|
ÖZET: Danıştay kararı, tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen bir başvurunun reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, kamu görevinden ihraç edildiği için uzmanlık eğitimine devam edemeyeceğini belirtmiştir. İlgili idare, uzmanlık eğitiminin sağlık hizmeti sunumuyla iç içe olduğunu ve bu nedenle kamu hizmetine iştirak edilmeden eğitimin tamamlanamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanların eğitim haklarının da kısıtlandığına dikkat çekilmiştir.
Kararda, tıpta uzmanlık eğitiminin yalnızca bir eğitim süreci değil, aynı zamanda kamu hizmeti ile bağlantılı bir süreç olduğu vurgulanmıştır. İlgili mevzuat gereği, uzmanlık eğitimi için gerekli olan kadro ve pozisyon şartlarının sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. Bu durum, uzmanlık eğitiminin kamu görevine bağlı olarak yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/3887-S.21.6399 2021/3887-S.21.6400
BAŞVURU NO : 2020/96445
KARAR TARİHİ : 11/03/2021
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Tıpta uzmanlık eğitimine devamın sağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2020
I. BAŞVURADAKİ İDDİA VE TALEPLER
1) Kurumumuza 14.09.2020 tarihinde Av. tarafından adına
yapılan başvurularda, özetle; ’nın tıpta uzmanlık eğitimine devamının sağlanması talebine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına ve Selçuk Üniversitesine başvurularda bulunulduğu ve ’nın uzmanlık eğitimini tamamlaması için ilişiğinin kesildiği kurumda bitirmesi, bu mümkün değilse uzmanlık eğitimini tamamlayabileceği bir kuruma yerleştirilmesi için karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 30.09.2020 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge talepli yazısına
cevaben;
2.1) Sağlık Bakanlığının 18.10.2020 tarihli yazısında;
2.1.1) Ülkemizde uzmanlık eğitiminin sağlık hizmeti sunumuyla iç içe geçmiş ve dolayısıyla
kamu hizmetinin sunumuna iştirak edilmeksizin alınması mümkün olmayan bir eğitim olduğu, bu yüzden söz konusu eğitimin, uzmanlık öğrencisinin sağlık hizmeti sunan eğitim kurumlarında istihdamını zorunlu kıldığı, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi
Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde Uzmanlık öğrencisinin, “kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişilerdir.” şeklinde tanımlanıp “Programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şekli, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir.” hükmüne yer verilmiş olmasının uzmanlık eğitimi ile kamu hizmetinin farklı veya birbirinden ayrı değerlendirilebilir olduğunu göstermediği, aksine bu eğitim sırasında istihdamın zorunlu olduğunu ancak eğitim verilen kurumların farklı statülerde olması sebebiyle istihdam rejiminin de farklı olduğunu ortaya koymak üzere getirilmiş bulunduğu, nitekim aynı
Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, uzmanlık eğitimine “atama ve göreve başlama”dan ve “görevine başlamayanların atamalarının iptali”nden, 7 nci fıkrasında, “adayların yerleştirilmesine rağmen durumlarının atanmaya uygun olmaması”ndan, 8 inci fıkrasında, “programlara yerleştirilenlerin ataması kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılacağı”ndan söz edilmiş olması ve nihayet 9 uncu fıkrasında, “Yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanlar uzmanlık eğitimine başlatılmazlar. Şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine son verilir.” denilmiş olması karşısında uzmanlık eğitimine başlamanın ve bu eğitime devamın uzmanlık öğrencisinin tabi olduğu mevzuatın cevaz vermesine bağlı olduğu, başka bir ifade ile sırf sınavda başarı ve yerleştirme işleminin uzmanlık öğrencisi statüsü kazandırmadığının anlaşıldığı; öte yandan, 2547 sayılı Kanun’un lisansüstü eğitimin usul ve şartlarını düzenleyen 50 inci maddesinden hareketle de uzmanlık öğrenciliğinin kamu hizmeti ve görevinden ayrılabileceğinin kabul edilemeyeceği, aksine bu hükmün (e) bendine göre, “üniversitelerde tıpta uzmanlık öğrenimi yapanlara verilecek aylık veya ödeneklerin tespitinde, aynı durumda bulunan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığındaki personelinin aylık ve ödeneklerinin göz önünde tutulması” gerekmekte olup bu hükmün dahi uzmanlık eğitiminin doğası gereği eğitime devamla istihdam ilişkisinin eğitimin ayrılmaz parçası olduğunu ortaya koyduğu;
2.1.2) Kamu görevine girişe veya kamu görevine devama engel bir hukukî durum mevcut ise
bunun uzmanlık eğitimine de engel olduğu, nitekim tıpta uzmanlık mevzuatının (kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir diyerek) atıfta bulunduğu yükseköğretim mevzuatında da benzeri düzenlemeler bulunduğu, Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına
Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, bu Yönetmelik kapsamındaki öğretim elemanı kadrolarına yapılacak atamalarda; 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen şartları taşımanın zorunlu olduğu; memuriyetten çıkarılmış olan birinin eğitimini Tıp Fakültesinde veya başka bir kurumda tamamlamasının mümkün olmadığı;
2.1.3) Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan ve başvuruları
Bakanlıklarınca kabul edilmeyen bazı kişilere ait yargı kararlarının ekte gönderildiği;
2.2) Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığının 22.10.2020 tarihli ve
E. sayılı yazısında;
2.2.1) Üniversiteleri Tıp Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak görev yapmakta iken
FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında 29.04.2017 tarih ve 30052 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gereğince kamu görevinden çıkarılan başvuranın yarım kalan eğitimini tamamlamak üzere Üniversitelerine geri dönme talebine ilişkin olarak tıpta uzmanlık eğitiminin sadece eğitim durumunu kapsamadığı, aynı zamanda Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11 inci ve 13 üncü maddeleri kapsamında kadro ile yapılan çalışma ve alınan bir eğitim olduğu, bu eğitimin aynı zamanda eğitim alınan bölümde kadro tahsisini, aralıksız çalışmayı, inceleme ve araştırma ve sair hususlarını da içerdiği, yani tıpta uzmanlık eğitimi alan kişinin aynı zamanda eğitim aldığı kurumda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında çalışan devlet memuru sıfatının da bulunduğu;
2.2.2) Bu durumda başvuranın 689 sayılı KHK ile ihraç edilmiş olmasının halen ihraç edilmiş
olma durumunu değiştirecek yargı kararı veya başka bir yasal değişikliğin olmamasının, tıpta uzmanlık eğitiminin sadece eğitimden ibaret olmaması ve aynı zamanda devler memurluğu şartlarını da taşımayı gerektirdiğinden başvuranın mevcut şartları altında yarım kalan tıpta uzmanlık eğitimine Üniversiteleri bünyesinde devam etmesinin uygun olmadığının değerlendirildiği;
Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
3) Yükseköğretim Kurulu başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığının 27.07.2020 tarihli ve
E. sayılı yazısıyla başvuran vekiline verilen cevapta;
3.1) Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimim Yönetmeliği’nin “Uzmanlı eğitimine giriş
sınavlarının sonuçları, yerleştirme ve uzmanlık eğitimine başlama” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(6) ÖSYM tarafından yerleştirilenler, uzmanlık eğitimine başlatılmak üzere gereken işlemlerin yapılması için sonuçların ilanı tarihinden itibaren on iş günün içerisinde ilgili kuruma başvurur. Uzmanlık eğitimine atama ve göreve başlama işlemleri kırkbeş gün içinde tamamlanır. Uzmanlık eğitimine başlamasına mani ve kabul edilebilir kanuni gerekçeleri olmaksızın görevine başlamayanların atamaları iptal edilir. (7) Adayların tercih etmemesi, adayların yerleştirilmesine rağmen durumlarının atanmaya uygun olmaması veya yerleştirilmesi yapılan adayların başvuru süresi içinde başvurmaması nedeniyle boş kalan kontenjanlar, ilgili kurumlar tarafından başvuru süresinin sona ermesinden itibaren on iş günü içinde ÖSYM’ye bildirilir. ÖSYM tarafından ilgili sınav döneminde bir defaya mahsus olmak üzere otuz gün içinde ek yerleştirme yapılır. (8) ÖSYM tarafından programlara yerleştirilenlerin ataması kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılır. (9) Yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanlar uzmanlık eğitimine başlatılmazlar. Şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine son verilir.” hükümleri bulunduğu;
3.2) Tıpta yan dal uzmanlık eğitiminin yürürlükteki mevzuat uyarınca yükseköğretim kurumları
