|
ÖZET: Danıştay kararında, kamu görevinden ihraç edilen bir çalışanın, göreve iade edilmesinin ardından geriye dönük mali haklarına ilişkin yasal faiz talebinin reddedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmuştur. Başvuran, 06.01.2017 tarihinde ihraç edilip, 26.12.2018 tarihinde göreve iade edilmiş, ancak geriye dönük mali haklarının faizi ile ödenmesini talep etmiştir. İdare, bu talebi reddetmiştir.
Kararda, kamu görevlisinin maaş kesintilerinin faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, bu durumun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın parayı kullanamamasından kaynaklanan yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. İdarenin, başvuranın talebini reddetmesi, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünü ihlal etmektedir. Sonuç olarak, başvuranın yasal faiz talebinin kabul edilmesi gerektiği ve Adalet Bakanlığı’na bu yönde tavsiyede bulunulması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin, bu karar üzerine 30 gün içinde işlem tesis etmesi zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3075-S.23.5165
BAŞVURU NO : 2022/13900
KARAR TARİHİ : 10/03/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevinden çıkarılan ve göreve iade edilen personele ödenen mali haklara ilişkin geriye dönük faiz ödemesi yapılması hk.
BAŞVURU TARİHİ : 26/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Balıkesir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde İnfaz
Koruma Memuru olarak görev yapmakta iken, Adalet Bakanlığınca açığa alındığını, 06.01.2017 tarihinde
679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevden ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu’nun, göreve iade edilmesine ilişkin başvuruyu değerlendirmesi sonucunda 26.12.2018 tarih ve sayılı kararı ile göreve iade edildiğini, 25.01.2019 tarihinde Balıkesir Denetimli Serbestlik
Müdürlüğünde İnfaz Koruma Memuru olarak göreve başladığını, OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edilen ve geriye dönük olarak mali haklarını alan kişilere yasal faiz ödemesinin yapılacağına ilişkin
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 01.12.2021 tarihli ve sayılı
‘Geriye Yönelik Mali Hakların Ödemesinde Yasal Faiz Ödenmesi Hakkındaki’ yazısına istinaden
12.08.2022 tarihinde Balıkesir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden geriye dönük olarak ödenen mali
haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihi olan 06.01.2017 tarihi ile yasal faiz ödeme işleminin yapılacağı tarihine kadar geçecek süre baz alınarak hesaplanacak yasal faizin ödenmesini talep ettiğini ancak Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 17/12/2021 tarih ve sayılı görüş yazısı ilgi tutularak Balıkesir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 08.09.2022 tarihli yazı ile talebinin reddedildiğini belirterek geriye dönük ödenen mali haklarının yasal faizinin ihraç olduğu
06.01.2017 tarihinden itibaren tarafına ödenmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Bilgi ve belge talebine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce verilen 21/2/2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan tarafından, Kurumunuza yapılan ilgi başvuru incelenmiştir. Adı geçen başvurusunda özetle; 06.01.2017 tarihinde 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu tarafından 26.12.2018 tarihinde görevine iade edildiğini, 25.01.2019 tarihinde
Balıkesir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde görevine başladığını, ihraç olduğu döneme ait mali haklarının faizi ile ödenmesini talep ettiğini ancak Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın 17.12.2021 tarih ve sayılı görüş yazısı ilgi tutularak Balıkesir Denetim Serbestlik
Müdürlüğü’nün 08.09.2022 tarihli yazısı ile talebinin reddedildiğini belirterek geriye dönük ödenen mali haklarının yasal faizinin ihraç olduğu 06.01.2017 tarihinden itibaren tarafına ödenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
2.2. Ceza İnfaz Kurumları ve Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde görev yapan personele ilişkin önceki görüş yazılarımızda görevinden uzaklaştırılan veya kamu görevinden çıkarılan personelin göreve iade edilmesi ve geriye yönelik mali haklarının ödenmesinde, faiz ödenmesine ilişkin mahkeme kararı olmaksızın faiz ödemesi yapılmaması yönünde görüşler verilmiş olmakla birlikte; 16.09.2021 tarih ve sayılı Strateji Geliştirme Başkanlığının görüş yazısı doğrultusunda, göreve iade edilen personelin geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmasının uygun olacağı, öte yandan geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmayanlar açısından ise talep olunması halinde faiz ödemesi yapılırken İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan dava açma sürelerinin de (geriye yönelik maaş ödemesi yapıldığı tarihten itibaren en geç dava açma süresi içerisinde faiz isteminde bulunulması halinde) dikkate alınması gerektiği düşünüldüğü;
2.3. Bu itibarla,
– Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılmamış ya da bu süre içerisinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı;
– Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren; faiz ödenmesine ilişkin idareye İYUK madde 11 kapsamında dava açma süresi içerisinde başvuruda bulunulmasına karşın, 30 gün içerisinde (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.) idarenin açık ret ya da zımnen ret cevabı üzerine personel tarafından kalan sürede dava açılmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı,
– 1’inci ve 2’nci maddelere göre süreleri geçiren personel tarafından idareye yeniden faiz ödenmesi talebinde bulunulması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı,
– Personel tarafından, geriye yönelik ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmuş olması halinde (2’inci maddede belirtilen durum hariç)
ise faiz ödemesinin yapılabileceği,
2.4. Adı geçen tarafından, 06/01/2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde
Kararname ile kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle Bakanlığımız aleyhine açılan davada verilen;
Balıkesir İdare Mahkemesi’nin 28/02/2017 tarihli, Esas ve Karar sayılı kararında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar
/
verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyati, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesi ile tesis edilen işlemlerin doğrudan dava konusu edilmesi mümkün olmayıp ancak yapılacak başvuru neticesinde Olağaüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından alınacak kararların dava konusu edilebileceği,
Olayda, davacı kamu görevinden doğrudan Kanun Hükmünde Kararname hükmü ile çıkarılmış olup kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak hakkında tesis edilmiş herhangi bir idari işlemin mevcut olmadığının anlaşılması karşısında uyuşmazlığın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılarak davanın “İncelenmeksizin Reddine” karar verildiği,
2.5. Konuya ilişkin olarak; mevzuat hükmü çerçevesinde uzlaşma yoluna gidilemeyeceğinin değerlendirildiği,
2.6. Adı geçene yapılan maaş ödemesi sonrasında ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılmadığı ya da bu süre içerisinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunmamış olması nedeniyle faiz ödemesinin yapılmadığı,
hususları kaydedilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde
“Kararların sonuçları:(1)(2)- 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.(…)”
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ‘Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü’ başlıklı 141 inci maddesinde “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş
olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”,
7. 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “İade hükümleri” başlıklı 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında “İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (…)”
8. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(Değişik: 25/7/2018-7145/22 md.) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine
iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. (İptal üçüncü cümle:
Anayasa Mahkemesi’nin 24/12/2019 tarihli ve E.:2018/159, K.: 2019/93 sayılı Kararı ile.) (…) İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) ”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 06.01.2017 tarihinde 679 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile görevinden ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından
26.12.2018 tarihinde görevine iade edildiğini, 25.01.2019 tarihinde Balıkesir Denetimli Serbestlik
Müdürlüğünde görevine başladığını, ihraç olduğu döneme ait mali haklarının faizi ile ödenmesini talep ettiğini ancak Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın 17.12.2021 tarih ve sayılı görüş yazısı ilgi tutularak Balıkesir Denetim Serbestlik Müdürlüğü’nün 08.09.2022 tarihli yazısı ile talebinin reddedildiğini belirterek geriye dönük ödenen mali haklarının yasal faizinin ihraç olduğu 06.01.2017 tarihinden itibaren tarafına ödenmesini talep etmiştir.
11. İdarece sunulan eklerde yer verilen Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün “Geriye
Dönük Faiz Ödemesi Hakkında” konulu 27/12/2021 tarihli sayılı görüşünde özetle;
11.1. Ceza İnfaz Kurumları ve Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde görev yapan ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunun 137’nci ve devamı maddeleri uyarınca açığa alınarak kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılanların daha sonra Ohal Komisyonu kararı veya Mahkeme kararı ile görevine iade edilmesi halinde, geriye dönük mali haklarının faizine ilişkin idare mahkemelerinde devam eden davalar olduğundan geriye dönük faiz ödemesiyle ilgili devam eden davalar sonuçlandıktan sonra mı, yoksa görüş yazılara göre geriye dönük faizi hak edenlere dava sonucu bekletilmeden mi ödeme yapılması hususunda hasıl olan tereddütün giderilmesi bakımından Genel Müdürlüğümüzden görüş istenilmektedir.
