ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresinin, Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ödenmeyen faturalar nedeniyle oluşan gecikme bedelini, ilgili kamu görevlisinden tahsil etme yükümlülüğünü ele almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesi, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken dikkatli olmaları gerektiğini ve ihmal durumunda zararın kendileri tarafından ödeneceğini belirtmektedir. Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu zararı oluştuğunda sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Kararda, idarenin gecikme bedelini ödemek zorunda kalmasının, kamu görevlilerinin kusurlarından kaynaklandığı ve bu nedenle sorumluluğu saptanan görevliden yasal yollarla tahsil edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. İdarenin, bu tür durumlarda yasal çerçevede hareket etmesi zorunludur. Sonuç olarak, ……..TL tutarındaki kamu zararının, Harcama Yetkilisi olan müdür yardımcısına tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir. Bu durum, kamu görevlilerinin sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini ve ihmal durumunda hesap vermek zorunda olduklarını ortaya koymaktadır.

Kamu İdaresi Türü Diğer Özel Bütçeli İdareler
Yılı 2013
Dairesi 8
Karar No 41
İlam No 88
Tutanak Tarihi 23.12.2014
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Gecikme Cezasının Bütçeden Ödemesi:

………….. ………… ………Müdürlüğü’ne …………Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından gönderilen faturaların zamanında ödenmemesi nedeniyle gecikme bedeline sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun“Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde;

“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.

Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.” denilmekte,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde ise;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.” denilmektedir.

Dolayısıyla idarenin, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan dolayı ödemek zorunda kaldığı gecikme bedelini yasal yollara başvurarak, sorumluluğu saptanan görevlilerden tahsil etmesi gerekmektedir. İdarenin, sorumluluğu saptanan görevlilere yasal yollar çerçevesinde rücu etmesi yasal bir zorunluluktur.

Aynı Kanunun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında ise;

“Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde, bir taahhüde ve harcama talimatına dayanmayan giderlere ilişkin olup, Maliye Bakanlığınca belirlenecek ekonomik kodlardan yapılan ve bütçede ödeneği öngörülmüş olmakla birlikte, oluştuğu yer ve zamanda ödeneği bulunmayan giderler; dayanağını oluşturan harcama belgeleri de eklenmek suretiyle usûlüne göre gerçekleştirilerek ilgili hesaplara alınır ve ödeneğinin gelmesini müteakip ödenir. Bu tutarlara ilişkin ödenek gönderme belgeleri, en geç malî yılın sonuna kadar muhasebe birimine gönderilerek muhasebeleştirme işlemleri tamamlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” hükmü yer almaktadır.

Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri ve Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün (07/03/2009 tarihli ve 27162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) 29 Sıra Nolu Genel Tebliği ile “oluştuğu yer ve zamanda ödeneği bulunmayan giderler”e ilişkin nasıl işlem yapılacağı açıklanmıştır.

Sorumlularca yapılan savunmada idarenin, ödemelerin zamanaşımına uğramaması için 5018 sayılı Kanunun 34/4’üncü maddesi ile Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemelere göre hareket etmediği görülmektedir. Bu nedenle ……..TL. tutarındaki kamu zararının;

Harcama biriminin yöneticisi olan Harcama Yetkilisi …………..’a (Müdür Yrd.) tek başına ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi.