|
ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu görevlilerinin atama işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdari yargı kararlarının temyiz edilebilmesi için, bu takdir yetkisinin kamu yararına aykırı kullanıldığının kanıtlanması gerektiği vurgulanmıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde, memurların atanmasında idarenin takdir yetkisi, hukukun genel ilkeleri doğrultusunda denetime tabi olup, bu yetkinin kötüye kullanılması durumunda işlemin iptali söz konusu olabilecektir.
Uyuşmazlıkta, davacının atama işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, dolayısıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Danıştay, davacının geçmiş hizmetleri ve görev niteliği göz önünde bulundurularak tesis edilen işlemin, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olduğunu belirterek, Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Bu bağlamda, davanın reddine karar verilmesi, hukukun gereklilikleri açısından uygun bulunmuştur. |
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/14491 E. , 2022/1817 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14491
Karar No : 2022/1817
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı emrinde İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken, Uzman kadrosuna atanmasına ilişkin Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığının …günlü, …sayılı işleminin iptali, yoksun kaldığı parasal haklarını yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının 14/04/2014 tarihinden bu yana yürüttüğü görevini yerine getiremediğine veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge sunulamadığı gibi, hizmetlerinden verim alınamadığı hususunun da davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden hukuken geçerli bir nedene dayanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde sebep ve amaç yönlerinden hukuka uygunluk bulunmadığı; bu durumda, davacının atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı; öte yandan hukuka aykırı atama işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece davacıya ödenmesi de Anayasa ve Hukuk Devleti ilkesinin gereği olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınarak Uzman kadrosuna atanması yolunda tesis edilen işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolundaki …. İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı İdare nezdinde memur olarak görev yaptığı sürece görevlerini eksiksiz yerine getirdiği, daire başkanlığı süresince mesai mefhumu gözetmeksizin büyük bir özveriyle çalıştığı, söz konusu görevden alınmasını gerektirecek disiplin soruşturması, mesleki yetersizlik, hukuka veya etiğe aykırı eylem de dahil olmak üzere hiçbir haklı ve geçerli sebep bulunmadığı, dolayısıyla daire başkanlığı kadrosunda 5 yıl boyunca görev yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, ilgili pozisyonda gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu pozisyonun değiştirilmesi idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilecek olsa dahi; davalı idare tarafından öncelikle özlük haklarında ve pozisyonunun getirdiği ek ödemelerde değişime sebep olmayacak şekilde, aynı hiyerarşik seviye içerisinde hâlihazırda boş bulunan daire başkanlığı kadrolarının birinde değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlara görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memuru bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Personel istihdamı” başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; “Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.” hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, kararda; bu gerekçenin yanı sıra, “daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, bu kadrolara ilişkin olarak davalı idarenin atama ve görevden alma konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu…” değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; davanın reddi yolunda verilen kararda yer verilen diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
**1. İdari yargı kararı neden temyiz edilebilir?**
İdari yargı kararının temyizi; davalı idarenin atama ve görevden alma konularında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı durumunda mümkündür. **2. Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesindeki hükme göre hangi durumlar dahilindedir?** Bu hükme göre; kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleri ile memur bulundukları kadro derecelerine eşit veya daha üst kadrolara naklen atayabilirler. **3. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22. maddesindeki hüküm neye göre düzenlenmiştir?** Bu hükme göre; büyükşehir belediyesinin personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur. **4. İdari yargı kararının temyiz edilmesinde hangi durumların varlığı halinde mümkündür?** İdari yargı kararının temyizi; kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek yapılan işlemler için mümkündür. **5. Hangi durumlarda dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir?** Davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak tesis edilen idari işlemlerin kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olması durumunda, dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir. **6. Temyiz yolunda hangi kararın onanması gerekir?** Temyiz yolunda davanın reddi kararı temyiz edilebilir, ancak bu kararda yer verilen gerekçenin hukuki isabet bulunmaması ve davacının talebi doğrultusunda davanın reddedilmesi yerinde ise; bu karara yönelmek doğru olur. **7. İdari yargılama usulü kanunu 7035 sayılı kanun ile değişik 50. maddesi neye göre düzenlenmiştir?** Bu hükme göre; temyiz dosyası, temyizin tebliği tarihinden itibaren on gün içinde tamamlanır. |