ÖZET: Bu karar, başvuranın Kamu Görevlileri Etik Kurulunca “etiğe aykırı davrandığı” yönünde tesis edilen işlemin iptalini talep etmesi üzerine alınmıştır. Başvuran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyesi iken bankaların özel bilgilerini kitaplaştırıp sattığı iddialarıyla incelemeye tabi tutulmuş ve bu inceleme sonucunda etik ihlali tespit edilmiştir. İlgili mahkemeler, başvuranın etik ihlalinde bulunduğunu belirterek, Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun kararını hukuka uygun bulmuştur.

Danıştay İkinci Dairesi, başvuranın etik ihlali iddialarının sübuta erdiğini ve bu nedenle alınan kararın hukuka aykırılık taşımadığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın kararın geri alınması talebinin de reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun başvuran hakkında verdiği “etiğe aykırı davrandığı” yönündeki kararın iptali talebi reddedilmiştir. Bu durum, kamu görevlilerinin etik davranış ilkelerine uyumunun önemini vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/8112-S.23.13247

BAŞVURU NO : 2023/244

KARAR TARİHİ : 04/07/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU

Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kararının iptal edilmesi

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/01/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyesi iken hakkında yapılan “…sır kapsamında olan bankaların özel bilgilerini kitaplaştırdığı ve bankalara sattığı…” şikâyeti üzerine Kamu Görevlileri Etik

Kurulunca inceleme başlatıldığını, 2013 yılında bitecek Kurul üyeliği görevine yeniden atanması beklenilmekte iken kitabın yayınlanmasından iki yıl sonra ve beklenen yeniden atama gününden birkaç ay önce FETÖ faaliyeti kapsamında yapılabilecek atamasının engellenmesi ve mensuplarından birinin atanmasının sağlanması amacıyla Kamu Görevlileri Etik Kurulunca “etiğe aykırı davrandığı” yönünde işlem tesis edildiğini belirterek, söz konusu “etik ihlalinin varlığına” ilişkin kararın kaldırılması talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Kamu Görevlileri Etik

Kurulu’nun 27/3/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Kurulun 06/03/2014 tarih ve sayılı Kararında; Garanti Bankası tarafından gönderilen yazı ve eki belgelerden başvuranın yazarı olduğu “Bankacılığın Sarı Kitabı: Kabahatler” isimli kitabın doğrudan başvurandan satın alındığı ve kitabın bedelinin başvuranın hesabına yatırıldığı, söz konusu kitapta 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde bankalar ve banka dışı mali kuruluşlara BDDK tarafından

uygulanan idari para cezalarına yer verildiği, başvuranın kurul üyeliği yaptığı Kurumun, denetimine tabi olan bankaya doğrudan yazarın kendisi tarafından satışının yapılmış olduğu tespit edildiğinden, başvuranın

Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9. maddesi, “Saygınlık ve güven” başlıklı 10. maddesi, “çıkar çatışmasından kaçınma” başlıklı 13. maddesi ve “görev ve yetkinin menfaat sağlamak amacıyla kullanılmaması” başlıklı 14. maddesinde düzenlenen etik davranış ilkelerini ihlal ettiğine karar verildiği, 2.2. Başvuran tarafından sayılı Kurul Kararı aleyhine Ankara 2. İdare Mahkemesi nezdinde

Esasında açılan iptal davasının 16/11/2015 tarih ve K. / sayılı Karar ile reddedildiği, Danıştay İkinci Dairesinin 08/11/2017 tarih ve E: / , K: / sayılı Kararı ile Ankara 2.

İdare Mahkemesinin anılan kararı hukuka uygun bulunduğu, temyiz isteminin reddedilerek sayılı

Kurul Kararının onandığı, başvuranın “Bankacılık Ceza Hukuku” adlı müşterek bir kitabı ve sadece kendi yazarı olduğu “Bankacılığın Sarı Çizgileri: Kabahatler” isimli bir kitabı daha bulunduğu, 06/03/2014 tarih ve sayılı Kurul Kararında, kitapların birlikte ele alındığı, tek başına yazdığı “Bankacılığın Sarı

Çizgileri: Kabahatler” kitabın BDDK üyesi olduğu dönemde, denetimi alanında bulunan bankalara doğrudan sattığının tespit edildiği, bu nedenle etik davranış ilkelerini ihlal ettiği yönünde karar verildiği, Karara ilişkin yargı süreçlerinin tamamlandığı ve Kararın hukuka uygun bulunduğu,

2.3. Başvuran tarafından Ankara İkinci İdare Mahkemesinin 30/09/2020 gün ve E: / , K:

/ sayılı Kararı ile “görevin bitiminden sonra yapılan satışın” etik ihlal olmayacağı yönünde bir karar verildiği şeklinde yapılan değerlendirmenin gerçeği ifade etmediği, Mahkeme Kararının, Kurulun 06/03/2014 gün ve sayılı ( ’ın etik davranış ilkelerini ihlal ettiği yönündeki Karar)

