : 2024/8034
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Çanakkale İli, Lapseki Toplum Sağlığı Merkezi bünyesinde hemşire olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın … tarih … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın birçok açıdan mevzuata, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, hakkında eksik araştırma yapıldığı, somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, Anayasa’nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL’in gerektirdiği ölçüde ve OHAL’e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Anayasa’nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına dair kişiselleştirme yapılmadığı, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, isnadı öğrenme hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel yaşama, aile yaşamına, konut ve haberleşmeye saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, emeklilik hakkının, sosyal güvenlik hakkının, hukukun üstünlüğü ilkesinin, eşitlik ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, “non bis in idem” ilkesinin ihlal edildiği, Devlet’e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararında yer alan; “…Sanığın (davacının) kullanmış olduğu … numaralı GSM hattına ilişkin Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre; kullanıcı ID’sinin ‘ … ‘, kullanıcı adının ‘…’, şifresinin ‘ay?enur’ olduğu, …” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.