bünyesindeki tıp fakültelerinde araştırma görevlisi kadrosunda, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinde ise asistan kadrolarına atanmak suretiyle gerçekleştirildiği, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nda araştırma görevlisi kadrolarına atamalarda hangi şartların aranacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, adı geçen Kanun’un 20 nci maddesinde “Bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü bulunduğu, 2547 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile 50 nci maddesinde araştırma görevlisi kadrolarına atamalarda aranılan şartlar yer almadığından bu kadrolara atamalarda 2914 sayılı Kanun’un 20 nci maddesindeki hükme dayanılarak 657 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinde belirtilen şartların sağlanması gerektiği, bahse konu hükümler uyarınca Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitiminin kadro ile ilişkilendirilmesi nedeniyle söz konusu eğitimin kadroda bulunmadan sürdürülemediği;
Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 09.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 14.04.1928 tarihli ve 863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1219 sayılı Tababet ve
Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un;
6.1) Ek 14 üncü maddesinde; “Uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara
göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesi Tıpta
Uzmanlık Kurulunca belirlenir.”
6.2) Ek 15 inci maddesinde; “(Ek:15.11.2018-7151/5 md.) Terör örgütlerine veya
Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek ilgili mevzuat çerçevesinde kamu görevinden çıkarılan veya güvenlik soruşturması sonucuna göre kamu görevine alınmayan tabiplerden Devlet hizmeti yükümlüsü olanlar, çıkarılma veya göreve alınmama kararının verildiği tarihten itibaren,
7.5.1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 3 üncü maddesinin
birinci fıkrasında üçüncü grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile dördüncü grup ilçe merkezleri için belirlenen Devlet hizmeti süresinin sonunda mesleklerini icra edebilirler. Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirirken kamu görevinden çıkarılanların hizmet süreleri bu süreden düşülür.”
7) 23.7.1965 tarihli ve 12056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun “Genel ve özel şartlar” başlıklı 48 inci maddesinde; “(Değişik:
12/5/1982 – 2670/14 md.) Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
1. Türk Vatandaşı olmak, 2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak, 3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, 4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak, 5. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu
düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm (1)
olmamak.
6. Askerlik durumu itibariyle; a) Askerlikle ilgisi bulunmamak, b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak, c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak, 7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (…) akıl hastalığı (…) bulunmamak.
8. (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) (İptal: Anayasa
Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile)
B) Özel şartlar:
1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak, 2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.”
8) 6.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;
8.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3) Tıpta Uzmanlık: Sağlık
ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.”
8.2) “Lisans üstü öğretim” başlıklı 50 nci maddesinde; “Usul ve şartları; a. Lisans düzeyinde
öğrenim gördükten sonra, yükseköğretim kurumlarında yüksek lisans, veteriner hekimlikte uzmanlık, doktora ya da tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenler, yükseköğretim kurumlarınca usulüne göre açılacak sınavla ve Üniversitelerarası Kurulca tespit edilecek esaslara göre seçilirler… e. Tıpta uzmanlık öğrenimi yapanlara verilecek aylık veya ödeneklerin tespitinde, aynı durumda bulunan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığındaki personelin aylık ve ödenekleri göz önünde tutulur.”
8.3) Geçici 10 uncu maddesinde; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamına
giren yükseköğretim kurumlarının asistan kadrolarına atanmış olarak doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimi için çalışmalarda bulunanlar bu kadrolarda bir yıl süre ile bu Kanun hükümlerine göre araştırma görevlisi olarak çalıştırılabilirler. Bunların, bu kadrolara yeniden atanmaları her yıl ilgili yönetim kurullarınca karara bağlanır.”
8.4) Geçici 56 ncı maddesinin (Ek: 22.10.2008-5806/1 md.) 16 ncı fıkrasında; “(16) …Tıpta
uzmanlık eğitimi yapacaklara, ilgili mevzuatta hekimlik ve istihdam için belirtilen şartları taşımaları kaydıyla uzmanlık eğitimine devam hakkı verilir.”
