ÖZET: Sayıştay 5. Dairesi, 2015 yılında yapılan bir denetim sonucunda, bir belediyenin envanterindeki araçların periyodik muayene işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmemesi nedeniyle gecikme cezası ödemek zorunda kaldığını tespit etmiştir. Harcama yetkilisi, bu gecikmelerin, belediyeye bağlanan belde belediyelerinin eski ve bakımsız araçlarının bakım ve onarım süreçlerinden kaynaklandığını savunmuş, bu süreçlerin zorlukları nedeniyle gecikmelerin kaçınılmaz olduğunu belirtmiştir. Temyiz dilekçesinde, yapılan ödemelerin kamu zararına neden olmadığını ve bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay, ilgili mevzuat gereği harcama yetkilisinin ve gerçekleştirme görevlisinin, araçların muayene işlemlerinin zamanında yapılmasından sorumlu olduğunu vurgulamıştır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı maddesi uyarınca, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılmasından sorumlu olanların, bu tür gecikmelerden dolayı hesap vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, tazmin hükmü, kamu zararına neden olan gecikmeler nedeniyle onanmıştır.

Bu karar, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirmemesi durumunda sorumluluklarının bulunduğunu ve kamu kaynaklarının korunması konusundaki yükümlülüklerini hatırlatmaktadır. Gecikme cezalarının, kamu kaynağında bir eksilmeye neden olduğu ve bu nedenle kamu zararı olarak değerlendirildiği sonucuna varılmıştır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2015
Dairesi 5
Karar No 43955
İlam No 45847
Tutanak Tarihi 13.3.2019
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Konu: Araçların periyodik muayene işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmesi sonucu gecikme cezası

2-286 sayılı İlamın 2. Maddesiyle, Belediye envanterine kayıtlı olan araçların periyodik muayene işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmemesi sonucu gecikme cezası ödenmesi sonucunda … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … temyiz dilekçesinde özetle;

… 9 yılında yapılan yerel seçimlerden sonra, … Belediyesi’ne 8 belde belediyesinin bağlandığını, bağlanan belde belediyelerinin araçlarının, … Belediyesi’ne dahil edildiğini, ancak beldelerden gelen araçların bakımsız, yıpranmış ve eski model araçlar olduğunu, bu sebeple belediye tarafından yapılan tamir, bakım ve onarım esnasında araçların modellerinden kaynaklı yedek parça temini kısmında çok ciddi sorunlar yaşandığını,

Kurumda çalışan personelin, özverili çalışmaları neticesinde; (yapılabilecek tüm bakım ve onarımların ustalar tarafından yapıldığını, çözülemeyecek tamirlerde ise araçların dışarıya tamire gönderildiğini) araçların bakım, onarım ve tamiri yapıldıktan sonra muayene istasyonuna gönderildiğini ( tamiri yapılmış olan bazı araçların muayene esnasında bile arıza verebildiğini) yapılan muayene sonucu kusurları bulunan araçların elde olmayan nedenlerden dolayı, istemeden de olsa gecikmelere neden olduğunu,

Söz konusu evraklarla ilgili olarak;

EK: 1- 18.02.2015 tarihli ödeme emri, 989 sayılı ödeme emri,

EK:2- 19.03.2015 tarihli ödeme emri, 1736 sayılı ödeme emri,

EK:3- 27.04.2015 tarihli ödeme emri, 2753 sayılı ödeme emri,

EK:4 27.07.2015 tarihli ödeme emri, 5205 sayılı ödeme emri,

EK:5- 20.11.2015 tarihli ödeme emri, 7580 sayılı ödeme emri,

EK:6- 31.12.2015 tarihli ödeme emri, 8605 sayılı ödeme emri,

Evraklarından da anlaşılacağı üzere; Belediye çalışanları olarak, evrak akışında ve diğer tüm işlerde, işlemlerin çok ciddiyetle ve titizlikle hazırlandığını, kamu zararının da gözetilerek çalışıldığını, yapılan ödemlerin kurumun faal durumda olmayan araçlardan ve eksiği belli bir sürede bitirilmeyen arızalardan kaynaklandığını, bu durumda yapılan ödemelerin de kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini,

Ayrıca savcı görüşünde de belirtildiği gibi ( harcama yetkilisi … ‘nın yapılan ödemelerden dolayı herhangi bir sorumluluklarının olmadığı, bu kişilerin görevleri nedeniyle bu işleri yapmama durumu söz konusuysa sorumlu olabilecekleri belirtilen çerçevede savunmalarının alınmasını teminen konun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi uygun olur) denildiğini,

Bu sebeple görevini layıkıyla yaptığını, kamuyu zarara uğratacak herhangi bir davranış içerisinde olmadığını, Sayıştay 5. Dairesi’nin hakkında vermiş olduğu zimmet kararının, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında,

“Temyiz dilekçesinde; … Belediyesine … 9 yılında yapılan yerel seçimlerinden sonra, 8 belde Belediyesinin bağlandığını, Belediye bünyesine bağlanan beldelerdeki araçların Belediye araçlarına dâhil edildiğini, ancak gelen araçların eski model, bakımsız ve yıpranmış durumda Belediyemiz bünyesine dâhil edilmiş olduğunu, bu nedenle; Belediyece yapılan araç yenileme çalışmaları çerçevesinde araçların modellerinden kaynaklı yedek parça temini gibi sıkıntılardan dolayı gecikmeler yaşandığını, yapmış oldukları özverili çalışmalar neticesinde tamir, bakım ve onarımı yapıldıktan sonra muayene istasyonuna gönderilip, yapılan muayene sonucu kusurlu bulunan araçların ellerinde olmayan nedenlerden dolayı istemeden de olsa gecikmelere neden olabildiğini, yapılan ödemelerin kurumun faal durumda olmayan araçların ve eksiği belli bir sürede bitirilmeyen armalarından kaynaklandığını, bu nedenle yapılan ödemelerin kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiği, belirtilerek tazmin kararının kaldırılmasını talep edilmektedir.

Yapılan incelemeden ve belediye ile denetçinin yapmış olduğu yazışmalardan, … Belediyesi mülkiyetindeki taşıtlardan bir kısmının muayenelerinin zamanında yapılmadığı ve bu nedenle gecikme cezası ödendiği görülmekte olup; sorumluluğa dahil edilen harcama yetkilisinin ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa gecikme cezası ödemeleri nedeniyle değil taşıtların muayene işlemlerinin yaptırılması işinin bu kişilere ait olması nedeniyle dahil edildiği anlaşılmaktadır.

Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Sorumluluk” başlıklı 5. maddesinde de; “Harcama yetkilileri taşınırların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesinden, kullanılmasından, kontrolünden, kayıtlarının bu Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasını sağlamaktan ve taşınır yönetim hesabını ilgili mercilere göndermekten sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince, taşınırlarla ilgili işlemleri zamanında yerine getirmekten sorumlu olan Destek Hizmetleri Biriminin başında bulunan harcama yetkilisi araçlarının muayeneleri için araçları muayeneye hazır hale getirmekten ve muayenesini zamanında yerine getirmekten sorumlu olduğu değerlendirmektedir.

Bu itibarla, talebin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra

Gereği Görüşüldü

286 sayılı İlamın 2. Maddesiyle, Belediye envanterine kayıtlı olan araçların periyodik muayene işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmemesi sonucu gecikme cezası ödenmesi sonucunda … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel Sorumluluk ve Zarar” başlıklı 12. maddesinde aynen;

“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.

Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.” hükümlerine yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrası, devlet mallarını koruma ve her an hizmete hazır halde bulundurma hususunda gerekli tedbirleri almayı emretmektedir.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; … Belediyesi mülkiyetindeki taşıtlardan bir kısmının muayenelerinin geciktirilerek bütçeden gecikme cezası ödendiği görülmüştür.

Sorumlu temyiz dilekçesinde, yargılama aşamasındaki savcı görüşünde de belirtildiği üzere, harcama yetkilisi olarak yapılan ödemelerden dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, görevini yerine getirmeme durumu söz konusu ise sorumluluk yüklenebileceğini, görevini titizlikle yerine getirdiğini, sorumlu olmaması gerektiğini belirtmişse de, Denetçi tarafından Belediye ile yapılan yazışma sonucunda, taşıtların muayene işlemlerinden … ile … ‘nun sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Bu sebeple ilamda, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sorumluluğa, gecikme cezası ödemeleri nedeniyle değil taşıtların muayene işlemlerinin yaptırılması işini zamanında yaptırmadıkları için dahil edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesindeki;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü, kamu kaynağının kullanılmasında yetkili olanlara kamu menfaatlerini koruma konusunda görev vermiş ve onları sorumlu tutmuştur.

Bu hususta 18.01…. 7 tarih ve 26407 mükerrer sayılı Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Sorumluluk” başlıklı 5. maddesinde de;

“Harcama yetkilileri taşınırların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesinden, kullanılmasından, kontrolünden, kayıtlarının bu Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasını sağlamaktan ve taşınır yönetim hesabını ilgili mercilere göndermekten sorumludur.” hükümlerine yer verilerek kamu taşınırlarının tasarrufunda harcama yetkililerine sorumluluk yüklenmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 71. maddesinde kamu zararı;

“Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Söz konusu olayda kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan ve mevzuata aykırı olarak yapılan ödeme sebebiyle kamu zararına neden olunmuştur.

Bu itibarla, 286 sayılı İlamın 2. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (Üye … ‘nün aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 13.03.2019 tarih ve 45847 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Üye … ‘nün karşı oy gerekçesi

Araç muayenelerinin geç yaptırılmasından kaynaklanan gecikme cezalarının belediye bütçesinden ödenmesi sebebiyle tazmin hükmü verildiği görülmektedir. Bu aşamada öncelikle kamu geliri, kamu kaynağı ve kamu zararı kavramlarından ne anlaşılması gerektiğini irdelemek gerekmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda;

“Kamu geliri: Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, … ceza gelirleri, … ile diğer gelirleri,

Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler,..” şeklinde tanımlanmakta, Gelirlerin dayanakları başlıklı 37. Maddede “genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelirlerinin kanuni dayanakları bütçelerinde gösterilir. Bütçelerde yer alan gelirler, ilgili kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilir. Genel bütçe gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili Maliye Bakanlığı veya tarh ve tahakkuka ilgili mevzuatına göre yetkili idareler tarafından yapılır” denilmekte, 38. Maddede de “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilmektedir. Yani kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilen ceza gelirleri esasen bir kamu geliri, dolayısıyla kamu kaynağıdır.

5018 sayılı kanunda, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlanmış, 71. Maddesinde;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/… 5-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Anayasa gereği merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinin bütün gelir ve giderleri ile mallarını denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli olan Sayıştayın, gecikme cezalarına, bunun aynı zamanda bir kamu kaynağı olma niteliğinin bulunduğunu göz ardı ederek sadece belediyenin yaptığı harcama niteliği üzerinden değerlendirme yapması ve bu tahsilatla esasen kamu geliri artmış olmasına karşın bunu kamu zararı olarak kabul etmesi doğru olmaz.

Her ne kadar Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik de kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlar arasında, Kanunda yer alan unsurlara ilaveten “Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi” düzenlemesine yer verilmiş ise de, bu düzenleme o kamu idaresinde görevli memurların, gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle kendi kurumlarına verdikleri zararların tahsili ile ilgili bir düzenleme niteliğinde olup, aynı zamanda bir kamu geliri olan gecikme cezalarının Sayıştay yargısı açısından da bir kamu zararı olarak kabulünü gerektirmez. Kaldı ki yasa koyucu kamu zararının tanımını yapmış, sadece kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasları belirleme yetkisini yürütmeye bırakmıştır. Yapılan harcamanın kamu zararı olup olmadığına karar verecek merci Sayıştaydır. Aynı zamanda kamu gelirlerini denetleyip sorumluları hakkında kesin hüküm verecek olan Sayıştay, kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken ceza gelirleri tahsil edilmez ise kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olanlar hakkında kamu zararına sebep oldukları için hüküm verecektir.

İlgili kanunlarında belirtilen usullere göre düzenlenen gecikme ceza makbuzu belediye adına düzenlendiğinden bu tutarın belediye bütçesinden ödenmesi zaruridir. Görevi bu işlemler için avans vererek daha sonra bu ödemeyi kesin ödemeye dönüştürmek olan belediye görevlilerinin bu ödeme nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Söz konusu araç muayene işlemlerinin zamanında yapılmamasından araçların bağlı olduğu ve araçları muayeneye hazırlamakla görevli olan görevlilerin sorumlu tutulması gerekmekte olup bu sorumluluk da 5018 ve 6085 sayılı kanun çerçevesinde belirlenecek bir mali sorumluluk olmayıp, 657 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenecek olan bir nevi idari ve disiplin sorumluluğu olup rücu kapsamında çözümlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile gecikme cezasının ödenmesinden dolayı harcama yetkilisinin ve gerçekleştirme görevlilerinin bu sıfatları nedeniyle bir sorumluluğu yoktur. Bu gerekçelerle dairece verilen tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.