Kararına ilişkin olmadığı, başvuranın 11/04/2014 tarihli ve 07/05/2014 tarihli dilekçelerinde sayılı

Kurul Kararının geri alınmasını talep ettiği, bu dilekçelere 30/04/2014 tarihinde ve Kurul Başkan Vekili tarafından,13/05/2014 tarihinde Kurul Başkanı tarafından “söz konusu karar ilgililere tebliğ edilmiş olduğundan, ayrıca Kurul kararlarına karşı yargı yolu açık olup ilgili Kanun ve Yönetmelik düzenlemelerinde Kurul kararlarının geri alınmasıyla ilgili bir hüküm bulunmadığından…. talebinin hakkında yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.” şeklinde cevap verildiği, Kurul Başkan ve Başkan Vekili tarafından verilen bu cevapların dava konusu edildiği, söz konusu mahkeme Kararında “Kamu görevlisinin etik ihlalinde bulunup bulunmadığının Başkan ve en az altı üyeden oluşan Kurul tarafından karara bağlandığı, ilgililerin etik ihlalinde bulunduğu yönünde alınan kararın geri alınması istemiyle yaptıkları başvuruların da, yetki ve usulde paralellik ilkesi gereği, Kurul tarafından karara bağlanması gerektiği halde davacı tarafından, 06/03/2014 günlü, sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararının geri alınması istemiyle yapılan başvuruların, Kurul Başkan ve Başkan vekili tarafından ayrı ayrı imzalanan yazılarla reddedilmesini ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denildiği, anılan mahkeme kararının, usule ilişkin bir karar olduğu, başvuranın Kurulun 06.03.2014 gün ve sayılı ( ’ın etik davranış ilkelerini ihlal ettiği yönündeki Karar) Kararının geri alınmasına ilişkin 11/04/2014 tarihli ve 07/05/2014 tarihli başvuru dilekçelerine yetkide paralellik gereği tüm kurul üyeleri tarafından imzalı olarak cevap verilmesi gerektiği yönünde olduğu, Mahkeme Kararın gereğinin derhal yerine getirilerek 05/07/2022 tarih sayılı Kurul Kararı ile tüm kurul üyeleri tarafından imzalı olarak ilgili dilekçelere cevap verildiği, 2.4. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Kararlar üzerine yapılacak işlem” başlıklı 39. maddesinde yer alan “Kararlar Başkan ve Üyeler tarafından imzalanmakla kesinleşir… Kararlara karşı idari yargı yolu açıktır.” hükmü çerçevesinde imzalanmakla kesinleşmiş olan ve ilgililere tebliğ edilen Kurul kararlarına karşı idari yargıda inceleme yapılmasının

mümkün olduğu, Kurul Kararları aleyhine verilen mahkeme kararlarının gecikmeksizin uygulandığı, Mahkeme Kararları doğrultusunda Kurulun Karar aldığı, ancak bir başvuru üzerine Kurulca yeniden inceleme yapılması, kararın geri alınması, değiştirilmesinin mümkün olmadığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında

Kanun’un “Kuruluş” başlıklı 2 inci maddesinde, “(…) Kurul, Başkanın daveti üzerine en az altı üyeyle toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğunun aynı yöndeki oyu ile karar verir. (…)” 6. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin

“Kararlar üzerine yapılacak işlem” başlıklı 39 uncu maddesinde, “Kararlar Başkan ve Üyeler tarafından imzalanmakla kesinleşir. (…) Kararlara karşı idari yargı yolu açıktır. (…) Kurul kararlarının yargı tarafından iptali halinde Kurul, yargı kararını yerine getirir ve Resmî Gazete’de yayımlatır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. 1 numaralı paragrafta da ayrıntılı belirtildiği üzere başvuran, Kamu Görevlileri Etik Kurulunca “etiğe aykırı davrandığı” yönünde tesis olunan işlemin iptal edilmesini talep etmektedir.

9. Konuyla ilgili mevzuat düzenlemeleri incelendiğinde, Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2 inci maddesinde Kurulun, Başkanın daveti üzerine en az altı üyeyle toplandığı ve üye tam sayısının salt çoğunluğunun aynı yöndeki oyu ile karar verdiğinin düzenlendiği, Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında

Yönetmeliğin 39 uncu maddesinde ise verilen Kararların Başkan ve Üyeler tarafından imzalanmakla kesinleştiği, Kararlara karşı idari yargı yolunun açık olduğu hususuna yer verildiği anlaşılmaktadır.

10. Bu kapsamda başvuru konusu incelendiğinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu eski üyesi olan başvuran hakkında yapılan “…sır kapsamında olan bankaların özel bilgilerini kitaplaştırdığı ve bankalara sattığı…” şikâyet üzerine inceleme başlatıldığı, inceleme sonunda kitap satışına ilişkin iddiaların sübuta erdiğinin belirlenerek “etiğe aykırı davrandığına” karar verildiği, bunun üzerine, başvuranın Ankara

2. İdare Mahkemesine dava açtığı, Danıştay İkinci Dairesinin 08/11/2017 tarih ve E: / , K:

/ sayılı Kararı ile onanan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 16/11/2015 tarih ve E: / , K:

/ sayılı Kararı neticesinde “henüz kamu görevlisi sıfatını haiz iken bulunduğu görevle çıkar çatışması halinde bulunan şirketlerle ticari ilişkiye girdiği sabit olduğundan, söz konusu eylemler nedeniyle hakkında “etiğe aykırı davrandığı” yolundaki tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” denilmek suretiyle “etiğe aykırı davrandığı” yönünde tesis edilen Kamu

Görevlileri Etik Kurulunun 06/03/2014 günlü, sayılı kararın hukuka uygun bulunduğu görülmektedir.

11. Bunun haricinde, başvuranın, hakkında “etiğe aykırı davrandığı” yönünde tesis edilen Kamu Görevlileri

Etik Kurulunun 06/03/2014 günlü, sayılı kararın geri alınması istemiyle yaptığı başvurusunun

Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanlığının 13/05/2014 günlü, sayılı ve 30/05/2014 günlü, sayılı işlemleri ile reddedilmesi üzerine, anılan işlemlerin iptali istemiyle yine Ankara 2. İdare Mahkemesine dava açtığı, Danıştay İkinci Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E: / , K: / sayılı Kararı ile onanan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 30/09/2020 gün ve E: / , K: / sayılı Kararı neticesinde, “Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği; kamu görevlisinin etik ihlalinde bulunup bulunmadığının Başkan ve en az altı üyeden oluşan Kurul tarafından karara bağlandığı, ilgililerin etik ihlalinde bulunduğu yönünde alınan kararın geri alınması istemiyle yaptıkları başvuruların da, yetki ve usulde paralellik ilkesi gereği, Kurul tarafından karara bağlanması gerektiği halde, davacı tarafından, 06/03/2014 günlü, sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararının geri alınması istemiyle yapılan başvuruların, Kurul Başkanı ve Başkan Vekili tarafından ayrı ayrı imzalanan yazılarla reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle 06/03/2014 günlü, sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu

Kararının geri alınması istemiyle yapılan başvuruların reddedilmesi işleminin hukuka aykırı bulunduğu anlaşılmaktadır.

12. Bu kapsamda söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için 05/07/2022 tarih ve sayılı Kurul Kararı alındığı, söz konusu Kararda “Yönetmeliğin ‘Kararlar üzerine yapılacak işlem’ başlıklı 39 uncu maddesinde yer alan ‘Kararlar Başkan ve Üyeler tarafından imzalanmakla kesinleşir… Kararlara karşı idari yargı yolu açıktır.’ hükmü çerçevesinde imzalanmakla kesinleşmiş olan ve ilgililere tebliğ edilen Kurul kararlarına karşı idari yargıda inceleme yapılması mümkün olup, Kurulumuzca yeniden inceleme yapılması, kararın geri alınması, değiştirilmesi ve benzeri mümkün olmadığından başvuru dilekçelerindeki talepler hakkında yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle söz konusu mahkeme kararının yerine getirildiği anlaşılmaktadır.

13. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 39 uncu maddesinde belirtildiği üzere verilen

Kararların Başkan ve Üyeler tarafından imzalanmakla kesinleştiği, Kararlara karşı idari yargı yolunun açık olduğu, başvuranın da bu çerçevede söz konusu Kurul Kararının iptali istemiyle idari yargı yoluna dava açtığı, sonuç olarak Danıştay İkinci Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E: / , K: / sayılı

Kararı ile onanan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 30/09/2020 gün ve E: / , K: / sayılı

Kararı ile başvuranın “etiğe aykırı davrandığı” yönünde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, bu nedenle “etiğe aykırı davrandığı” yönünde tesis edilen Kamu Görevlileri Etik Kurulunun 06/03/2014 günlü, sayılı kararın hukuka uygun bulunduğu anlaşıldığından, Kamu Görevlileri Etik

Kurulu’nun başvuranın “etiğe aykırı davrandığı” yönündeki Kararının iptal edilmesi talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, yapmış olduğu işlemlerde iyi yönetim ilkelerine aykırılık tespit edilmemiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu kararın BAŞVURANA ve KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi