ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali için açtığı davayı ve istinaf başvurusunu incelemiştir. Davacı, ceza yargılamasında beraat ettiğini, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Ancak, davalı idare tarafından sunulan delillerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı bulunduğunu gösterdiği belirtilmiştir.

Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak, temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Mahkeme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, temyiz başvurusunun kabul edilebilmesi için gerekli koşulların sağlanmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, davacının iddialarının hukuken geçerli olmadığına ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmedilmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin terör örgütleriyle bağlantılarının tespitinde hukuki kriterlerin önemini vurgulamaktadır.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/20150 E.  ,  2024/8258 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/20150
Karar No : 2024/8258

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Üniversitesi Rektörlüğü / …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanlarının Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organları dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, ceza mahkemesince yapılan incelemede Bank Asya hesap hareketlerinin mutat bankacılık hareketleri olduğuna kanaat getirildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kimsenin suçlu sayılamayacağı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, irtibat ve iltisak tespitinin yapılmasını sağlayacak nesnel ve hukuki kriterlerin 7080 veya 7075 sayılı Kanunlarda belirtilmediği, terör örgütü ile iltisaklı olduğuna ilişkin istihbari nitelikte bilgilerin somut belgelerle desteklenmediği sürece hukuken geçerli sayılamayacağı, dava konusu işlem ile masumiyet karinesi, hukuk devleti ilkesi, silahların eşitliği ilkesi, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi, gerekçeli karar hakkı gibi Anayasa ile güvence altına alınan birçok hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin 15/08/2018 tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ”…FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya’da açılmış hesabının bulunduğu, hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 16.228,00 TL iken, mezkur hesaba 21.02.2014 tarihinde 2.500,00 TL, 15.04.2014 tarihinde 2.250,00 TL, 08.08.2014 tarihinde 4.846,00 TL para yatırdığı, ayrıca Bank Asya’da 04.04.2014 tarihinde 22.445,00 TL tutarlı 31 günlük, 17.11.2014 tarihinde 21.187,46 TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı…” hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ”…Sanığın örgütün finans kuruluşları arasında yer alan Bank Asya isimli banka nezdinde 15.11.2005 açılış tarihli hesabının bulunduğu, sanığın hesap hareketleri üzerinde inceleme yaptırılması neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; sanığın, hesabına para yatırma ve çekme, otomatik ödeme talimatları verme, döviz alım satımı işlemleri gerçekleştirme, kredi kartı borç ödemesi gibi bankacılık işlemleri yaparak hesabını aktif olarak kullandığının tespit edildiği, sanığın hesap açılış tarihinin eski olduğu hususları dikkate alındığında sanığın yardım kastı ile hareket ettiğine yönelik şüphenin dosyada mevcut deliller ile aşılamadığı anlaşılmakla sanığın bahse konu banka nezdinde gerçekleştirmiş olduğu işlemlerinin hayatın olağan akışına uygun rutin bankacılık işlemleri olduğu…” tespiti dikkate alındığında, Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.