8.5) Geçici 65 inci maddesinde; “(Ek: 2.1.2014-6514/15 md.) … Yeni bir düzenleme
yapılıncaya kadar, yükseköğretim kurumlarında tıpta uzmanlık eğitimi yapmakta olan tabip araştırma görevlileri, uzmanlık eğitimlerini tamamladıklarında Sağlık Bakanlığına, uzman olduklarının bildirildiği tarihten sonraki ilk Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurasına kadar kurumları ile ilişkileri kesilmeksizin araştırma görevlisi olarak görev yapmaya devam ederler.”
9) 29.04.2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 689 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin
“Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir. (2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır…”
10) 19.6.2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıpta Uzmanlık
Tüzüğünün;
10.1) “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Tüzükte geçen; … f) Uzmanlık eğitimi: Bu
Tüzük hükümlerine göre uzman olabilmek için gereken tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi ve öğretimi, g) Asistan: Kurumlarındaki kadro unvanları ne olursa olsun bu Tüzük hükümlerine göre uzmanlık eğitimi görenler, … anlamında kullanılmıştır.”
10.2) “Asistan” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Asistan, kurumlarındaki kadro unvanları ne
olursa olsun, tıp veya diş hekimliği uzmanlık ana veya yan dallarından birinde uzman olarak yetiştirilmek amacıyla, bu Tüzük ve özel mevzuat hükümleri çerçevesinde öğrenim, eğitim, araştırma ve uygulama yapmak üzere atanan tıp doktoru veya diş hekimidir. Asistanların atanmalarında kurumlarının özel mevzuat hükümleri uygulanır.”
10.3) “Asistanlığa giriş sınavının şartları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Asistanlık giriş
sınavına (TUS), (DUS) başvurabilmek için; a) Türkiye’de tıp doktoru veya diş hekimliği mesleğini yapmaya yetkili olmak, b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentlerinde sayılan şartlara sahip bulunmak, … e)
Devlet memurluğundan çıkarma cezası almamış olmak, şarttır… Asistanlık giriş sınavı şartlarını taşımaksızın sınava girenler, başarılı olsalar bile uzmanlık eğitimine başlatılamazlar.
Bu şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile asistanlıkları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin asistanlıklarına son verilir.”
10.4) “Asistanlıkta devamlılık, kurum ve dal değiştirme” başlıklı 23 üncü maddesinde;
“Uzmanlık eğitiminin kesintisiz olması şarttır. İlgili mevzuat ve Tüzükte belirtilen hükümler dışında, kendi ihmali sebebiyle sevk tehiri yaptırmadığı için muvazzaf askerliğe başlamak da dâhil herhangi bir sebeple veya kendi isteğiyle uzmanlık eğitimi sona erenler ya da eğitime ara verenler uzmanlık eğitimine tekrar başlayamazlar…”
10.5) “Yönetmelik çıkarılması” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Bu Tüzükte çıkarılması
öngörülen yönetmelikler, Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği adı altında, YÖK’ün uygun görüşü alınmak kaydıyla bu Tüzüğün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içerisinde
Bakanlıkça hazırlanarak yürürlüğe konulur.”
11) 26.04.2014 Resmî Gazete Sayısı: 28983 Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi
Yönetmeliği’nin
11.1) “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “s) Uzmanlık eğitimi: Tıp
veya diş hekimliğinde uzman olabilmek için gereken eğitim ve öğretimi, ş) Uzmanlık öğrencisi:
Kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık eğitimi gören kişiler”
11.2) “Uzmanlık öğrencisi” başlıklı 11 inci maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Uzmanlık
öğrencisi; kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişilerdir. (2) Programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şekli, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir… (7) Uzmanlık öğrencisi, programda bulunan bütün eğiticilerin gözetim ve denetiminde araştırma ve eğitim çalışmalarında ve sağlık hizmeti sunumunda görev alır, deontolojik ve etik kurallara uyar.”
11.3) “Uzmanlık eğitimine giriş sınavlarının sonuçları, yerleştirme ve uzmanlık eğitimine
başlama” başlıklı 13 üncü maddesinin ilgili fıkralarında; “(6) ÖSYM tarafından yerleştirilenler, uzmanlık eğitimine başlatılmak üzere gereken işlemlerin yapılması için sonuçların ilanı tarihinden itibaren on iş günü içerisinde ilgili kuruma başvurur. Uzmanlık eğitimine atama ve göreve başlama işlemleri kırkbeş gün içinde tamamlanır. Uzmanlık eğitimine başlamasına mani ve kabul edilebilir kanuni gerekçeleri olmaksızın görevine başlamayanların atamaları iptal edilir… (8) ÖSYM tarafından programlara yerleştirilenlerin ataması kurumların kendi mevzuatınca program yöneticisinin bulunduğu birime göre yapılır.
(9) Yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanlar uzmanlık eğitimine başlatılmazlar. Şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine son verilir.”
12) 20.04.2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve
Öğretim Yönetmeliği’nin “Diğer hükümler” başlıklı 35 inci maddesinin 7 nci fıkrasında; “Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık doktoraya eşdeğer düzeyde olup, bu uzmanlık eğitimleri
26.4.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde
Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğine göre yürütülür.”
Şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13) Başvurudaki iddialar, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı
kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan
“Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14) Kurumumuza vekil aracılığıyla yapılan başvurularda;
14.1) Müvekkilinin uzmanlık eğitimini tamamlaması için ilişiğinin kesildiği kurumda
bitirmesinin, bu mümkün değilse de uzmanlık eğitimini tamamlayabileceği bir kuruma yerleştirilmesinin, her hâlükârda uzmanlık eğitiminin tamamlanması için karar verilmesinin talep edildiği;
14.2) Vekilin detaylı açıklamalarında, özetle; müvekkilin özel sektörde doktor olarak kamu
hizmeti ifa ettiği, Anayasa’nın 42 nci maddesinde öğrenim hakkının kapsamının kanunla düzenleneceğinin açıkça belirlendiği, 1219 sayılı Kanun’un ek 15 inci maddesine göre kamu görevinden ihraç olanların ve güvenlik soruşturması olumsuz olduğundan doktorluğa başlatılmayanların özel sektörde doktorluk yapma imkânı olduğu; Tıpta ve Diş Hekimliğinde
Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde tıpta uzmanlık eğitimi alınmasına ilişkin ortaya konulan düzenlemelerde kamu göreviyle sıkı sıkıya bağlılık bulunmadığı; mevcut kanuni düzenlemelerde tıpta uzmanlık eğitiminin bir yükseköğrenim niteliğinde değerlendirildiği, özel yetenekleri geliştirmeyi hedeflediği, kişinin eğitim aldığı kurumla memuriyet ilişkisinden ziyade sınavla atanmasına odaklanıldığı, bu çerçevede eğitim hakkının kullanılmasına ilişkin olduğu, ayrıca kişilerin kadrolu olarak bu eğitimi almaları gerektiğine ilişkin kanuni bir zorunluluk bulunmadığı, kaldı ki bir yüksek öğretimin kadrolu olanlara özel verilmesi şartının da başlı başlına eğitim hakkının ihlali niteliğinde olduğu, tıpta uzmanlık eğitiminin bir yükseköğretim olmasından dolayı bu eğitimi almaya hak kazanan öğrencilerin sırf doktorluktan ihraç edildikleri için bu haklarından mahrum bırakılamayacakları; müvekkilin çalışma hayatına devam ettiği ve birtakım eğitim programlarına da devam ettiği, ancak uzmanlık eğitimine ilişkin eğitimini tamamlamasına çok kısa bir süre kalmasına rağmen eğitimini bitirme hakkından mahrum bırakıldığı, bunu engelleyecek kanuni hiçbir gerekçe bulunmadığı;
Hususlarının iddia edildiği görülmüştür.
15) Müvekkilin tıpta uzmanlık eğitimine devamının sağlanması talebine ilişkin YÖK
Başkanlığına ve Selçuk Üniversitesine başvurularda bulunulduğu, ilgili idarelerden alınan ret cevapları üzerine Kurumumuza başvurulduğu anlaşılmış olup başvuruların aynı sebep ve konudan doğduğu ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, nolu başvurunun kaydının kapatılarak numaralı başvuru dosyasında birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yürütülmesine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca karar verilmiştir.
16) Kurumumuzca yapılan incelemede;
16.1) ’nın 2013 yılı TUS sınavıyla Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji
Bölümüne yerleştiği ve sonrasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Bölümüne yatay geçiş yaptığı ve 20.11.2014 tarihinde araştırma görevlisi olarak atandığı;
16.2) 02.02.2017 tarihinde açığa alındığı ve 29.04.2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 689 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği;
16.3) Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 10.04.2019 tarihli ve
sayılı kararıyla başvurusunun reddedildiği;
16.4) 13.07.2020 tarihli Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine verilen dilekçeyle uzmanlık
eğitimini tamamlamasının talep edildiği, buna ilişkin olarak Tıp Fakültesi Dekanlığının
28.07.2020 tarihli yazısıyla atamaya yetkili Makamın, kamu görevine iade işlemlerinin
Cumhurbaşkanlığı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından yapıldığını bildirdiğinden işlem yapılamadığı cevabının verildiği; YÖK Başkanlığına da verilen aynı tarihli ve aynı talepli dilekçeye yukarıda 3 nolu paragrafta yer verilen cevabın verildiği ve Kurumumuza başvurulduğu;
Tespit edilmiştir.
17) Başvuruya konu talebe karşılık Sağlık Bakanlığının, uzmanlık eğitiminin sağlık hizmeti
sunumuyla iç içe geçmiş olması nedeniyle kamu hizmetinin sunumuna iştirak edilmeksizin alınması mümkün olmayan bir eğitim olduğu, bu yüzden söz konusu eğitimin, uzmanlık öğrencisinin sağlık hizmeti sunan eğitim kurumlarında istihdamını zorunlu kıldığı açıklamasını yaptığı; müvekkilin uzmanlık eğitimini aldığı Selçuk Üniversitesinin ise tıpta uzmanlık eğitiminin sadece eğitim durumunu kapsamadığı, aynı zamanda Tıpta ve Diş Hekimliğinde
Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 11 inci ve 13 üncü maddeleri kapsamında kadro ile yapılan çalışma ve alınan bir eğitim olduğu, bu eğitimin aynı zamanda eğitim alınan bölümde kadro tahsisini, aralıksız çalışmayı, inceleme ve araştırma ve sair hususlarını da içerdiği, böylelikle tıpta uzmanlık eğitimi alan kişinin aynı zamanda eğitim aldığı kurumda 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında çalışan devlet memuru sıfatının da bulunduğu hususlarını açıkladığı görülmüştür.
18) Emsal yargı kararlarına bakıldığında; Ankara 4. İdare Mahkemesinin 01.07.2020
tarihli ve 2019/1815 E. ve 2020/968 K. sayılı kararında; “Davacı tarafından … Üniversitesi
Tıp Fakültesi uzmanlık eğitimi programında tez savunmasını yaparak uzmanlık eğitimini bitirme sınavına girme talepli olarak yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … işleminin, … tezin kabul edilip uzmanlık eğitimi bitirme sınavına girmesi gerekli iken … 24.12.2017 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe giren hiçbir düzenlemede uzmanlık eğitimine ilişkin bir yaptırımın yer almadığı, uzmanlık eğitiminin tıp eğitiminden sonra verilen bir yüksek lisans eğitimi olduğu, uzmanlık eğitimini sadece devlet kurumlarında verilmediği, uzmanlık eğitimi almak için kamu görevlisi olmanın gerekmediği, eğitim hakkının Anayasa ile düzenlenmiş temel hak ve hürriyetleri içerisinde yer aldığı ve dava konusu işlemin birçok Anayasa hükmüne aykırılık oluşturduğu iddialarıyla hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali istenilmektedir…
Tıpta uzmanlık eğitimi görenlerin bir yandan uzmanlık eğitimi alıp diğer yandan uzmanlık eğitiminde kendisine verilen sağlık hizmeti görevlerinde bulunabilmesi için bulunduğu kurumda kadro ihdas edilmesi gerektiği ve eğitimini sürdürebilmesi için bulunduğu kadroda görev yapması gerektiği anlaşılmaktadır…
695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve böylelikle kamu görevi bir yasama tasarrufu olan
Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan sonlandırılan davacının, anılan KHK’nın 1.
maddesinin ikinci fıkrasındaki hükümler uyarınca kamu hizmetinde görev alamayacağı, bunula birlikte Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen hükümleri gereğince davalı idare bünyesinde sağlık hizmetleri görevini yürütebilmesi için ihdas edilmiş kadro olmadan uzmanlık eğitimine devam edemeyeceği ve bu sebeplerle tez savunmasını yapamayacağı ve uzmanlık eğitimi bitirme sınavına giremeyeceği açık olan davacının … Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji uzmanlık eğitimi programında tez savunmasını yaparak uzmanlık eğitimini bitirme sınavına girme talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna” varıldığı ve davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede;
19.1) Başvuruda iddia edildiği üzere tıpta uzmanlık eğitiminin “eğitim” olduğunda herhangi bir
tereddüt olmadığı değerlendirilmiştir. Şöyle ki 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda tıpta uzmanlığın, Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretim olduğunun tanımlandığı ve yine Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nde de tıpta uzmanlığın doktoraya eşdeğer düzeyde olduğunun belirlendiği; diğer yandan 1219 sayılı Tababet ve
Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un ek 14 üncü maddesinde uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesinin Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirleneceğinin hüküm altına alındığı, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde ise uzmanlık eğitiminin uzman olabilmek için gereken tıp hekimliğinde uzmanlık eğitimi ve öğretimi olarak, asistanın ise kurumlarındaki kadro unvanları ne olursa olsun uzmanlık eğitimi görenler olarak tanımlandığı ve Tıpta ve Diş Hekimliğinde
Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nde de uzmanlık eğitiminin, tıp hekimliğinde uzman olabilmek için gereken eğitim ve öğretim olarak tanımlandığı görüldüğünden tıpta uzmanlık eğitiminin bir tür yükseköğretim olduğu anlaşılmıştır.
19.2) Tıpta uzmanlık eğitiminin bir tür yükseköğretim olduğu açık olmakla birlikte Tıpta
Uzmanlık Tüzüğünde, asistanlığa giriş sınavına (TUS) başvuru şartları arasında 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentlerinde sayılan şartlara sahip bulunmanın ve devlet memurluğundan çıkarma cezası almamış olmanın sayıldığı, asistanlık giriş sınavı şartlarını taşımaksızın sınava girenlerin, başarılı olsalar bile uzmanlık eğitimine başlatılamayacakları, belirlenen şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile asistanlıkları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin asistanlıklarına son verileceği ve asistanların atanmalarında kurumlarının özel mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hususlarının düzenlendiği; diğer yandan Lisansüstü Eğitim ve
Öğretim Yönetmeliği’nde tıpta uzmanlık eğitimlerinin Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Eğitimi Yönetmeliği’ne göre yürütüleceğinin ayrıca belirlendiği ve söz konusu Tıpta ve Diş
Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nde de uzmanlık öğrencisinin kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık eğitimi gören kişiler olarak tanımlandığı, ayrıca uzmanlık öğrencilerinin istihdam şeklinin, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabi olduğunun ve uzmanlık öğrencisinin, programda bulunan bütün eğiticilerin gözetim ve denetiminde araştırma ve eğitim çalışmalarında ve sağlık hizmeti sunumunda görev alacağının belirlendiği ve yerleştirildikleri kurumun atama şartlarını taşımaksızın sınava girip bir programa yerleştirilmiş olanların uzmanlık eğitimine başlatılmayacağının, şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile uzmanlık eğitimi sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin uzmanlık eğitimine de son verileceğinin kurala bağlandığı görülmüştür.
19.3) Bu çerçevede, bir tür eğitim olan tıpta uzmanlık eğitiminin mevcut doktora eğitimine
eşdeğer sayıldığı ancak nasıl alınacağının Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde ve ayrıca Lisansüstü
Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nden ziyade Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi
Yönetmeliği’nde belirlendiği, bu eğitimin uzmanlık öğrencisinin sağlık hizmeti sunumunda görev almasını da gerektirdiği, bu nedenle istihdam edildikleri ve yerleştikleri kurumun mevzuatına tabi olarak değişmekle birlikte kendilerine kadro ve pozisyon verilmesi gerektiği, daha önemlisi ise asistanlığa giriş sınavı olan TUS’a başvuru şartları arasında 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinin (a) fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentlerinde sayılan şartlara sahip bulunmanın ve devlet memurluğundan çıkarma cezası almamış olmanın açıkça sayıldığı ve ayrıca asistanlıkları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin asistanlıklarına son verileceği ve yerleştirildikleri kurumun atama şartlarından herhangi birini sonradan kaybedenlerin uzmanlık eğitimine de son verileceği açıktır.
19.4) İdarenin açıklamalarından, ülkemizde tıpta uzmanlık eğitiminin yükseköğretim kurumları
bünyesindeki tıp fakültelerinde araştırma görevlisi kadrosunda, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinde ise asistan kadrolarına atanmak suretiyle gerçekleştirildiği,
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nda araştırma görevlisi kadrolarına atamalarda
hangi şartların aranacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, adı geçen Kanun’un 20 nci maddesinde
“Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü bulunduğu, 2547 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile 50 nci maddesinde araştırma görevlisi kadrolarına atamalarda aranılan şartlar yer almadığından bu kadrolara atamalarda 657 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinde belirtilen şartların sağlanması gerektiği, diğer yandan Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre de asistanlığa giriş sınavı olan TUS’a başvuru için bile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (a) fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentlerinde sayılan şartlara sahip bulunmanın ve devlet memurluğundan çıkarma cezası almamış olmanın şart olarak belirlendiği ve ayrıca asistanlıkları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybedenlerin asistanlıklarına son verileceğinin de kurala bağlandığı, bahse konu hükümler uyarınca tıpta uzmanlık eğitiminin kadro ile ilişkilendirilmesi nedeniyle söz konusu eğitimin kadroda bulunmadan sürdürülemediği anlaşılmıştır.
20) Başvurudaki iddiaların, idarenin açıklamalarının, ilgili mevzuat ve emsal yargı kararı
ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle Selçuk
Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Bölümünde uzmanlık eğitimi almakla birlikte mevzuat gereği aynı zamanda araştırma görevlisi olarak da atanan müvekkilin 689 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilmesi ile uzmanlık eğitiminin de yarıda kaldığı, söz konusu 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve böylelikle kamu görevi bir yasama tasarrufu olan KHK ile doğrudan sonlandırılan müvekkilin anılan KHK’nın 1 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki kamu görevinden çıkarılan kişilerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekleri şeklindeki hüküm uyarınca kamu hizmetinde görev alamayacağının açık olduğu, bu halde müvekkilin TUS sınavına giriş şartı ve asistanlığa devam etme şartı olarak belirlenen devlet memurluğundan çıkarılmama şartını kaybettiği, söz konusu tıpta uzmanlık eğitimi için gerekli olan sınava girme şartını karşılamayan birinin eğitime devam etme hakkının da olamayacağı, böylece müvekkilin Selçuk Üniversitesi Tıp
Fakültesinde sağlık hizmetleri görevini yürütebilmesi için ihdas edilmiş kadro olmadan uzmanlık eğitimine devam edemeyeceği değerlendirilmiş olup diğer yandan Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonunun 10.04.2019 tarihli ve sayılı kararıyla müvekkilin başvurusunun reddedildiği de anlaşıldığından müvekkilin uzmanlık eğitimini tamamlaması için ilişiğinin kesildiği kurumda bitirmesinin, bu mümkün değilse de uzmanlık eğitimini tamamlayabileceği bir kuruma yerleştirilmesinin sağlanması talebinin reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin, idare tarafından süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; ancak başvuran vekiline süresinde verilen ve gerekçeli olan cevaplarda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvuran
vekiline tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup YÖK Başkanlığının ret işlemine karşı
Ankara İdare Mahkemelerinde, Selçuk Üniversitesinin ret işlemine karşı ise Konya İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın başvuran vekili ile YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA ve
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi