|
ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin iptali talebiyle açtığı davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini reddetti. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiğini ve hakkında yeterli delil olmaksızın işlem yapıldığını öne sürdü. Ayrıca, olağanüstü hal döneminde alınan tedbirlerin sınırlı olması gerektiğini belirtti.
Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının, Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar ve davacının kendi beyanlarıyla sabit olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, davacının kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğunu belirtti. İdare Dava Dairesi’nin kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, temyiz isteminin reddine gerekçe oluşturacak bir durum bulunmadığına karar verildi. Sonuç olarak, Danıştay, davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle temyiz aşamasında yargılama giderlerinin davacıdan tahsil edilmesine hükmederek, Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Bu karar, kamu görevinden çıkarılma işlemlerinin hukuki dayanağının sağlam olduğunu ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edilmediğini ortaya koymaktadır. |
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4345 E. , 2024/7933 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4345
Karar No : 2024/7933
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Salt davalı idarenin savunmaları esas alınarak istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlaline sebebiyet verildiği, hakkında Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak olarak gösterilemeyeceği, hakkında verilen kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, iltisak ve irtibat kavramlarının öngörülebilir olmadığı, evrensel hukuk ilkelerine aykırı şekilde kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında soruşturma yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı anlaşılmış olup, örgüt ile ilk temas kurma şekli, örgütle bağlantı kurmasına neden olan kişiler, kendisiyle nasıl irtibat kurulduğu hususlarında beyanda bulunan ve örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla kendi bilgisi ölçüsünde, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli ve örgüt mensuplarını tespite yarayacak bilgiler veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.