ÖZET: Gaziantep Üniversitesinde Tekniker kadrosunda çalışan başvuran, meslekten ihraç edilmesinin ardından göreve iade edilerek toplu maaşının yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. Başvuran, maaş hesaplamasında brüt asgari ücretin brüt memur maaşından düşülmesi gerektiğini, ayrıca derece/kademe ve kıdem yılının her yıl artırılması gerektiğini savunmuştur. İlgili idare, başvuranın açıkta geçirdiği süreler boyunca elde ettiği gelirleri mahsup ederek ödeme yaptığını ve bu nedenle herhangi bir hata olmadığını belirtmiştir.

Ancak, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası kamu görevinden çıkarılanların, OHAL Komisyonu tarafından iade edilmeleri durumunda, sanki hiç ihraç edilmemiş gibi işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın maaş hesaplamasında, ihraç süresinin dikkate alınarak derece ve kademe ilerlemelerinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın toplu maaşının yasal faiziyle birlikte yeniden hesaplanması gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/14517-S.21.23259

BAŞVURU NO : 2021/7710

KARAR TARİHİ : 08/10/2021

TAVSİYE KARARI

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın eksik hesaplandığını iddia ettiği toplu maaşının yeniden hesaplanması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 13/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Gaziantep Üniversitesinde Tekniker kadrosunda çalışmakta iken, 25/07/2016 tarihinde açığa alındığını ve devamında 677 sayılı KHK ile 06/09/20165 tarihinde meslekten ihraç edildiğini, akabinde Olağanüstü

Hal İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edilerek 11/03/2020 tarihinde göreve başladığını, ihraç ile iade olduğum zaman aralığında alamadığı maaşlarının (SGK’lı çalıştığı dönem kesintileri de yapılarak) ay ay hesaplanarak 18/03/2021 tarihinde hesabına yatırıldığını ancak, maaşının hatalı hesaplandığını, maaş hesaplaması yapılırken SGK’lı çalıştığı zamanlardaki memur olarak alması gereken brüt maaşından brüt asgari ücret düşülerek hesaplama yapılması gerekirken net maaştan brüt asgari ücret düşülerek hesaplama hatası yapıldığını, bu şekilde toplu maaşından, hem memurken alacağı brüt maaştan vergi kesintisi yapıldığını hem de SGK’lı çalıştığı tarihlerdeki asgari ücrete vergiler de eklenip işlem yapılarak iki kere vergi kesintisi yapılarak hatalı hesaplama yapıldığını, ayrıca 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı

Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair

Kanunun İade Hükümleri başlıklı 2. maddesinin ikinci fıkrasında “… İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. …’’ yer alan hüküm uyarınca ihraç işlemi hiç olmamış gibi yani o tarihlerde de çalışmış sayılıp ona göre işlem yapılması gerekirken, derece/kademe ve kıdem yılının her yıl artırılmaksızın toplu maaş hesabı yapıldığını iddia ederek, toplu maaşının derece/kademe, kıdem yılı ilerletilerek ve altı ayda bir güncellenerek hesaplanması ile brüt memur maaşından brüt asgari ücret düşülerek eksik hesaplanan maaşının ilgili aylarından başlanarak yasal faiziyle tekrar hesaplanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Gaziantep

Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 25/05/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvuran tarafından Rektörlük aleyhine “6.8.2016 tarihinden 15.4.2020 tarihine kadar ödenmeyen parasal haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesine yönelik 29.5.2020 tarihli ve sayılı işlemin iptali” istemiyle görülen davada, Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin 28.1.2021 tarihli

E. / , K. / sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bahse konu kararda aynen “… Öte yandan; davacının açıkta geçirdiği süreler içerisinde bulunan 6.9.2017 ile 8.2.2020 tarihleri arasında gelir getirici faaliyette çalıştığı belirlendiğinden, sebepsiz zenginleşmeye neden olunmaması amacıyla davalı idarece davacının elde ettiği gelirin araştırılarak tespit edilmesi suretiyle davacıya yapılacak ödemelerden mahsup edilmesi gerektiği de ortadadır… ” denildiği, bu karara istinaden, başvurana açıkta geçirdiği süreler içerisinde bulunan 6.9.2017 ile 8.2.2020 tarihleri arasında elde etmiş olduğu sigorta primine esas kazancı mahsup edilerek ödeme yapıldığı,

2.2. Başvuranın kademe ve derece ilerlemesi yapılarak toplu maaş hesaplamasında dikkate alındığı,

2.3. Başvuranın toplu maaş hesaplamasında 6 aylık güncelleme yapıldığı,

2.4. Yargı organlarında başvuru konusu ile ilgili açılmış bir dava bulunmadığı,

2.5. Başvurana yapılan ödemede herhangi bir hata olmadığı mütalaa edildiğinden başvurunun dostane çözüm yoluyla sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı,

ifade edilmiştir.

