|
ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın kararını incelemiştir. Davacı, ceza yargılamasında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı alındığını, bu durumun kamu görevine son verilmesini gerektirmediğini ve Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, ceza mahkemesi kararının masumiyet karinesi ilkesine göre bir sonuç doğurmadığını, ceza yargılamasında elde edilen delillerin davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan ilişkisini belirlemede önemli olduğunu vurgulamıştır.
Dava sürecinde, davacının etkin pişmanlık gösterdiği, ancak bu durumun kamu görevinden çıkarılmasını engellemediği belirtilmiştir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının hukuka uygun olduğunu ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin terör örgütleriyle ilişkilerinin değerlendirilmesinde ceza yargılaması sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/15711 E. , 2024/6888 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/15711
Karar No : 2024/6888
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Kurulu Başkanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu’nun … tarih ve … numaralı oturumu sonucunda alınan …sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılaması neticesinde hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verildiği, bu kararın kamu görevine son verilmesini gerektirmediği, öğrenciyken bu yapıyla temasının olduğu, terör örgütü olduğunu öğrendiği zaman tüm ilişkisini bitirdiği, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, eğitim hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Esma Gül Şeker
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK’nın “etkin pişmanlık” hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.