ÖZET: Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda “Müşavir Hazine Avukatı” olarak görev yapan başvuran, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne naklen atanma talebinde bulunmuş, ancak Bakanlık, başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle muvafakat vermemiştir. İdarelerin muvafakat verme yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olup, bu yetkinin kullanımı sırasında nesnellik, tarafsızlık ve orantılılık ilkelerine uyulması gerekmektedir. Başvuranın nakil talebinin reddi, idarenin gerekçelendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Danıştay kararları, kamu görevlilerinin verimliliğinin artırılması ve kamu hizmetinin etkinliği açısından, idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması gerektiğini vurgulamaktadır. Başvuranın yeni görevinde daha yüksek verimlilik sağlayacağı ve bu durumun kamu hizmetine olumlu katkı yapacağı göz önünde bulundurulduğunda, muvafakat verilmemesi yönündeki işlem hukuka uygun değildir. Sonuç olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvuranın naklen atanması talebinin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/2225-S.22.3352

BAŞVURU NO : 2021/14545

KARAR TARİHİ : 17/02/2022

TAVSİYE KARARI

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Naklen tayin talebine muvafakat verilmesi istemi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 28/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Hazine ve Maliye Bakanlığı Mersin Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü emrinde “Müşavir

Hazine Avukatı” kadrosunda görev yapmakta olduğunu, 20.01.2021 tarih ve sayılı dilekçe ile Mersin

Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne müracaat ederek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

74 üncü Maddesi gereğince naklen atanma talebinde bulunduğu, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü’nün 22.01.2021 tarih ve 5361 sayılı yazı ile talebini uygun gördüğü ve (1.Hukuk Müşaviri)

olarak naklen atanmasına muvafakat edilip edilmediği hususunun Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel

Genel Müdürlüğü’ne sorduğu ancak herhangi bir yazılı cevap verilmediği, gerek unvan olarak ve gerekse özlük hakları bakımından (maaş vs. haklar) bulunduğu mevcut konumdan daha iyi bir pozisyona atanması söz konusu olduğunu ayrıca aldığı bilgilere istinaden “Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atamaya muvafakat hususunda olumlu görüş” bildirildiğini öğrendiğini ifade ederek, Mersin Su ve Kanalizasyon

İdaresi Genel Müdürlüğü’ne yönetici olarak atanması hususunda muvafakat verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 18.11.2021 tarihli cevabi yazısında: “Başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle başvuranın naklen atanma talebinin uygun görülmediği”,ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı

74 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların

muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür.”,

hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran, “Müşavir Hazine Avukatı” kadrosunda görev kadrosunda görev yaptığı Hazine ve Maliye

Bakanlığı Mersin Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğünden Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü’ne naklen geçişine muvafakat verilmesini talep etmektedir

8. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından

Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmesi neticesinde başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulması” nedeniyle muvafakat verilmediğinin bildirildiği, anlaşılmıştır.

9. Kurumlar arası nakil işleminin kurumların muvafakati ile sağlanmakta olup, idarecilerin muvafakat verip vermemek konusunda takdir yetkisine sahip oldukları açık olmakla birlikte idareye tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır. Diğer bir deyişle, takdir yetkisinin kullanılması sınırsız bir hak olmayıp özellikle idarenin tek yanlı işlemleriyle kamu gücü kullanarak bireylerin hukuki statülerinde değişiklikler yaparken bu yetkinin hukuka uygun kullanılması hukuk güvenliği bakımından önem taşımaktadır. Bunun için ise öncelikli olarak takdir yetkisi kullanımında gerekçe gösterilmesi gerekmektedir. Başvuruya konu olayda ise idare tarafından başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğundan bahsedilmişse de nakil muvafakat talebinin değerlendirilmesinde; iş yükü, personel ihtiyacı, idari personel kontenjan sayısı gibi hususlar ilişkin bir açıklama veya gerekçelendirme bulunmadığı görülmektedir.

10. Başvuru konusuna benzer nitelikteki davalara ilişkin pek çok Danıştay kararında da, “Anayasanın 5 inci maddesinde de belirtildiği üzere kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirmek için gerekli şartları hazırlamak Devletin temel amaç ve görevlerinden olduğundan, kamu görevlileri için bu koşulların

oluşturulmasında da idarenin, kurduğu işlemlerde takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanmak zorunda olduğu, bu kapsamda davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle muvafakat verilmemiş ise de, kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlılığı ilkesi gereğince, kamu görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek düzeyde olduğu ve hizmetinden en yüksek oranda yararlanılacak bir biçimde çalıştırılmaları kamu yararına daha uygun olduğu gibi davacının gördüğü eğitime uygun ve istediği bir alanda çalışması maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayacağından ve kamu hizmetinden beklenen fayda artacağından, davacıya muvafakat verilmemesi yönünde kurulan işlemde hukuka uyarlık görülmediği” görüşü benimsenmektedir. (D5D,

E:2015/3932, K:2015/3932, 20/10/2015; D5D E:2015/3932, K: 2015/3932, 20/10/2015, D5D E:2008/3402,

K:2008/3402, 11/07/2008)

11. Bu bakımdan başvuruya konu olayda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulması nedenleriyle muvafakat verilmediği belirtilmiş ise de, başvuranın yaptığı görev ile geçmek istediği görev arasında farklılık bulunduğu, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü’nde Hukuk Müşaviri olarak yöneticilik görevi ifa edeceği bu şekilde verimliliğinin en yüksek düzeyde olacak ve hizmetinden en yüksek oranda yararlanılacak biçimde çalıştırılmasının kamu yararına daha uygun olduğu gibi, istenilen bir alanda çalışmanın maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayacağı, kamu hizmetinden beklenen faydanın da artacağı anlaşılmıştır.

12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle başvuran hakkında muvafakat verilmemesi yönünde yürütülen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tarafından başvuranın naklen atanması talebinin yenilenmesi halinde muvafakat verilerek mağduriyetin makul sürede giderilmesi yönünde TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve gereği için HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi