ÖZET: Başvuran, Gaziantep Üniversitesi’nde kamu görevinden uzaklaştırılmasının ardından meslekten ihraç edildiğini, ancak Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edildiğini belirtmiştir. İade sürecinde, maaşlarının hesaplanmasında asgari geçim indiriminin (AGİ) yalnızca bir ay için yansıtıldığını ve faiz hesaplamalarının hatalı yapıldığını iddia etmiştir. Başvuran, AGİ’nin her maaş dönemi için ayrı ayrı uygulanması gerektiğini ve faizlerin güncel enflasyon oranına göre hesaplanmasını talep etmiştir.

Gaziantep Üniversitesi, başvuranın iddialarını değerlendirerek, yalnızca belirli bir dönem için AGİ uygulandığını ve faiz hesaplamalarının %9 oranında yapıldığını belirtmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı süre boyunca her ay için AGİ’nin uygulanması gerektiğine ve maaş ödemelerinin tekrar hesaplanarak oluşan farkın yasal faizi ile ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi kısmen kabul edilmiş, AGİ’nin her ay için uygulanması ve maaş farklarının yeniden hesaplanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Ancak, enflasyon oranı üzerinden faiz ödenmesi talebi reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/10039-S.22.15465

BAŞVURU NO : 2022/1951

KARAR TARİHİ : 08/08/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın mali haklarına ilişkin talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06/02/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Gaziantep Üniversitesi’nde kadrosunda çalışmakta iken 25/07/2016 tarihinde açığa alındığını, 677 sayılı KHK ile 06/09/2016 tarihinde meslekten ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iade edilerek 11/03/2020 tarihinde göreve tekrar başladığını, açığa alınma ile göreve iade olduğu zaman aralığında alamadığı maaşlarının, ay ay hesaplanarak ve asgari geçim indiriminin de (AGİ) her maaş dönemine dâhil edilerek 18/03/2021 tarihinde hesabına yatırıldığını, tekrar hesaplama ve faiz istemiyle Gaziantep Üniversitesine verdiği dilekçesinin reddedilmesi sonucu Kurumumuzun 02/04/2021 tarih ve sayılı Tavsiye Kararı sonucunda daha önce hesaplanan toplu maaşlarının tekrar hesaplanarak eksik hesaplanan ücretlerin ve faizlerin 02/12/2021 tarihinde hesabına yatırıldığını; fakat bu yeniden hesaplamada daha önce her maaş dönemi için yansıtılan

AGİ’nin, bu hesaplamada sadece göreve tekrar başlamasından bir önceki ay olan Şubat 2020 için yansıtıldığını, diğer aylar için yansıtılmadığını, ihraç işleminin tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkmış olması ve ihraç ile iade arası tarihlerde de çalışılmış sayılması kabulü gerektiğinden tarafına son toplu maaş hesabında verilmeyen AGİ bedellerini de alması gerektiğini, ayrıca hesaplanan faizin bitiş tarihinin paranın hesabına yatırıldığı Kasım 2021 tarihi olarak değil, Mart 2021 tarihi temel alınarak yanlış hesaplama yapıldığını, ek olarak faizle alakalı Anayasa Mahkemesi’nin başvuru no.lu kararında faiz oranının %9 oranından değil enflasyon oranında hesaplanması gerektiğini belirttiğini, maddi tazminatların enflasyon oranları dikkate alınarak hesaplanmadığında mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu şeklinde

AİHM yorumları olduğunu, belirttiği hususların dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması talebiyle

Kurumuna 02/12/2021 tarihinde yaptığı başvurusunun 20/01/2022 tarihli cevabi yazı ile reddedildiğini belirterek asgari geçim indirimi bedelinin her maaş dönemine ayrı ayrı yansıtılarak oluşan farkın enflasyon oranında faizle ödenmesini, toplu maaşlarda uygulanan faiz ödemesinin de her maaş dönemi için açığa alınma tarihinden başlanarak paranın hesabıma yatırılacağı aydaki enflasyon oranları esas alınarak hesaplanmasını ve oluşan farkın tarafına ödenmesini talep etmektedir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talepli yazımıza istinaden Gaziantep Üniversitesi

Rektörlüğü tarafından gönderilen 21/03/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvuranın daha önce yaptığı başvurular kapsamında Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı Personel

Müdürlüğünün 15/10/2021 tarihli ve sayılı yazısında “Gelir İdaresi Başkanlığının 07.09.2021 tarih ve sayılı yazısında; Kamu Denetçiliği Kurumunun 20.08.2021 tarih ve sayılı yazısından bahsederek, ’ün şikâyet başvurusunun çözümü için, başvuranın maaş hesaplamasında, başvuranın iddia edildiği şekilde bir hesaplama hatası bulunup bulunmadığı hususunu değerlendirebilecek niteliklere haiz bir personelin bilirkişi olarak tayin edilmesi, maaş hesabının doğru yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması ve inceleme sonucu düzenlenecek raporun bir örneğinin taraflarına gönderilmesi istenilmektedir…” denildiği, ’e bahse konu dönemlere ait maaş ödemelerinde hata bulunup bulunmadığının tespiti için personel görevlendirildiğinin belirtildiği, görevlendirilen personeller tarafından düzenlenen 08/10/2021 tarihli ve sayılı tespit raporunun Üniversiteye gönderildiği,

2.1.1 Bahse konu tespit raporunda “… Geriye dönük maaş hesaplamasındaki hataların giderilmesi

amacıyla, tarafımızca 2016 Ağustos-2020 Şubat dönemlerini kapsayan Maaş Hesaplama Bordrosu yeniden düzenlenmiş olup; Gaziantep Üniversitesi tarafından toplu ödeme olarak 124.698,93 TL ödendiği ancak gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra 127.707,97 TL’nin ödenmesi gerektiği, 3.009,34 TL eksik ödemenin gerçekleştirildiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.” yönünde tespite yer verildiği,

2.1.2 Bu bağlamda, başvuran ’e söz konusu tespit raporuna istinaden 2.487,08 TL maaş farkı

ve 32.097,61 TL faiz ödemesi yapıldığı, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin

Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Dostane çözüm” başlıklı 33/A maddesi kapsamında İdarece başvuranın talebi ile ilgili yapılacak bir işlem bulunmadığı,

2.2. Somut olayla ilgili, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde getirilen düzenlemenin uygulandığı,

2.3. Başvurana kamu görevinden açığa alındığı ve kamu görevine iade edildiği dönemlere ilişkin yapılan ödeme kalemlerinin dökümünü gösterir belgelerin ve başvurana ait güncel hizmet belgesinin dosya ekinde sunulduğu,

2.4. Başvuranın, daha önce her maaş dönemi için yansıtılan asgari geçim indiriminin sadece göreve tekrar başlamasından bir önceki ay olan Şubat 2020 için yansıtıldığı yönündeki beyanları bakımından, 08/10/2021 tarihli ve sayılı tespit raporunun “Sonuç” bölümünde asgari geçim indirimi ödemesine ilişkin olarak “Asgari Geçim İndiriminin ödemenin yapıldığı ay için hesaplanması gerekirken her aya ayrı ayrı verildiği – Gelir İdaresi Başkanlığının 13.05.2019 tarih ve sayılı görüş yazısında …bir ay içinde yararlanılacak asgari geçim indirimi tutarının 1/12’sini geçmemesi gerekir. Dolayısıyla 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilen ve OHAL İnceleme Komisyon Kararınca tekrar görevine başlayan personelin

“Aile Durum Bildirimini” Kurumunuza zamanında vermiş olması halinde, geçmiş döneme ilişkin ödenen ücretin tahakkuk ve ödemesi hangi dönemde yapılmış ise yapılan ödemenin o dönemin ücreti kabul edilerek ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin de sadece o dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi

/

uygulanmaması gerekmektedir.” denilmesi nedeniyle sadece 2020/02 dönemine asgari geçim indirimi uygulanması gerekmektedir.” denilerek sadece 2020/02 dönemine asgari geçim indirimi uygulanması gerektiğinin belirtildiği, söz konusu tespit raporundaki bu husus dikkate alınarak eksik ödendiği tespit edilen miktarın Üniversite tarafından başvurana ödendiği,

2.5. Başvurana %9 oranındaki yasal faiz esas alınmak suretiyle hesaplanan faiz miktarının ödendiği, başvuranın güncel enflasyon oranı üzerinden faiz ödenmesi yönündeki talebinin mesnedinin bulunmadığının mütalaa edildiği,

2.6. Başvurana 16/03/2021 tarihinde 124.698,63TL toplu maaş ödemesinin yapıldığı, bu bağlamda faiz hesaplamasında 16/03/2021 tarihinin faiz bitiş tarihi olarak esas alınmasında hukuka aykırı bir yan bulunmadığı, başvuranın 2.487,08 TL maaş farkı ve 32.097,61 TL faizin hesabına yatırıldığı, Kasım 2021 tarihinin faiz bitiş tarihi olarak esas alınması gerektiği yönündeki talebinin de dayanağının bulunmadığının değerlendirildiği,

2.7. Üniversite tarafından, 7075 sayılı Kanun’un “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesi uyarınca ilgililere yapılan mali ve sosyal haklara ilişkin ödemeler kapsamında, asgari geçim indiriminin her maaş dönemine ayrı ayrı yansıtılması ve faizin güncel enflasyon oranı esas alınmak suretiyle yürütülmesi gerektiği yönünde başvuran dışında başkaca bir ilgili tarafından İdareye yapılmış başvuru bulunmadığı,

2.8. KHK ile kamu görevinden çıkarılan, daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararı veya mahkeme kararı ile göreve iade edilen ilgililer tarafından faiz, ek ders ücreti, üniversite geliştirme ödeneği, döner sermaye katkı payı vs. ödenmesine karar verilmesi istemine dair İdare aleyhine açılmış davalar bulunmakla birlikte, sadece asgari geçim indiriminin her maaş dönemine ayrı ayrı yansıtılması ve faizin güncel enflasyon oranı esas alınmak suretiyle yürütülmesi talebine ilişkin İdare aleyhine açılmış bir dava mevcut olmadığı, hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.3. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan ve 7075 sayılı Olağanüstü

Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul

Edilmesine Dair Kanun’un;

5.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1 inci maddesi; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur…”,

5.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması…”,

5.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesi; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin

işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel

Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”

6. 6098 Sayılı Borçlar Kanunun Borçlunun Temerrüdü başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası; “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.”,

6.1. 6098 Sayılı Borçlar Kanunun Temerrüt faizi başlıklı 120 nci maddesi; “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.”,

7. 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun Temerrüt faizi başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrası; “Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.”,

hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde Tavsiye Karar Önerisi, Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran özetle; 25/07/2016 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığını, 06/09/2016 tarihinde ise meslekten ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine 11/03/2020 tarihinde tekrar başladığını, açığa alınma ile göreve iade olduğu zaman aralığında alamadığı maaşlarının, ay ay hesaplanarak ve asgari geçim indiriminin de (AGİ) her maaş dönemine dâhil edilerek 18/03/2021 tarihinde hesabına yatırıldığını, Kamu Denetçiliği Kurumunun 02/04/2021 tarih ve sayılı

Tavsiye Kararına istinaden daha önce hesaplanan toplu maaşlarının tekrar hesaplanarak eksik hesaplanan ücretlerin ve faizlerin 02/12/2021 tarihinde hesabına yatırıldığını; fakat bu yeniden hesaplamada daha önce her maaş dönemi için yansıtılan asgari geçim indiriminin sadece göreve tekrar başlamasından bir önceki ay olan Şubat 2020 için yansıtıldığını, diğer aylar için yansıtılmadığını, ayrıca hesaplanan faizin bitiş tarihinin paranın hesabına yatırıldığı Kasım 2021 tarihi olarak değil, Mart 2021 tarihi temel alınarak yanlış hesaplama yapıldığını, ek olarak faizle alakalı Anayasa Mahkemesi’nin başvuru kararında faiz oranının % 9 dan değil de enflasyon oranında hesaplanması gerektiğini belirterek asgari geçim indirimi bedelinin her maaş dönemine ayrı ayrı yansıtılarak oluşan farkın enflasyon oranında faizle ödenmesini, toplu maaşlarda uygulanan faiz ödemesinin de her maaş dönemi için açığa alınma tarihinden başlanarak

paranın hesabına yatırılacağı aydaki enflasyon oranları esas alınarak hesaplanmasını ve oluşan farkın tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü tarafından özetle; bahse konu dönemlere ait başvurana yapılan maaş ödemelerinde hata bulunup bulunmadığının tespiti için personel görevlendirildiği, görevlendirilen personeller tarafından düzenlenen 08/10/2021 tarihli ve sayılı tespit raporuna istinaden 2.487,08

TL maaş farkı ve 32.097,61 TL faiz ödemesi yapıldığı ve raporda sadece 2020/02 dönemine asgari geçim indirimi uygulanması gerektiğinin belirtildiği, başvuranın güncel enflasyon oranı üzerinden faiz ödenmesi yönündeki talebinin mesnedinin bulunmadığının mütalaa edildiği, ayrıca başvuranın Kasım 2021 tarihinin faiz bitiş tarihi olarak esas alınması gerektiği yönündeki talebinin de dayanağının bulunmadığının değerlendirildiği hususları ifade edilmiştir.

11. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde; başvuran hakkında görevden uzak kaldığı dönemler için toplu maaş ödemesinin yapıldığı, uyuşmazlığın ödeme yapılırken başvuranın kamu görevinde bulunmadığı tüm dönemler için asgari geçim indiriminin uygulanması gerekirken sadece 2020/02 dönemi için asgari geçim indiriminin uygulanması, başvurana yapılan ödemelerin güncel değer kaybı dikkate alınmadan %9 oranından ödeme yapılması ve faiz hesaplamasının tarafına ödeme yapıldığı

Kasım 2021 dönemine ait hesaplanması gerekirken Mart 2021 dönemi dikkate alınarak yapılması noktasında toplandığı görülmektedir.

12. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

13. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

14. Başvuranın kamu görevinde bulunmadığı tüm dönemler için her ay bazında ayrı ayrı asgari geçim indirimi uygulanması talebine ilişkin;

14.1. 7075 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin somut uyuşmazlığa ilişkin en önemli yönü, Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararlarının geçmişe yönelik etkisidir. Mezkûr maddede ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlemesine yer verilmiştir.

14.2. Komisyon kararlarıyla birlikte, kişilerin görevden ihracı sonucunu doğuran KHK hükümleri tesis edildiği andan itibaren etkisini kaybederek görevden ayrı kalınan sürede aslında vazifesini sürdürdüğünün kabulü gündeme gelmektedir. Bu durum ise başvuruya konu taleplerin karşılanmasında idareyi yakından

ilgilendirmektedir. Özellikle asgari geçim indiriminin her ay için ayrı ayrı mı yoksa sadece ödemenin yapıldığı ay için mi uygulanacağı hususu, Komisyon kararının hukuki niteliğiyle doğrudan irtibatlı konumdadır.

14.3. Asgari geçim indirimi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, belli bir yöntemle bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesiyle uygulanmakta ve bu işlem, vergi tarhı sırasında gerçekleştirilmektedir. Komisyon kararının geçmişe dönük etkisi dikkate alındığında, başvuranın hiç görevden ayrılmadığı ve kamu görevinden kaynaklı mali haklarını aydan aya aldığı tespit edilebilecektir. Yani bu şekilde yapılan bir hesaplamayla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu bağlamında vergiyi doğuran olay, her bir ay için vuku bulmakta, bu durum tarhiyatı gerektirmekte ve ilgili idare tarafından asgari geçim indiriminin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

14.4. Dolayısıyla ilgili idarenin asgari geçim indirimini toplu ödemenin yapıldığı anda değil, ihraç sürecinde başvuran bakımından vergiyi doğuran olayın göz ardı edilmeksizin gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması gerektiği, bu sebeple ortaya çıkacak fark sebebiyle başvurana idare tarafından 2016 Ağustos-2020 Şubat dönemlerine ilişkin 16/03/2021 ve 02/12/2021 tarihlerinde yapılan maaş ve maaş farkı ödemelerinin tekrar hesaplanıp, daha önce yapılmış olan faiz ödemesi de dikkate alınarak oluşacak farkın ilgiliye ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

15. Başvuranın geriye dönük maaş ve maaş farkı ödemeleri yapılırken enflasyon oranı dikkate alınarak ödeme yapılması talebine ilişkin;

15.1. Hukuk devletinin gereklerinden birinin idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

15.2. Faiz, hukukumuzda 6098 sayılı Borçlar Kanun ve 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine

İlişkin Kanunda düzenlenmekle birlikte Kanunda tanımına yer verilmemiştir. Ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faiz; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından Para

Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65).

15.3. Anayasa Mahkemesi’nin 15.12.1998 tarih, ve Karar numaralı kanunî faize ilişkin kararında; “Faiz, kişi veya kurumların kullanımına terk ve tahsis edilen nakdî sermayeye karşılık sermaye sahibi lehine oluşan medenî bir “semere” veya “ivaz”dır. Ayrıca alacaklının zararını karşılama işlevi olan, edimini taahhüdüne uygun biçimde süresinde; muaccel borcunu vadesinde ödemeyen borçlunun, bu süreden yararlanmış olma sonucu alacaklı lehine doğan nakdî bir ödentidir. Kaynağı, asıl alacağın kaynağını oluşturan, hukukî işlem, hukukî fiil veya kanundur. Asıl alacağa bağlı olarak doğan fer’i bir haktır.” olduğu, 27/9/1988 tarih ve . sayılı kararında faizi “Bilindiği gibi faiz; ekonomik açıdan, “paranın fiatı”dır. Herhangi bir kimse, kendisine ait olmayan bir parayı, hangi isim altında olursa olsun, belli bir süre kullandığı paranın asıl sahibine “faiz” ödemek zorundadır.” şeklinde tanımladığı görülmektedir.

15.4. Hukukumuz bakımından anapara faizi ve temerrüt faizi olmak üzere iki tür faiz bulunmaktadır.

Anapara faizi henüz temerrüde düşmeden ödenmesi lazım gelen faiz olup, kredili, vadeli veya taksitli satışlarda söz konusu olur ve temerrüde düşmeden ‘vade farkı’ adı altında alınmaktadır. Temerrüt Faizi

diğer adıyla geçmiş günler faizinin tanımı ise 3095 sayılı Kanun’un 2 inci maddesi ışığında borcunu vadesinde ödemeyerek temerrüde düşen borçlunun ödemesi gereken bedel olarak tanımlanabilir.

15.5. Diğer taraftan, Yargıtay 10. ‘nin K.sayılı ve yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle davacının uğradığı zararın giderilmesi talebiyle açılan davada verdiği kararında “

Zararın kapsamının saptanmasında Kurum işleminin niteliği ile davacının istek ve amacının göz önünde tutulması gerekir. Hal böyle olunca davacının mal varlığında husule gelen zarar, davacıya bağlanması gereken yaşlılık aylığıdır. Ayrıca, “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile, nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında, elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları açısından özel olarak düzenlenen, tahsil için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semere olarak tanımlanan faiz kavramı kapsamındaki “muhtemel zararların giderilmesi amacıyla doğrudan doğruya yasa koyucu tarafından öngörülmüş bir karşılık olup, talep edilebilmesi için gerçekten bir zarar görülmüş olmayan faiz olarak belirlenen temerrüt faizi de zarar içinde mütalaa edilmelidir. Davacının asıl alacağı tahsili sırasında açıkça faiz hakkını saklı tutması(ihtirazı kayıt) karşısında davalı Kurumun yasal faizle sorumlu tutulacağı açıktır.” hükmüne, Yargıtay Hukuk

Genel Kurulu’nun 11.6.1997 gün ve sayılı kararında da “Temerrüt (gecikme) faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını ve miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminattır.” hükmü kurulmuştur.

15.6. Ayrıca, başvuranın Kurumumuza yaptığı no.lu şikayet başvurusunda; başvuranın

Gaziantep Üniversitesinde kadrosunda çalışmakta iken, meslekten ihraç edildiği, akabinde

Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edilen başvuranın toplu maaşının derece/kademe, kıdem yılı ilerletilerek ve altı ayda bir güncellenerek hesaplanması ile brüt memur maaşından brüt asgari ücret düşülerek eksik hesaplanan maaşının ilgili aylarından başlanarak yasal faiziyle tekrar hesaplanmasını talep etmesi üzerine, “…

18. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri, yargı kararları, mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün görüş yazısı ve Kurumumuzca yapılan değerlendirmenin dayanağını teşkil eden bilirkişi raporu doğrultusunda, ilgili idarece tesis edilen toplu maaş hesaplanması işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.” açıklamaları doğrultusunda Tavsiye Kararı verildiği, söz konusu karar üzerine Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğünden alınan cevabi yazıda; “…Tavsiye Kararı üzerine, 2.487,08 TL maaş farkı ve yıllar itibariyle hesaplanan yasal faiz tutarı olan 32.097,61 TL” başvurana ödendiği tespit edilmiştir.

15.7. Dolayısıyla başvurana, 2016 Ağustos-2020 Şubat dönemlerini kapsayan döneme ilişkin 124.698,63

TL toplu maaş ödemesi 16/03/2021 tarihinde yapılmış, anılan döneme dair bordrolar yeniden düzenlenmek suretiyle gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra 2.487,08 TL maaş farkı ve 32.097,61 TL faiz ödemesi 02/12/2021 tarihinde yapılmış olduğu anlaşıldığından, başvuranın geriye dönük maaş ve maaş farkı ödemeleri yapılırken enflasyon oranı dikkate alınarak ödeme yapılması talebine ilişkin kısmının gerek

Anayasa Mahkemesi kararlarında gerekse de temerrüt faizi düzenleyen ilgili mevzuat hükümlerinin incelenmesi neticesinde enflasyon farkı oluşması durumunda faiz oranı ile enflasyon farkı arasında oluşabilecek farkın ödenmesi ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme olmadığı, bu itibarla ilgili idare tarafından söz konusu talebin bu bölümünün reddedilmesinde hukuka aykırılık olmadığı değerlendirilmektedir.

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından asgari geçim indiriminin başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı süre boyunca başvuran bakımından vergiyi doğuran olayın göz ardı edilmeksizin gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması ve bu durum sebebiyle başvurana yapılan maaş ve maaş farkı ödemelerinin tekrar hesaplanması gerektiği, oluşacak farkında başvurana yasal faizi ile ödenmesi gerektiği, diğer taraftan ilgili idare tarafından başvurana yapılan maaş ve maaş farkı ödemelerine daha önce yapılmış olan faiz ödemesi de dikkate alınarak ilgili dönem enflasyon oranı altında olmayan bir faiz oranı tespitiyle ödeme yapılmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin bilgi ve belge talebine süresi içerisinde ve gerekçeli olarak cevap verildiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Gaziantep İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KISMEN KABUL KISMEN

REDDİNE;

-Başvuranın, kendisine yapılan maaş ve maaş farkı ödemelerine daha önce yapılmış olan faiz ödemesi de dikkate alınarak ilgili dönem enflasyon oranı altında olmayan bir faiz oranı tespitiyle ödeme yapılması talebinin REDDİNE,

– Asgari geçim indiriminin başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı süre boyunca başvuran bakımından vergiyi doğuran olayın göz ardı edilmeksizin gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması ve bu durum sebebiyle başvurana yapılan maaş ve maaş farkı ödemelerinin tekrar hesaplanması, oluşacak farkın başvurana yasal faizi ile ödenmesi hususunda GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/