11.2. Yukarıda belirtilen durumda olanların, faiz talepleri bakımından; Strateji Geliştirme Başkanlığının
16.09.2021 tarih ve sayılı yazısında;
“önceki tarihli görüş yazılarımızda görevinden uzaklaştırılan veya görevinden ihraç edilen personelin göreve iade edilmesi dolayısıyla geriye yönelik mali haklarının ödenmesinde, faiz ödenmesine ilişkin mahkeme kararı olmaksızın faiz ödemesi yapılmaması yönünde görüşler verilmiş olmakla birlikte; Anayasa
Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.02.2019 tarih ve başvuru nolu kararı, akabinde Anayasa
Mahkemesinin kararı doğrultusunda verilen ve yazılarda aktarılan İdare ve Bölge İdare Mahkemeleri kararları, Kamu Denetçiliği Kurumunun tavsiye kararı ve Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
13.08.2021 tarihli ve sayılı görüşü doğrultusunda, göreve iade edilen personelin geriye yönelik mali
hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmasının uygun olacağı, öte yandan geriye yönelik mali hakları ödenirken faiz ödemesi yapılmayanlar açısından ise talep olunması halinde faiz ödemesi yapılırken İdari
Yargılama Usulü Kanununda yer alan dava açma sürelerinin de (geriye yönelik maaş ödemesi yapıldığı tarihten itibaren en geç dava açma süresi içerisinde faiz isteminde bulunulması halinde) dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir.” şeklindeki görüşte de belirtildiği üzere,
11.3. Dava konusu edilmemiş faiz talepleri bakımından talebin dava açma süresi içinde olup olmadığı hususu dikkate alınarak mahkeme kararı aranmaksızın ödeme yapılmasına devam edilmesi, faiz talebini süresinde dava konusu eden ve davaları halen derdest olanlar bakımından ise davacı ile ödemeyi yapacak birimin karşılıklı mutabık kalması ve davasından feragat ederek feragat dilekçesini mahkemeye sunması durumunda faiz ödenmesinde yasal bir engel olmadığı, aksi takdirde dava sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.
açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.
12. Yine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 04.01.2022 tarihli sayılı
“Geriye Yönelik Mali Hakların Ödemesinde Yasal Faiz Ödenmesi Hakkında” konulu yazısında özetle;
27.12.2021 tarih ve sayılı Strateji Geliştirme Başkanlığının görüş
yazısında da belirtildiği üzere;
12.1. Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılmamış ya da bu süre içerisinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı;
12.2. Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren; faiz ödenmesine ilişkin idareye İYUK madde 11 kapsamında dava açma süresi içerisinde başvuruda bulunulmasına karşın, 30 gün içerisinde (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu
fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.) idarenin açık ret ya da zımnen ret cevabı üzerine personel tarafından kalan sürede dava açılmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı,
12.3. 1 ve 2 nci maddelere göre süreleri geçiren personel tarafından idareye yeniden faiz ödenmesi talebinde bulunulması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağı, 4) Personel tarafından, geriye yönelik ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmuş olması halinde (2 inci maddede belirtilen durum hariç) ise faiz ödemesinin yapılabileceği,
kaydedilmiştir.
13. Öte yandan konuyla ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı hükümlerinde, daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilmekte ve iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL Kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin 07/02/2019 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında;
13.1. “23. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir (…) faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai v.b. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema v.s. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmasının, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yanı alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı gerekçesinin de eklenmesi suretiyle, ilk kararının davacının faiz talebinin kabulüne ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.”
13.2. “25. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır.
Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).”
13.3. “39. Bu durumda açığa alınmakla birlikte sonradan görevine iade edilen başvurucuya söz konusu maaş kesintisinin ödenmesi gerektiği kamu makamlarınca saptanmış bir olgudur. Bu maaş tutarlarının başvurucunun statüsü gereği ödendiği ve onun mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ise kuşkusuzdur.
/
Sonuç olarak söz konusu idari ve yargısal sürece bir bütün olarak bakıldığında ceza soruşturması nedeniyle açığa alınan kamu görevlisi başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki maaşından yapılan kesintilerin yaklaşık 5 ile 11 yıl arasında değişen sürelerde kendisine iade edilebildiği, haklı bir gerekçesi ortaya konulamayan bu gecikmenin de belirtilen sürelerin uzunluğu dikkate alındığında makul görülemeyeceği anlaşılmaktadır.”
13.4. “40. Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir (bkz. §§ 23, 24). Dolayısıyla somut olay bağlamında derece mahkemelerinin başvurucuya faiz ödenmemesine ilişkin olarak yukarıdaki içtihattan farklılaşan yorumu, sonuç olarak başvurucunun alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesine yol açmaktadır.”
13.5. “41.Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” (…)
yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.
14. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, Ombudsmanın 2020/6300, 2020/97640, 2020/91948, 2021/1068, 2022/9794 numaralı emsal kararları birlikte değerlendirildiğinde; görevinden uzaklaştırılan ya da ihraç edilen kamu görevlilerinin, görevinden uzaklaştırıldığı ya da açıkta geçen dönemde mahrum kaldığı parasal haklarının faiz ödemesinin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, başvuranın mahrum kaldığı mali haklarının enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını devletin giderme yükümlülüğü bulunduğu, başvuranın görevden alınma, göreve iade ve göreve başlama sürecinde geçen süre zarfında parayı kullanamamasından kaynaklanan ve yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği, değer kaybının oranını gözeterek başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bunun, kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu değerlendirilerek hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, dolayısıyla başvuranın geriye dönük ödenen mali haklarına ilişkin yasal faizin, mülkiyet hakkı kapsamında ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup başvuruya konu idarenin söz konusu ilkelere uygun davrandığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması 16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın yasal faiz talebinin idarece reddi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan, başvuranın talebinin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi ve başvurana yasal faiz ödenmesi yönünde
ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/