3. Benzer başvuru hakkında görüş talebi içeren yazımıza istinaden mülga Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 25/02/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

3.1. Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince kamu görevinden çıkarılanlardan

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu Kanunun ilgili fıkrasında belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağından hakkında kamu görevinden hiç çıkarılmamış gibi işlem tesis edilmesi gerektiği,

…

3.2. Kamu görevinden çıkarıldığı sürelere ilişkin kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinin yapılması gerektiği,

açıklamasına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde “(1) … İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Gaziantep Üniversitesinde Tekniker kadrosunda çalışmakta iken, meslekten ihraç edilen akabinde

Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edilen başvuran toplu maaşının derece/kademe, kıdem yılı ilerletilerek ve altı ayda bir güncellenerek hesaplanması ile brüt memur maaşından brüt asgari ücret düşülerek eksik hesaplanan maaşının ilgili aylarından başlanarak yasal faiziyle tekrar hesaplanmasını talep etmektedir.

9. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin

28.1.2021 tarihli E. / , K. / sayılı kararına istinaden, başvurana açıkta geçirdiği süreler

içerisinde bulunan 6.9.2017 ile 8.2.2020 tarihleri arasında elde etmiş olduğu sigorta primine esas kazancı mahsup edilerek ödeme yapıldığı, dolayısıyla ödemede herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

10. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

11. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

12. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi

Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

13. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

14. Somut olayda, başvuranın talebinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinin anlaşılması üzerine, Kurumumuzun 17/09/2021 tarih ve ve sayılı kararları ile şikayet konusu hakkında uzman ve bilirkişiliğe engel halleri bulunmayan Prof. Dr. . . ile Doç. Dr. . . . bilirkişi olarak görevlendirilmişlerdir.

15. Prof. Dr. . . ile Doç. Dr. . . tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda,

“… 1. Tarafımıza tevdi edilen belgeler arasında bulunan ve başvurucuya ait sicil özeti ile HİTAP (Hizmet

Takip Programı-SGK} çıktısı incelendiğinde; davacının 06.09.2016 tarihinde yani ihraç işlemi anında kadro derecesinin 5. derece, ödemeye esas derece ve kadrosunun ise 3/1 olduğu; iade kararının uygulandığı

11.03.2020 tarihinde de kadro derecesinin 5, ödemeye esas derece ve kadrosunun ise 2/1 olarak esas

alınarak atamasının yapıldığı, ardından 16.04.2020 tarihinde 7145 sayılı kanunun 22.maddesine binaen açıkta geçen hizmetlerin değerlendirilmesi kapsamında işlem yapıldığı, 29.08.2020 tarihinde de kadro derecesi olarak 2. dereceden, ödemeye esas derece ve kadrosunun ise 2/2 olarak işlem tesis edildiği görülmektedir.

2. Başvurucuya ait bordrolar incelendiğinde de ihraç ve iade arasında geçen döneme ait maaş hesabında, ödemeye esas derece ve kademenin bütün süre için 3/1 olarak esas alındığı, kıdeminin ise 10 yıl olarak sabit şekilde hesaplamaya yansıtıldığı görülmektedir. Yıllara göre memur maaş hesabında uygulanması gereken maaş-taban aylık ve yan ödeme katsayılarının hesaplamada kullanıldığı görülmektedir.

3. Başvurucu ile ilgili İdare arasındaki uyuşmazlık konusu, esasen mahsupta esas alınan maaş tutarları ile kadro ve derece ilerlemelerinin yapılma zamanı ve buna dayalı olarak maaş farklılıklarının ortaya çıkıp çıkmayacağıdır.

4. 7075 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir” düzenlemesi önem taşımaktadır. Bu düzenleme gereğince, OHAl Komisyonu tarafından göreve iade kararı verilmesi durumunda, ilgili kişi sanki hiç ihraç edilmemiş, kesintisiz şekilde kamu görevini ifade etmeye devam etmiş gibi sonuç doğurması amaçlanmıştır. Hal böyle olunca, hakkında ihraç kararı verilen kişi, iade kararı ile görevine döndüğünde, sanki hiç ihraç edilmemiş gibi işlem tesis edilmesi gerekir. Bu amacın sağlanması da ancak kişi fiilen kamu görevini ifa ediyormuş gibi yasal düzenlemelerin öngördüğü zamanda derece ve kademe ilerlemelerinin, ihraç süresini kapsayacak şekilde yapılmasını, buna göre kişinin kıdem süresinin de hesaplamaya esas alınan yıllar itibarıyla artacak şekilde esas alınması, bütün bunların doğal sonucu olarak da ihraç ve iade arasında geçen sürede maaşının değişen kıdem süresi ve derece-kademe ilerlemesi esas alınarak hesaplanmasını gerektirir. Her ne kadar ilgili İdare, iade kararını müteakip, toplu olarak ödeme yapmış ise de maaş hesabında başvurucunun kıdem süresi sabit 10 yıl olarak alınmış, derece ve kademe ilerlemesi ait olunan dönemde yapılmaksızın sabit değer üzerinden işlem tesis edilmiştir. Her ne kadar iade sonrasında açıkta geçen süre değerlendirilerek derece ve kademe ilerlemesi toplu olarak yapılmışsa da OHAL Komisyonunun kararı gereğince ihraç işleminin hiç olmamış gibi etkilerinin ortadan kaldırılması gerekir. Bu doğrultuda olmak üzere, iade kararından sonra yapılan düzenleme başvurucunun ihraç edildiği dönemde ihraç işlemi olmasaydı her yıl alacağı kıdem ve zamanı geldiğinde yapılacak derece ve kademe ilerlemeleri sonucunda maaş hesabını etkileyecekti.

5. Başvurucuya ait bordro hesaplarının incelenmesi sonucunda, başvurucunun iddiasını destekleyecek şekilde hesaplama yapıldığı tespit edilmektedir. Örneğin 2018 yılı Ocak ayına ait hesaplamaya bakıldığında şu veriler elde edilmektedir;

Gelir toplamı (brüt memur maaşı): 5.770,29 TL PEK toplamı (açıkta iken çalışılan süreye ait mahsup için):

2.029,50 TL Kesinti toplamı: 3.579,62 TL Buradan görüldüğü üzere başvurucunun gelir toplamından (brüt maaşından) ihraç edilip açıkta kaldığı sürede elde gelirin brüt tutarına denk gelen prime esas kazanç toplamından daha fazla mahsup edilmiştir.

Nitekim ilgili aya ait kesenekler incelendiğinde 353,63 TL (GSS primi); 589,38 TL (emekli keseneği devlet); 471,5 TL (kişi emekli sandığı keseneği); 36,64 TL (damga vergisi); 98,97 TL (gelir vergisi indirim düşülmüş) olmak üzere toplam 1.550,12 TL tutara ulaşılmaktadır.

Dolayısıyla hesaplamada brüt maaş üzerinden yapılan 1.550,12 TL kesinti ile ihraç nedeniyle açıkta olunan sürede elde edilen gelirin mahsubu amacıyla PEK miktarının toplanarak mahsup edildiği görülmektedir.

Bu durum da başvurucunun iddia ettiği üzere memur olsaydı elde edeceği net ücretten (gelir toplamından

SGK ödemeleri ve vergiler düşüldükten sonra kalan tutar) 5510 sayılı Kanunun 4/l,a bendine tabi olarak

çalıştığı dönemde elde ettiği brüt ücretin (prime esas kazancın) mahsup edildiğini göstermektedir.

Sonuç olarak, tarafımıza tevdi edilen dosya kapsamı ile sınırlı olarak yaptığımız incelemede, ayrıntıları yukarıda belirtildiği üzere;

– Başvurucunun maaş hesabı yapılırken kurumdan aldığı brüt maaş üzerinden brüt asgari ücret düşüldükten sonra diğer kesintilerin hesaplanması gerektiği,

– Başvuranın derece/kademe ve kıdem yılı ilerlemelerinin göreve yeniden atandığı tarihten itibaren değil, hiç görevden ayrılmamış gibi her yıl yapılması gerektiği, dolayısıyla altı aylık güncellemelerin de bu husus dikkate alınarak maaş hesabına yansıtılması gerektiği,

sonucuna ulaşılmış, ilgili İdarenin maaş hesabında yeniden hesaplama yapması gerektiği kanaati oluşmuştur.”

16. Yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarının tetkiki neticesinde, başvuranın maaş hesabı yapılırken kurumdan aldığı brüt maaş üzerinden brüt asgari ücret düşüldükten sonra diğer kesintilerin hesaplanması gerektiği, başvuranın derece/kademe ve kıdem yılı ilerlemelerinin göreve yeniden atandığı tarihten itibaren değil, hiç görevden ayrılmamış gibi her yıl yapılması gerektiği, dolayısıyla altı aylık güncellemelerin de bu husus dikkate alınarak maaş hesabına yansıtılması gerektiği sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.

17. Öte yandan, açığa alınan ve KHK ile ihraç edilip daha sonra KHK ile görevine iade edilen davacının, görevinden ayrı kaldığı süre boyunca alamadığı maaşlarına yasal faiz ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Zonguldak İdare Mahkemesinin 22/11/2018 tarih ve E: / , K: / sayılı kararında asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş, söz konusu karar karşı yapılan istinaf başvurusu ise Ankara BİM Yedinci İdari Dava

Dairesinin 08.11.2019 tarihli E. / , K. / sayılı kararında, idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir.

18. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri, yargı kararları, mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün görüş yazısı ve Kurumumuzca yapılan değerlendirmenin dayanağını teşkil eden bilirkişi raporu doğrultusunda, ilgili idarece tesis edilen toplu maaş hesaplanması işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru

yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

– Başvuranın maaş hesabı yapılırken kurumdan aldığı brüt maaş üzerinden brüt asgari ücret düşüldükten sonra diğer kesintilerin hesaplanması gerektiği,

– Başvuranın derece/kademe ve kıdem yılı ilerlemelerinin göreve yeniden atandığı tarihten itibaren değil, hiç görevden ayrılmamış gibi her yıl yapılması gerektiği, dolayısıyla altı aylık güncellemelerin de bu husus dikkate alınarak maaş hesabına yansıtılması gerektiği,

hususları dikkate alınarak başvuranın toplu maaşının yasal faiziyle birlikte yeniden hesaplanması yönünde

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve gereği için GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi