|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın kamu görevinden ihraç edilmesi ve sonrasında göreve iade edilmesi sürecinde yaşadığı mali hak kayıpları ele alınmıştır. Başvuran, özel sektörde çalışmak zorunda kaldığı dönemde elde ettiği gelirlerin, kamu görevine dönüşte ödenen miktardan mahsup edilmesine itiraz etmiş ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İdare, başvuranın görev yapmadığı dönemdeki gelirlerinin mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay, başvuranın ihraç sonrası göreve dönüşü ile ilgili mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine ve özel sektördeki gelirlerin mahsup edilmemesi gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, başvuranın görev yapmadığı dönemlere ilişkin sicil ve başarı değerlemesi raporlarının düzenlenmesi gerektiği ve bu raporlar doğrultusunda başarı ücreti ödenip ödenmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin bir kısmı kabul edilmiş, idareye tavsiyelerde bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/66258-S.20.72005
BAŞVURU NO : 2020/1952
KARAR TARİHİ : 28/07/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : İhraç sonrası geri dönüşte mali haklara ilişkin talepler hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 29/01/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran )
özetle; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Toprak Mahsulleri Ofisi
Kırklareli Şube Müdürlüğünde Teknik İşler Servis Şefi olarak görev yapmakta iken önce
Kurumun 29.07.2016 tarih ve sayılı yazısı ile açığa alındığı, ardından 672 sayılı KHK ile görevden çıkartıldığı akabinde Ohal Komisyonunun 08.08.2019 tarih ve sayılı kararı ile görevine iade edildiği, 02.09.2019 tarihinde Bandırma Şube Müdürlüğü Teknik İşler servis şefi olarak görevine başladığını, Kurumu tarafından görevde olmadığı dönemle ilgili bir miktarın ücretin ödendiği ancak mezkur ödemenin yapılırken; 1.1. Özel sektörde çalışmak zorunda kalmasından dolayı aldığı brüt ücretlerin Kurumda normalde alması gereken ücretten kesilerek kalan farkın ödendiği, ancak, 7075 sayılı Kanunun
10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre geriye dönük bütün hakları herhangi bir şarta
bağlanmaksızın ödenmesi gerektiği, eğer ihraç sonrası kazandığı ücretler bu ödenecek rakamdan düşüyorsa kamunun bu ihraç nedeniyle maruz kaldığı masraflara da ortak olması gerektiği, örnek olarak, ihraç sonrası 4 kere evini taşıması gerektiği bu nedenle yaklaşık 36.000
TL. ev kirası ödediği, 1.2. Ücretinin ödenmeyen kısımları ile ilgili yasal faizin hesaplanmadığı, bu hususun, Anayasa
Mahkemesinin 07.02.2019 tarih ve sayılı başvurusunda belirtildiği üzere “açığa alınmak ve ihraç olmak işlemleri mülkiyet hakkına bir müdahale” olduğu, 1.3. Ödenen ücretin, 166 sayılı Maliye Bakanlığı tebliğine binaen, 2019 vergi dilimine eklendiği, Danıştay 4. Dairesinin 28.11.2005 tarihli, E:2005/340, K:2005/2266 sayılı kararı ve
Danıştay 4. Dairesinin, 13.02.1998 tarihli ve E:1997/475, K:1998/513 sayılı kararı ile bu yaklaşımın tersi şekilde kararlar verdiği, 1.4. 2018, 2019 ve göreve başladığı 02.08.2019 tarihinden sonrası dahil olmak üzere, sicil notuna ait başarı ücreti ile ilgili ödemelerin yapılmadığı, 7075 sayılı Kanun çerçevesinde görevine iade edilen personelin yapılan atamaların ilk defa veya yeniden atama olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı bunun için sicil notunun 6 ay sonra verilmesinin ilk atama için geçerli olduğundan en son aldığı sicil notu veya son üç dönem sicil notunun verilmesi gerekmekte olduğu, 1.5. mezkur hususlar hakkında kurumuna yaptığı başvurusunun 06.12.2019 tarihli yazıyla reddedildiğini ifade ederek, Özel sektörde çalışmak zorunda kalmasından dolayı aldığı brüt ücretlerin Kurumda ihraç olmayarak çalışması durumunda alması gereken ücretten kesilerek kalan farkın ödenmesine binaen özel sektörde çalıştığı süre için aldığı maaşın ihraç sonrası göreve dönüşte ödenen miktardan mahsuplaşmasının iptali, göreve dönüşte ödenen miktar için yasal faiz hesaplanarak ödemenin yapılması, mezkur yapılan ödemenin vergi döneminin değiştirilmesi, başarı puanının hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.
1.6. Başvuran Kurumumuza gönderdiği 06.07.2020 tarihli mailde;“ Özelde çalıştığı dönemde elde ettiği ücretin brüt tutarı üzerinden hesaplanarak ilgili ödemeden mahsup edildiği” şeklindeki iddiasının incelenmemesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü’nün 04.06.2020 tarih ve sayılı yazısında; – 7075 sayılı Kanunun ilgili maddesinde “bu maddenin göreve dönen personele faiz ödeneceği hususunu” ihtiva etmediği, bu gerekçeyle başvurana faiz ödenmediği, 2.1. “ Sıkıyönetim nedeniyle görevden ihraç edilen personelin göreve dönüşünde aylık ve özlük haklarının, kamu yada özelde bu süre içinde elde ettiği gelirleri düşülerek, ödenmesi”ni içeren
123 sayılı Devlet Memurları Genel Tebliği’ne göre, başvuranın görev yapmadığı dönemde,
SGK’ya tabi aldığı maaşların, göreve iade sırasında ödenen rakamdan mahsuplaştırıldığı, 2.2. “Asgari geçim indirimi ve Gelir Vergisi” hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın
13.05.2019 tarihli görüş yazısında; “672 KHK ile görevinden ihraç edilen ve OHAL İnceleme
Komisyonu kararına binaen görevine dönen personelin ‘Aile Durum Bildirimi’nin Kuruma zamanında vermiş olması halinde, geçmiş döneme ilişkin ödene ücretin tahakkuk ve ödemesi hangi dönemde yapılmış ise yapılan ödemenin o dönemin ücreti olarak kabul edilerek ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin de sadece o dönemki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması, geçmiş dönemler için uygulanmaması gerekmekte olduğu” ifade edildiği, maaş tahakkuk işleminde asgari geçim indirimi ve gelir vergisi kesintisi oranı hususunda bu yazıya göre işlem yapıldığı, 2.3. Devlet Personel Başkanlığı’nın 21.02.2018 tarih ve sayılı görüşünde; OHAL kapsamında görevinden ihraç edilen ve uzaklaştırılan sözleşmeli personelin göreve tekrardan başlaması hususunun izah edildiği, ilgili yazıda “görevine iade edilen personelin görevine başladığı tarih sonrasında sözleşme ücretleri hesaplanırken cari yıldan önceki yıla ait sicil ve başarı değerlendirmesi yapılmışsa bu puana tekabbül eden tutarda başarı ücreti ödeneceği, cari yıldan önceki yıla ait başarı ve bir sicil başarı değerlendirmesi yok ise başarı ücreti ödenebilmesi için 6 aylık hizmet süresinin tamamlanması ve takiben sicil – başarı değerlendirmesi yapılması gerektiği” mütalaa edildiği, 2.4. İlgili görüş ve mevzuat doğrultusunda; “ 2015 2016 yılları için başvuran için sicil – başarı değerlendirmesi yapılmasına binaen 2016 ve 2017 yılları için başarı ücreti verildiği, 2017 ve
2018 yılları için bu değerlendirmeler yapılmadığından 01.01.2018 tarihinden itibaren başarı
ücreti verilemediği, başvuranın göreve başladığı tarihten 6 ay sonrası olan 02.03.2020 tarihinden itibaren başarı ücreti ödendiği”, 3. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 19.06.2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. “193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61, 94 ve 96 ıncı maddelerine değinilerek 166 Seri
No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde “bir ücret ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevfikatı yapılacağı”nın hüküm altına alındığı, 3.2. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, vergi alacağı, vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğacağı, 3.3. Vergi Kanunlarında; verginin konusu, mükellefi ve vergiyi doğuran olay belirlenir.
Verginin konusu gelir, servet, sermaye gibi maddi; hizmet, kıymet, belge, iş ve işlemler gibi gayrimaddi şeylerdir. Vergiyi doğuran olay ise, bu şeylerin elde edilmesi, kullanılması, alınması veya satılması gibi işlemlerdir. Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi sonucu
Devletin vergi alacağı doğar. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, gelir vergisi gerçek kişilerin elde ettiği gelir üzerinden alınmakta olup, gelir vergisinden söz edebilmek için ortada bir gelir, bir mükellef ve gelirin bu mükellef tarafından elde edilmiş olması gerekmektedir.
Vergileme süreci gelirin elde edilmesiyle başlamakta ve arkasından vergileme ile ilgili tüm işlemler devreye girmekte olduğu, 3.4. Gelirin elde edilmesi ise vergiyi doğuran olayın varlığı ile mümkün olmaktadır. Gelir vergisi açısından vergiyi doğuran olay, gelirin elde edilmesidir. Bu nedenle gelirin ne zaman elde edilmiş sayılacağı, başka bir deyişle, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleşeceği vergilendirme açısından büyük bir öneme sahiptir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda farklı kazanç ve irat türlerini düzenleyen ayrıntılı hükümlerde her bir kazanç ve irat bakımından vergiyi doğuran olayın belirlenmesinde; “doğma” (G.V.K. md. 37, md. 52, md. 65), “tahsil edilen veya tahakkuk eden hasılat” (G.V.K. md. 39, md. 55), “ödeme” (G.V.K. md. 61), “nakden veya hesaben ödeme” (G.V.K. md. 96) gibi farklı kavramlar kullanıldığı, 3.5. Buna göre, ticari ve zirai kazançlarda elde etme tahakkuk esası geçerli olup tahakkuk gelirin mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmesidir. Serbest meslek ve gayrimenkul sermaye iradında ise tahsil esası geçerli olup tahsil gelirin sahibinin mal varlığına dahil olması olarak ifade edildiği, 3.6. Gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleşmektedir. Hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini; ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade eder. Ücret geliri de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya gelmiş olur. Dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakten veya hesaben ödeme yapılmış olması gerektiği, 3.7. Bu nedenle; başvurana 2019 yılında yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği,” ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. 213 sayılı Vergi Usül Kanununun “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 19 uncu
Maddesinde: Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.”
7. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Mükellefler” başlıklı 3 üncü Maddesinde:
“Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:…”,
8. 29/1/1990 tarih ve 20417 (1. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin;
8.1. “Aylık ve Ücretler” başlıklı 25’nci maddesinde, “… c) ( Değişik: 13/3/1995 – KHK – 549/1 md.) Ekli 1 sayılı cetvelin dışında kalan sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücreti;
8.2. “Temel Ücret” başlıklı 26’ncı maddesinde, “(Değişik birinci fıkra: 4/4/2007-5620/4 md.) Temel ücret tutarları, sözleşmeli personelin unvanı, eğitim düzeyi, iş gerekleri, işyeri ve çalışma şartları dikkate alınmak suretiyle teşebbüs ve bağlı ortaklıklarca tespit edilir….”,
8.3. “Başarı Ücreti” başlıklı 27’inci maddesinde, “Sözleşmeli personelden sicil ve başarı değerlemesi sonucunda sicil ve başarıları (A) düzeyinde olanlara temel ücretlerinin% 8’i, (B)
düzeyinde olanlara% 4’ü, (C) düzeyinde olanlara % 2’si oranında hesaplanacak miktarda ve 43 üncü maddedeki esaslara göre başarı ücreti ödenir.”
8.4. “Başarı Değerlendirme Düzeyleri” başlıklı 42’nci maddesinde, “ Yapılan sicil ve başarı değerlemesi sonucunda;
59 ve daha aşağı puan alanlar (D),
60-75 puan alanlar (C), 76-89 puan alanlar (B),
90 ve daha yukarı puan alanlar (A),
olmak üzere personel dört başarı düzeyinde değerlendirilir.”
8.5. “Sicil ve Başarı Değerlendirmesi Sonucunda Yapılacak İşlem” başlıklı 43’üncü maddesinde, “Sicil ve başarı değerlemeleri; a) (D) düzeyinde olanlarla başka bir sicil amirinin yanında, bulundukları görevin temel ücreti tutarında bir ücretle altı ay daha denenmek üzere yeni bir sözleşme yapılır. Bu süre sonunda da sicil ve başarıları (D) düzeyinde olanların sözleşmeleri fesh edilir ve haklarında 5434 sayılı
T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.
b) (C) düzeyinde olanların, bulundukları görevin temel ücretine bu ücretin % 2’si oranında, c) (B) düzeyinde olanların, bulundukları görevin temel ücretine bu ücretin % 4’ü oranında, d) (A) düzeyinde olanların, bulundukları görevin temel ücretine bu ücretin % 8’i oranında, başarı ücreti ilave edilmek suretiyle sözleşmeleri yenilenir.
e) (D) düzeyinde bulunanlara başarı ücreti ödenmez.”
9. 15.11.1990 tarih ve 20696 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil Ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin,
9.1. “Sicil ve Başarı Değerleme Dönemi” başlıklı 8’inci maddesinde, “Sicil ve başarı değerlemesi raporları her yılın Aralık ayının ilk yarısı içinde doldurularak en geç 15 Aralık’a kadar bunları muhafaza ile görevli birime teslim edilir. …”
9.2. “Sicil ve Başarı Değerleme Raporu Doldurmak İçin Gerekli Süre” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Haklarında sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenecek sözleşmeli personelin, değerlendirilmelerini yapacak sicil amirlerinin yanında en az 6 ay çalışmış olmaları şarttır.
…
Sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmet içi eğitimde geçen süreler, sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir. Şu kadar ki amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır. Hizmet içi eğitimin veya hastalığın sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla sözleşmeli personel hakkında sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurma imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok
3 yılın sicil ve başarı değerlemesi notlarının ortalaması esas alınır.”
9.3. “Sicil ve Başarı Değerleme Raporlarının Doldurulması” başlıklı 12’nci maddesinde, “Formlarda yer alan bölümlerden sözleşmeli personelin “Genel durum ve davranışlarının değerlendirilmesi” bölümü, sicil amirinin kanaatine göre (olumsuz), (olumlu) veya (çok iyi)
şeklinde doldurulur. Sorular ise 100 tam not üzerinden değerlendirilir. Sicil amirlerinin her bir soruya verdikleri notların aritmetik ortalaması, değerlemeye alınan konuda verilen nihai sicil ve başarı notunu gösterir. Bu nihai sicil ve başarı notlarının ortalaması sicil ve başarı değerleme düzeyinin tespitine esas alınacak notu gösterir.
Bu şekilde tespit edilecek sicil ve başarı değerleme notu;
59 ve daha aşağı puan alanlar (D),
60-75 puan alanlar (C), 76-89 puan alanlar (B),
90 ve daha yukarı puan alanlar (A),
düzeyinde olmak üzere sözleşmeli personel dört başarı düzeyine ayrılır.”
9.4. “Sicil ve Başarı Değerlemesi Sonucunda Yapılacak İşlem” başlıklı 13’üncü maddesinde, “Sicil ve başarı değerlemeleri (D) düzeyinde olanlarla; başka bir sicil amirinin yanında, bulundukları görevin temel ücreti tutarında bir ücretle altı ay daha denenmek üzere yeni bir sözleşme yapılır.
Sicil ve başarı değerleme düzeyleri (C), (B) ve (A) olanların bulundukları görevlerin temel ücretlerine 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinde belirtilen oranlarda başarı ücreti ilave edilmek suretiyle sözleşmeleri yenilenir.”
10. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü
Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin; “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde, “… İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”
11. 10.03.1991 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 166 sayılı Gelir Vergisi Genel
Tebliği’nin 5 inci Maddesinde“…Öte yandan, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin ücretlerinin ödeme zamanının anılan Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesinin, Gelir Vergisi Kanununun uygulanması açısından bir önemi bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu hukukî durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmü yer almıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 96 ncı maddesinde, vergi tevkifatının, 94 üncü madde
kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı belirtilmiş, hesaben ödeme ise, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ve bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar…” hükmü yer almıştır
Bu hükümlere göre, 15 Aralık-14 Ocak dönemi için 15 Aralık 1990 tarihinde peşin olarak ödenen kamu personeli memur aylıklarının 1990 yılı geliri sayılması ve 1990 yılındaki esaslara göre, 15 Aralık-14 Ocak dönemi için işlenmiş olarak 14 Ocak 1991 tarihinde ödenen işçi ücretlerinin ise 1991 yılı geliri sayılarak, 1.1.1991 tarihinden geçerli olan vergi tarifesinin ve özel indirim tutarlarının uygulanarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, memurlara 1-14 Ocak 1991 dönemi için ödenen maaş farklarının tahakkuk ve ödemesi, 1 Ocak 1991 tarihinden sonra yapıldığı için, fark ödemelerine yeni vergi tarifesinin uygulanması gerekir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın taleplerine ilişkin Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13. Başvuran, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Toprak Mahsulleri
Ofisi Kırklareli Şube Müdürlüğünde Teknik İşler Servis Şefi olarak görev yapmakta iken önce kurumun 29.07.2016 tarih ve sayılı yazısı ile açığa alındığı, ardından 672 sayılı KHK ile görevden çıkartıldığı akabinde Ohal Komisyonunun 08.08.2019 tarih ve 2019/34074 sayılı kararı ile görevine iade edildikten sonra 02.09.2019 tarihinde Bandırma Şube Müdürlüğü
Teknik İşler servis şefi olarak görevine başladığını ifade ederek özel sektörde çalışmak zorunda kalmasından dolayı aldığı brüt ücretlerin Kurumda ihraç olmayarak çalışması durumunda alması gereken ücretten kesilerek kalan farkın ödenmesine binaen özel sektörde çalıştığı süre için aldığı maaşın ihraç sonrası göreve dönüşte ödenen miktardan mahsuplaşmasının iptali, göreve dönüşte ödenen miktar için yasal faiz hesaplanarak ödemenin yapılması, mezkur yapılan ödemenin vergi döneminin değiştirilmesi, başarı puanının hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.
14. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, “başvuranın 29.07.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, müteakiben 01.09.2016 tarihli 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, ardından OHAL Komisyonunun 08.08.2019 tarih, 2019/34074 sayılı kararı ile göreve iade edildiği, 02.09.2019 tarihinde görevine başladığı, ilgilinin kamu görevinden çıkarıldığı, 2015-2016 yıllarına ait sicil ve başarı değerleme raporu düzenlenmesi nedeniyle 2016 – 2017 yılları için ödenen sözleşme ücretine başarı ücretinin dahil edildiği, ancak 2017 yılında fiilen görev yapmadığı için o yıla ait sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmemesi nedeniyle ilgili mevzuat hükümleri ile Devlet Personel Başkanlığının yukarıda sözü edilen görüşü doğrultusunda 01.01.2018 tarihinden itibaren sözleşme ücretine başarı ücretinin ilave edilmediği, başvuranın göreve başladığı tarihten 6 ay sonrası olan
02.03.2020 tarihinden itibaren başarı ücreti ödendiği, başvurana ilgili kanunda faiz ödenmesi
ile ilgili hüküm olmamasına binaen görev yapmadığı dönem için ödenen meblağ için faiz hesaplanmadığı, yapılan ödemenin o dönemin ücreti olarak kabul edilerek gelir vergisi kesintisi oranının belirlendiği, başvuranın görev yapmadığı dönemde SGK’ya tabi aldığı maaşların göreve iade sırasında ödenen rakamdan mahsuplaştırıldığı” anlaşılmaktadır
15. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
16. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
17. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük
Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
18. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
19. Başvuranın talepleri 4 ayrı başlık halinde incelenecektir.
Başarı Ücreti
20. 399 sayılı KHK ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı
Değerlemesi Hakkında Yönetmelik bir bütün olarak incelendiğinde, 399 sayılı KHK’ya Ekli 1 sayılı cetvelin dışında kalan sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücretinin, temel ücret ile başarı ve kıdem ücretleri toplamından oluştuğu, anılan personel hakkında sicil ve başarı değerlemesi raporları düzenlendiği, söz konusu raporların her yılın Aralık ayının ilk yarısı içinde doldurularak en geç 15 Aralık’a kadar ilgili birime teslim edildiği, sicil ve başarı değerlendirmesi raporu düzenlenebilmesi için sözleşmeli personelin değerlendirmeyi yapacak amirlerinin yanında belirli süre çalışmasının gerektiği, yapılan sicil ve başarı değerlendirmesi sonucunda personelin belirli puanlara karşılık gelen (A), (B), (C), (D) şeklinde dört başarı düzeyinde değerlendirildiği, bu başarı düzeyleri için personele temel ücretlerinin belirli bir yüzdesi oranında başarı ücreti ödendiği, (D) düzeyinde bulunanlara başarı ücreti ödenmediği, diğer düzeylerde bulunan personellere ise bulundukları görevin temel ücretine, bu ücretin belirli yüzdeleri oranında başarı ücreti ilave edilerek sözleşmelerinin yenilendiği görülmektedir.
21. Bununla birlikte, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil Ve Başarı
Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin 9’uncu maddesinde, haklarında sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenecek sözleşmeli personelin, değerlendirilmelerini yapacak sicil amirlerinin yanında en az 6 ay çalışmış olmasının şart olduğu, bu esnada alınan mazeret izinleri, yıllık izinler, hastalık izinleri ile hizmet içi eğitimde geçen sürelerin, amirin yanında 3 ay fiilen çalışmak şartıyla sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahil olduğu, hizmet içi eğitimin veya hastalığın sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla sözleşmeli personel hakkında sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurma imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok 3 yılın sicil ve başarı değerlemesi notlarının ortalaması esas alınacağı öngörülmektedir.
22. Başvuru konusu somut olayda ise, başvuran hakkında 2017 yılında fiilen görev yapmaması nedeniyle o yıla ait sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmediği, bu itibarla da 01.01.2018 tarihinden itibaren başvuranın sözleşme ücretine başarı ücretinin ilave edilmediği anlaşılmaktadır.
23. OHAL kapsamında alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda, kamu görevinden çıkarılan ancak OHAL İnceleme Komisyonunun Kararı ile de göreve iade edilen başvuranın ihraç edildiği tarih ile göreve iadesi sonucunda göreve başladığı tarih arasında (göreve başladığı dönem dahil olacak şekilde) fiilen görev yapmaması nedeniyle söz konusu sürece ilişkin sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmemesinin kendi iradesi dışında gerçekleştiği, İdarenin hatalı işlemi nedeniyle oluşan külfetin başvurana yükletilemeyeceği, sözü edilen sürecin çalışmış gibi değerlendirilmesi, bu kapsamda sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmesi, söz konusu raporlar doğrultusunda başarı ücreti ödenip ödenemeyeceği hususunun yeniden ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
24. Nitekim, Çorum PTT Merkez Müdürlüğünde 399 sayılı KHK’ya tabi sözleşmeli personel olarak görev yapan, 25/10/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılan, tedbirinin kaldırılması üzerine 23/10/2017 tarihinde tekrar göreve başlayan ve 2017 yılı içerisinde sicil amiri yanında sadece 2 ay 7 gün fiilen görev yapan davacı hakkında tesis edilen sicil notu verilmemesi işleminin iptalinin ve sicil notu verilmemesi nedeniyle başarı ücreti alamaması sonucunda yoksun kalınan maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği davada, Çorum İdare Mahkemesinin 17/01/2019 gün ve sayılı kararında, başarı durumunu tespit edebilmesi için kamu görevlisinin amirleriyle bir süre beraber çalışması gerektiği, mevzuat hükmünde de bu sürenin 6 ay olarak belirlendiği, bu sürelerin hesaplanmasında kanunun ancak belli mazeret durumlarını ancak belirli süreler için kabul ettiği, kanunda tahdidi olarak sayılan mazeret durumları içerisinde görevden uzaklaştırılan memurun durumunun sayılmadığı, bu kapsamda 2017 yılı içerisinde 6 aydan az (2 ay 7 gün)
fiilen görev yapan davacı hakkında başarı ve sicil raporu doldurulmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ve
Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 10.10.2019 tarihli ve sayılı kararında, davacının, 2017 yılında, sicil değerlemesi yapacak amirinin yanında en az 6 ay çalışma ve bu sürenin en az 3 aylık bölümünde de fiilen çalışma şartını sağlayamaması nedeniyle hakkında belirtilen yıl için sicil raporu düzenlenmediği, ancak davacının ilgili dönemde görevden uzaklaştırılmış olması nedeniyle söz konusu çalışma sürelerini sağlayamadığı, bu durumun kendi iradesi dışında gerçeklesen bir durum olduğu, davacının görevden uzaklaştırma işleminin kaldırılarak, görevine iade edildiği hususu da dikkate alınarak, görevden uzakta geçirdiği sürenin çalışmış gibi değerlendirilmesinin gerektiği, açıkta geçen sürelerin davacının aleyhine yorumlanamayacağı ifade edilerek,
2017 yılı için sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurulmamasına yönelik tesis edilen işlemde
hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir.
Mahsup Edilen Özel Sektör Gelirleri
25. Konuya ilişkin olarak Danıştay 12. Dairesinin 27.12.2013 tarih ve E: 2012/3100, K:2013/12993 sayılı kararında; “Hukuka aykırılığı yargı kararıyla sabit olan işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zarar hesaplanırken açıkta geçen sürede davacının çalışarak gelir elde etmesi durumunda, bu miktarın davacıya ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerekeceğinden, Mahkemece davacının açıkta geçen sürelerde çalışarak gelir elde edip etmediğinin; taraflardan, Gelir İdaresi Başkanlığından ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından sorulması ve gelir elde ettiğinin saptanması halinde elde ettiği bu miktarın açıkta kaldığı süreye ilişkin ödenmesi gereken maaş ve parasal haklara ilişkin tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiş olup, bu bağlamda, başvuranın kamuda görev yapmadığı dönem için yapılacak olan ödemenin özel sektörde elde ettiği gelirlerin mahsup edilmesine binaen hesaplanması gerektiği,
Yasal Faiz
26. Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “… haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25/2/1983 tarihli
81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı
doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci
Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
27. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında belirtmiş olduğu; … açıkta iken görev iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu yönündeki değerlendirmesi, gerekse yukarıda değinilen Danıştay Birinci Dairesinin Kararında belirtilen
“… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklindeki hüküm uyarınca başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Göreve Dönüş Sonrası Ödenen Mali Hakların Vergi Dönemi Değişikliği Talebi
28. Başvuranın “göreve dönüş sonrası ödenen mali hakların vergi dönemi değişikliği” ile ilgili talebinin İdare tarafından reddedildiği,
28.1. Yukarıda bulunan açıklamalar, mevzuat hükümleri ve özellikle “görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı” hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, aksine bir uygulamanın “ihraca ilişkin hükümlerin tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı ve kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği” yönündeki düzenlemelere uygun düşmeyeceği, bu bağlamda, her bir vergilendirme dönemi için ayrı vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile başvurana iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
29. Diğer taraftan;
29.1. Başvuranın ihraç sonrasında görevine dönüşü akabinde görev yapmadığı dönem için başarı ücreti ödenmemesine binaen “görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurulması ve söz konusu rapor doğrultusunda başvurana başarı ücreti ödemesi yapılıp yapılamayacağı hususunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği” hususunda
29.05.2020 tarih ve 2020 / 12717 sayısı ile Tavsiye Kararı verildiği,
29.2. İhraç sonrası özel sektörde çalışılan dönemde elde edilen gelirin göreve dönüş sonrasında ödenen meblağdan mahsubuna ilişkin olarak 09.12.2019 tarih ve sayısıyla Red
Kararı verildiği,
29.3. Başvuranın ihraç sonrasında görevine dönüşü akabinde ödenen ücretin vergilendirme dönemine ilişkin olarak, 27.03.2020 tarih ve sayı ile Tavsiye Kararı verildiği,
Anlaşılmıştır.
30. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde;
30.1. İdarenin başvuranın yukarıda sözü edilen süreçte fiilen çalışamaması sebebiyle sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmediğinden başarı ücreti ödenmeyeceği yönünde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı,
30.2. Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihten yeniden göreve başladığı döneme kadar süre için geriye dönük mali hakları hesaplanırken, başvuranın ihraç olduğu süreçte çalışarak gelir elde etmesi durumunda, özel sektörde elde ettiği gelir miktarının başvurana ödenecek meblağdan düşülmesi gerekeceğinden, İdarenin ilgili işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,
30.3. İdarenin “7075 sayılı Kanunun ilgili maddesinde ‘bu maddenin göreve dönen personele’ faiz ödeneceği hususunu” ihtiva etmemesi” gerekçesiyle geriye dönük olarak hesaplanan meblağa faiz uygulanmaması şeklinde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı,
30.4. Başvuranın göreve dönüş sonrasında ödenen mali haklar için “göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması” gerektiği,
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Balıkesir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın “Özelde çalıştığı dönemde elde ettiği ücretin göreve dönüşü sonrası yapılan ödemeden mahsup edilmemesi” talebinin REDDİ; “Başvuran hakkında görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurulması ve söz konusu rapor doğrultusunda başvurana başarı ücreti ödemesi yapılıp yapılamayacağı hususunun yeniden değerlendirilmesi”, “Görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak ödenen maaşının faiziyle ödenmesi”, ve “Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile başvurana iade edilmesi”, hususlarında TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASI,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi