ÖZET: Sayıştay, … Belediyesi tarafından yapılan harcamalara ilişkin bazı ödeme belgelerinin, yasal olarak görevli Muhasebe Yetkilisi yerine yetkili olmayan kişilerce imzalanması veya imza olmadan ödeme yapılması nedeniyle kamu zararına yol açtığına hükmetmiştir. Sorumlular, bu ödemelerin süreçlerinde bulunmadıklarını ve dolayısıyla kamu zararına sebep olmadıklarını savunmuşlardır. Ancak Daire, bu savunmaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, yapılan ödemelerin tüm süreçlerinde sorumluların da yer aldığını ifade etmiştir.

Sorumlular, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinin uygulanamayacağını, çünkü ortada yapılmaması gereken bir ödemenin bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. Daire, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzasının bulunduğu belgelerin usulüne uygun olduğunu, ancak muhasebe yetkilisinin imzasının olmamasının kamu zararına neden olduğunu vurgulamıştır. Sonuç olarak, tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Bu durum, kamu yönetimi açısından önemli bir hukuki değerlendirme ve içtihat oluşturmuştur.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2015
Dairesi 6
Karar No 43619
İlam No 45603
Tutanak Tarihi 13.2.2019
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Konu: Muhasebe Yetkilisi yerine görevli ve yetkili olmayan kişilerin imzası veya imza olmadan ödeme yapılması.

3- 266 sayılı ilamın 25. Maddesiyle … Belediyesi tarafından … yılı için yapılan harcamalara ilişkin bazı ödeme emri ve eki belgelerde ilgili Belediyede yasal olarak görevli olan Muhasebe Yetkilisi (…) yerine görevli ve yetkili olmayan kişilerin imzası veya imza olmadan ödeme yapılması suretiyle … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Sorumlular …, … göndermiş oldukları temyiz dilekçesinde özetle;

1. Daire yargılamasında “…Yine diğer sorumlular … ve …’da yapılan ödemelerin tüm süreçlerinde bulunmuşlardır. Dolayısıyla sorumlular olan …, … ve …’un görevli Muhasebe Yetkilisi yerine görevli ve yetkili olmayan kişiler tarafından imzalanarak veya imzalanmadan ödeme yapılmasıyla ilgili bilgilerinin olmadığı şeklinde savunmalarının kabulü mümkün değildir.” kararının tamamen hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

a) Daire kararma dayanak olan aşağıdaki ödemelerin hiçbir sürecinde bulunmadığını,

Daire yargılamasına konu olan ödeme emirleri ile bu ödeme emirlerini düzenleyenleri ve ne şekilde ödeme aracı kullanıldığını ve bu ödeme araçlarının kimlere düzenlendiğini gösteren tablonun aşağıda olduğunu,

Tablo 1.

İlişikli Ödeme Emri Belgesinin Gerçekleştirme

Görevlisi Harcama

Yetkilisi Çek

Düzenlenen Tutar

Tarihi Numarası

03.08…. 4299 … … … …

03.08…. 4300 … … … …

03.08…. 4301 … … … …

03.08…. 4302 … … … …

19.08…. 4629 … … … …

15.09…. 5161 … … … …

17.09…. 5203 … … … …

27.10…. 5794 …

… …

…

… …

16.11…. 6171 …

… …

…

… …

11.12…. 6911 …

… …

Ödeme Emri …

TOPLAM …

Tablo l’de gösterilen ödeme belgeleri incelendiğinde aşağıdaki Tablo 2’de gösterilen ödemelerin hiçbir sürecinde bulunmadığı halde hakkında kamu zararı tespitinin yapıldığını,

Tablo 2.

İlişikli Ödeme

Emri Belgesinin Gerçekleştirme

Görevlisi Harcama

Yetkilisi Çek

Düzenlenen Tutar

Tarihi Numarası

03.08…. 4299 … … … …

03.08…. 4300 … … … …

03.08…. 4301 … … … …

03.08…. 4302 … … … …

19.08…. 4629 … … … …

15.09…. 5161 … … … …

17.09…. 5203 … … … …

TOPLAM …

Daire yargılaması sonucunda yukarıda ilk tabloda gösterilen tüm ödemelere isabet eden toplam … TL adıma kamu zararına sebebiyet verdiği kararına varıldığını, bu ödemelerden; 4299, 4300, 4301, 4302, 4629, 5161, 5203 yevmiye numaralı ödeme emirleri ile yapılan ve üstteki tabloda gösterilen ödemelerin (toplam … TL) hiçbir sürecinde bulunmamış olmamasına rağmen hakkında kamu zararı tespiti yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle, söz konusu ödeme emirleri incelendiğinde görüleceği üzere, gerçekleştirme görevlisi olmadığı gibi tarafına herhangi bir çek de düzenlenmemiş böylece ne tahakkuk ne de ödeme aşamasının herhangi bir safhasında yer almamış olduğunu,

b) Daire Kararına dayanak olan aşağıdaki ödemede sadece gerçekleştirme görevlisi olarak bulunduğunu;

Tablo 3.

İlişikli Ödeme Emri Belgesinin Gerçekleştirme

Görevlisi Harcama

Yetkilisi Çek

Düzenlenen Tutar

Tarihi Numarası

11.12…. 6911 … …

Ödeme Emri …

Tabloda gösterilen 6911 yevmiye numaralı ödeme emri ile gerçekleştirilen ödemede şahsının sadece gerçekleştirme görevlisi olarak yer aldığını, kaldı ki ilgili belgeler incelendiğinde görüleceği üzere ödeme “gönderme emri” düzenlenerek yapılmış, gönderme emri üzerindeki imzanın ise şahsına ait olmadığını, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi tarafından imzalanmış ve ilgili belgeleri tamamlanmış Muhasebe Yetkilisine sunulmuş ve reddedilmemiş bir ödeme evraklarının görevli Muhasebe Yetkilisi yerine görevli ve yetkili olmayan kişiler tarafından imzalanarak veya imzalanmadan ödeme yapılmasıyla ilgili bir bilgisinin ve dahlinin olmadığını,

Açıklanan nedenlerden dolayı, tamamen hukuka uygun olan (mahkeme kararına dayalı icra müdürlüğüne yapılan ödeme) ödemede sadece gerçekleştirme görevlisi olmasına rağmen hakkında … TL’lik kamu zararına sebebiyet verdiği kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, belgeler incelendiğinde görüleceği üzere ödeme sürecinin hiçbir aşamasında bulunmadığını, sadece ödeme emri ve harcama talimatı üzerinde gerçekleştirme görevlisi olarak imzalarının yer aldığını,

c) Daire kararına dayanak olan aşağıdaki ödemelerde gerçekleştirme görevlisi ve çek düzenlenen “mutemet” olarak bulunduğunu,

Tablo 4.

İlişikli Ödeme

Emri Belgesinin Gerçekleştirme

Görevlisi Harcama

Yetkilisi Çek

Düzenlenen Tutar

Tarihi Numarası

27.10…. 5794 … … … …

16.11…. 6171 … … … …

TOPLAM …

Üstteki tabloda gösterilen 5794 ve 6171 yevmiye numaralı ödeme emri ile ödemesi gerçekleştirilen toplam … TL tutarındaki yapılan harcamada, usulüne uygun gerçekleştirme görevlisi olarak imzalarının bulunduğunu, Muhasebe Yetkilisi tarafından gerçekleştirme görevlisi adına “çek düzenlenmesi talimatı verilerek (ek-1) adına çek düzenlendiğini, adına düzenlenen çek karşılığı tahsil edilerek ilgili yerlere ödendiğini, ödemenin belgelerinin de Muhasebeye verildiğini, bir kamu görevlisi olarak, usulüne uygun olarak ödeme aşamasına kadar gelmiş olan bir ödeme evrakını “mutemet” tayin edilmesi nedeniyle reddetmeyeceğini, zaten mevzuata uygun olan ödemenin ilgili hak sahiplerine ödenmesi için gereken görevi yerine getirdiğini,

A, b ve c bentlerinde detaylı olarak açıkladığı üzere, Daire yargılamasına konu olan ödeme emirleri incelendiğinde görüleceği üzere, tüm harcamaların usulüne uygun olup, sadece ödeme aşamasında iddia edilen muhasebe yetkilisinin kim olması gerektiğine ilişkin usul noksanlığının şahsının kamu zararına sebebiyet verdiğinin kanıtı olamayacağını ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin H bendinin olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, ortada yapılmaması gerektiği halde yapılan bir ödemenin olmadığını, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi tarafından imzalanmış ve ilgili belgeleri tamamlanmış Muhasebe Yetkilisine sunulmuş ve reddedilmemiş bir ödemenin olduğunu, yine söz konusu harcama sürecinin incelenirse sürecin ödeme aşamasına kadar gelmesinin ve daha sonra ödemenin gerçekleşmiş olduğunun görüleceğini, daire yargılamasında, yapılan harcamanın ödeme aşamasına kadar yapılan işlemlerinde herhangi bir mevzuata aykırılık olmadığının açıkça ortaya konduğunu, Daire kararında hakkında verilen kamu zararının temel gerekçesi olarak gösterilen “ödemenin tüm süreçlerinde bulunma” iddiasının ise tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

Detaylarını yukarıda açıklamış olduğu üzere; sadece … TL’lik ödeme emri ile ilgili olarak adına çek düzenlenmiş olup iddia edilen … TL tutarının diğer kısımlarının ödemesinde hiçbir dahlinin olmadığını, (adına çek düzenlenmediğini ve gerçekleştirme görevlisi de olmadığını), yapılan harcamanın niteliğinden dolayı (ayni yardım olarak su ve elektrik gibi), doğrudan yapılamayan ödeme nedeniyle “mutemet” olarak tarafına görevlendirme yapıldığını, bu görevlendirme nedeniyle teslim alınan çeklerin işleme konulup gerekli ödemelerin sağlandığını, diğer yandan ödeme evrakında “muhasebe yetkilisi” ve “harcama yetkilisinin” kim olacağı, birleşip birleşmeyeceği hususunda hiçbir yetki ve dahlinin olmadığını,

2. Daire yargılamasında “…Bu itibarla 4299, 4300, 4301, 4302, 4629, 5161, 5203, 5794, 6171, 6911 numaralı ödeme emri belgelerinde yer alan tutarın Muhasebe Yetkilisi imzası olmadan ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin g bendi uyarınca yani mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında oluşan …-TL kamu zararının; …Gerçekleştirme Görevlileri… …’a… ödettirilmesine…” kararının hukuka aykırı olduğunu,

Daire yargılamasında “…Yine diğer sorumlular … ve …’da yapılan ödemelerin tüm süreçlerinde bulunmuşlardır… ” Dolayısıyla sorumlular olan …, … ve …’un görevli Muhasebe Yetkilisi yerine görevli ve yetkili olmayan kişiler tarafından imzalanarak veya imzalanmadan ödeme yapılmasıyla ilgili bilgilerinin olmadığı şeklinde savunmalarının kabulü mümkün değildir.” kararının tamamen hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilgili kararda gerekçe olarak sunulan ” Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” kararının hatalı olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71 ‘inci maddesinin g bendinin olaya uygulanmasının mümkün olmadığını , ortada yapılmaması gerektiği halde yapılan bir ödeme olmadığını, tam tersine harcama yetkilisi tarafından imzalanmış ve ilgili belgeleri tamamlanmış Muhasebe Yetkilisine sunulmuş ve reddedilmemiş bir ödeme olduğunu,

İlgili kararda gerekçe olarak sunulan “g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” hususunun yanlış anlaşıldığını, yapılan yargılamada, ödeme emrine konu harcamaların hiçbir şekilde eleştirilmediğini, sadece muhasebe yetkilisi olarak ödeme emrine ve çek/gönderme emrine imza atanın yetkili olmayan görevli olduğundan bahisle yapılan harcamanın kamu zararı olduğu kararına varıldığını, oysa ki, bir an için bu durumun yani yetkili olmayan birisinin “muhasebe Yetkilisi” gibi davranarak ödeme belgelerine imza attığını düşünsek bile bu durum sadece idare hukuk açısından incelenmeli, harcamanın içeriğini ise etkilememesi gerektiğini, konuyu aydınlatmak için açık bir örnek vermek gerekirse, personele her ay rutin yapılan maaş ödemesi için ödeme emrini sırf muhasebe yetkilisi yerine belediye başkam imzaladı diye kamu zararı tespiti yapılmasının doğru olmadığını,

Ya da buna benzer tarifeye bağlı ödemelerden acil ödenmesi gereken elektrik ve su giderleri gibi ödemelerde de aynı şekilde “yetkili muhasebe yetkilisi” yerine belediye başkanı imza atarsa “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hükmünün uygulanamayacağını,

Sonuç olarak, gerçekleştirme görevini mevzuata uygun olarak yerine getirmiş olarak ve yine usulüne uygun olarak yapılmış “mutemet” görevlendirmesi nedeniyle tarafıma düzenlenen çeki yine mevzuata uygun olarak ödeme aracı olarak kullanmasının herhangi bir kamu zararına sebebiyet vermediğinin açık olduğunu,

6. Daire kararında, 5018 sayılı Kanun’un 71 nci madde hükmünün unsurlarının birlikte dikkate alınmadığını,

Zaten dosya içeriğinden de görüleceği üzere, “mutemet” tayin edilmesi nedeniyle teslim alman çeklerin tamamen yapılması gereken harcamalar için kullanıldığını, bu durumda, kamu kaynağında herhangi bir artış veya eksilişten veya mevzuata uygun olmayan bir ödemenin yapılmasından da söz edilemeyeceğini, yapılan harcamanın tamamen mevzuatın öngördüğü bir harcama olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir.

Sorumlulardan Gerçekleştirme Görevlisi … göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde yukarıdaki savunmaya ilaveten;

27.10…. 5794 … … … …

16.11…. 6171 … … … …

11.12…. 6911 … … Ödeme Emri …

TOPLAM …

Daire yargılaması sonucunda yukarıda tablo 1 ‘de gösterilen tüm ödemelere isabet eden toplam … TL kamu zararına sebebiyet verdiği kararına varıldığını, bu ödemelerden; 5794, 6171 ve 6911 yevmiye numaralı ödeme emirleri ile yapılan ve üstteki tabloda gösterilen ödemelerin (toplam … TL) hiçbir sürecinde bulunmamış olmamasına rağmen hakkında kamu zararı tespiti yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle, söz konusu ödeme emirleri incelendiğinde görüleceği üzere, gerçekleştirme görevlisi olmadığı gibi tarafına herhangi bir çek de düzenlenmemiş böylece ne tahakkuk ne de ödeme aşamasının herhangi bir safhasında yer almamış olduğunu ilave ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sorumlulardan … gönderdiği temyiz dilekçesinde;

Bu maddede 4299, 4300, 4301, 4302, 4629, 5161, 5203, 5794, 6171, 6911 numaralı ödeme emri belgelerinde yer alan tutarın Muhasebe Yetkilisi imzası olmadan ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin g bendi uyarınca yani mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında oluşan …-TL kamu zararının; Harcama Yetkilisi sıfatıyla evrakı imzalayan Belediye Başkanı …’ya …ödettirilmesine ve söz konusu işlemlerin inceleme ve soruşturma yapılarak sonucundan bilgi verilmesini teminen İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verilmiş olup, bahsi geçen kararın da hukuka aykırı olduğunu, ilgili kararda gerekçe olarak sunulan ” Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” kararı yasalara aykırıdır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin g bendinin olaya uygulanması mümkün değildir. Ortada yapılmaması gerektiği halde yapılan bir ödeme yoktur. Tam tersine harcama yetkilisi tarafından imzalanmış ve ilgili belgeleri tamamlanmış Muhasebe Yetkilisine sunulmuş ve reddedilmemiş bir ödeme olduğunu, muhasebe Yetkilisi izinli veya raporlu olmadığı halde bir toplantı nedeniyle yerinde olmadığı bir zaman diliminde acil ödeme gerekliliğinden evraklar Belediye Başkanına imzalatılmış, durumu toplantı sonrası öğrenen Muhasebe Yetkilisi izinli veya raporlu olmadığı halde Belediye Başkanınca imzalanan evrak nedeniyle yerinde bulunmama gibi bir hukuki yaptırımla karşılaşmamak için tutanak düzenlendiğini, Muhasebe Yetkilisinin böyle bir tutanak düzenlemesinin, ödemeyi yersiz ödeme yapmayacağı gibi, Belediye Başkanının da sadece bu nedenle sorumlu tutulamayacağını, usulde uygunsuzluk olsa da ödemenin mevzuata uygun olduğunu, dayanak belgeleri olan, imzaları tam olan ve Muhasebe Yetkilisince reddedilmemiş bir ödeme olduğunu, kamu zararı oluşmadığını, nitekim Sayıştay ilamında da ödemenin dayanıksızlığından veya yersizliğinden bahsedilmediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

” Dairesince, Belediyece … yılında yapılan harcamalara ilişkin düzenlenen bazı ödeme emri ve eki belgelerin yasal olarak görevli olan Muhasebe Yetkilisi yerine görevli ve yetkili olmayan kişilerce imzalandığı veya imza olmadan ödeme yapılması sonucu oluşan kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmiştir.

Sorumlu Savunmasında, bazı ödeme emirlerinde imzasının bulunmadığını, olanların ise yapılan ödemelerin ilgili mevzuatın öngörmediği her hangi bir ödemenin yapılmadığını, 5018 sayılı kanunun 71/g maddesinin olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, ilamda ödemelerin dayanıksızlığından ve yersizliğinden bahsedilmediğini, belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

İlamda, yapılmaması gerektiği halde yapılan, dayanaksız ve yersiz ödemenin olduğuna ilişkin bir tespitin olmaması, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisince imzalan ödeme emirlerinin ödeme aşamasında, Muhasebe Yetkilisince (fiilen görevinin başında olduğu halde) imzalanması gerekirken, yetkili olmayan Belediye Başkanı … tarafından imzalanarak ödenmesi konusunun, harcamanın içeriğini etkilemeyeceği, idare hukuku açısından yapıla idari işlemlerin incelenmesi ve soruşturulması için İçişleri Bakanlığına yazılmasına karar verilmesi nedeniyle, herhangi bir kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Buna göre, Daire Kararının tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beratlarına hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Sorumluların ikinci temyiz dilekçesi

Konuyu Sayıştay Başkanlığı’nın İçişleri Bakanlığına göndermesi üzerine İçişleri Bakanlığının yaptığı ön inceleme sonucunda” mevzuata aykırı olmadığı ve idare adına kamu zararına sebebiyet vermediği. 4299, 4300, 4301, 4302, 4629, 5161, 5203, 5794, 6171 ve 6911 numaralı ödeme emri ve eki belgelerin görevli muhasebe yetkilisi imzası olmadan ödemelerinin yapılması hususunun herhangi bir suç oluşturmadığı” denildiğinden İçişleri Bakanlığının 18.04.2018 tarih ve Kont.Bşk.2018/84 sayılı kararı ekte sunulmuştur.

Yukarıda açıklanan ve re’sen bulunacak nedenlerle verilen 26.877.89 TL kamu zararı tazmin hükmünün temyiz yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

Başsavcılık Mütalaası

Başsavcılık mütalaasında;

“… Belediyesinin … yılı hesabının 6. Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 7.3.2017 tarihli Karar ve 266 sayılı İlamın 25. maddesine karşı sorumlu …’un ilgi yazıları ile Başsavcılığımıza gönderilen temyiz talebi içeren 4.10.2018 tarihli Ek dilekçesi incelendi.

Dairesince, Belediyece … yılında yapılan harcamalara ilişkin düzenlenen bazı ödeme emri ve eki belgelerin yasal olarak görevli olan Muhasebe Yetkilisi yerine görevli ve yetkili olmayan kişilerce imzalandığı veya imza olmadan ödeme yapılması sonucu oluşan kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmiştir.

Sorumlu Ek Savunmasında, konu hakkında İçişleri Bakanlığınca yapılan ön incelemede, 18.4.2018 tarih ve 2018/84 sayılı kararı ile mevzuata aykırılık olmadığına, kamu zararına sebebiyet verilmediğine, her hangi bir suç oluşmadığına karar verdiğini, belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

İlamda, yapılmaması gerektiği halde yapılan, dayanaksız ve yersiz ödemenin olduğuna ilişkin bir tespitin olmaması, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisince imzalan ödeme emirlerinin ödeme aşamasında, Muhasebe Yetkilisince (fiilen görevinin başında olduğu halde) imzalanması gerekirken, yetkili olmayan Belediye Başkanı … tarafından imzalanarak ödenmesi konusunun, harcamanın içeriğini etkilemeyeceği,

5018 sayılı Kanunun, Yetkisiz tahsilat ve ödeme başlıklı 72. maddenin son fıkrası hükmü gereği idare hukuku açısından yapıla idari işlemlerin incelenmesi ve soruşturulması için İçişleri Bakanlığına yazılması üzerine, İçişleri Bakanlığınca yapılan ön incelemede, 18.4.2018 tarih ve 2018/84 sayılı kararı ile mevzuata aykırılık olmadığına, kamu zararına sebebiyet verilmediğine, her hangi bir suç oluşmadığına karar verilmesi nedeniyle, herhangi bir kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Buna göre, Daire Kararının tazmin hükmünün kaldırılarak sorumlunun beratlarına hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan …’yı temsilen avukat …, …, … konu ile ilgili duruşmada dilekçelerinde yazılı ifadelerini tekrarı ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

266 sayılı ilamın 25. Maddesiyle … Belediyesi tarafından … yılı için yapılan harcamalara ilişkin bazı ödeme emri ve eki belgelerde ilgili Belediyede yasal olarak görevli olan Muhasebe Yetkilisi (…) yerine görevli ve yetkili olmayan kişilerin imzası veya imza olmadan ödeme yapılması suretiyle …TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Esasa ilişkin inceleme

4299, 4300, 4301, 4302, 4629, 5161, 5203,5794,6171 yevmiye numaralı ödeme emirleri ile … … derneğine ait kira, elektrik, su bedellerinin belediye tarafından karşılanmasında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;

Hemşehri hukuku

Madde 13- Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşerilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.

Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.

Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür.

Belediyenin görev ve sorumlulukları

Madde 14- Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;

…

b) (…)(2) Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir…

…

Belediyenin yetkileri ve imtiyazları

Madde 15- Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:

a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.

…

İl sınırları içinde büyükşehir belediyeleri, belediye ve mücavir alan sınırları içinde il belediyeleri ile nüfusu 10.000’i geçen belediyeler, meclis kararıyla; turizm, sağlık, sanayi ve ticaret yatırımlarının ve eğitim kurumlarının su, termal su, kanalizasyon, doğal gaz, yol ve aydınlatma gibi alt yapı çalışmalarını faiz almaksızın on yıla kadar geri ödemeli veya ücretsiz olarak yapabilir veya yaptırabilir, bunun karşılığında yapılan tesislere ortak olabilir; sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilir. (Ek cümle: 12/11/2012-6360/18 md.) Belediye ve bağlı idareler, meclis kararıyla mabetlere, eğitim kurumlarına, yurtlara, okul pansiyonlarına ve hastanelere indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu verebilirler.(1) (2)

Diğer kuruluşlarla ilişkiler

Madde 75- Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;

a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir.

c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.(1)

…

Hükümleri uyarınca mevzuata uyarlılık bulunmamaktadır.

… Belediye Meclisi 02.03…. tarihli ve 23 nolu kararı ile 5393 sayılı kanunun 14/b maddesinin “mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir.” Hükmü uyarınca dini yapıların bakım ve onarımlarını gelen talepler doğrultusunda programa alarak yapmayı kabul etmiştir. Belediye Başkanlığı ise bu meclis kararı ile 5393 sayılı yasanın 13,14,15 ve 75. Maddelerine atfen … derneği ile bir protokol imzalayarak derneğin kira, boya, badana elektrik, su gibi tüm masraflarını ödemeyi taahhüt etmiştir.

Öncelikle bu protokolün 5393 sayılı yasanın 75.maddesi uyarınca ortak bir proje kapsamında değerlendirilebilmesi için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekmektedir. Projede hangi hizmetlerin sunulacağı, ne zaman sunulacağı, kimler tarafından sunulacağı belli olmadığı gibi valilik izninin de olmaması bu projeyi mevzuatın tanımladığı şekliyle ortak proje olarak tanımlamamamıza izin vermemektedir. Kanunun 75. Maddesinde ortak projeler yapılmasına yetki verilmiş olup 12.11.2012 tarih ve 6360 sayılı (6.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.) Kanunun 19 maddesiyle, 5018 sayılı Kanunun 29. Maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, yani genel yönetim kapsamındaki kuruluşların bütçelerinden derneklere yardım yapılabileceğine dair düzenleme, belediyeler bakımından yürürlükten kaldırılmıştır.

Kaldı ki diğer taraftan; hem 5393 sayılı yasanın 14. Maddesi hem de dayanak oluşturan ve eklere konulan meclis kararında yalnızca dini yapıların bakım ve onarımları konusunda belediyeye izin verildiği açıktır. 15.madde ise yalnızca bedelsiz su kullandırılmasını belediye meclis kararıyla izin verilmesine bağlamıştır.

Bu itibarla yukarıda verilen mevzuat hükümleri uyarınca ve belediye meclis kararında belirtilen ve izin verilen bakım ve onarım şartını aşarak bir derneğin mevzuata aykırı olarak desteklenmesine yönelik kira, elektrik, su paralarının ödenmesi suretiyle 5018 sayılı yasanın 71. Maddesi uyarınca bir kamu zararı oluştuğu açıktır.

Diğer yandan Gerçekleştirme Görevlisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi … ‘nın gönderdikleri dilekçelerdeki sorumluluk itirazı ile ilgili olarak;

Sorumlulardan …’un; 4299, 4300, 4301, 4302, 4629, 5161, 5203 yevmiye numaralı ödeme emirleri ile yapılan ödemelerin (toplam … TL), Gerçekleştirme Görevlisi … ‘nın ise 5794, 6171 ve 6911 yevmiye numaralı ödeme emirleri ile yapılan ödemelerin (toplam … TL) hiçbir sürecinde bulunmadığı iddiasının; sorumluların ilgili ödeme emirlerinde imzasının olmadığı anlaşıldığından kamu zararının sorumluluk yönünden yeniden dağıtımının yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Bu itibarla, sorumluluk yönünden Gerçekleştirme Görevlisi … ile … ‘nın iddialarının araştırılması esas yönünden ise … derneği ile bir protokol imzalayarak derneğin kira, boya, badana elektrik, su gibi tüm masraflarını 5393 sayılı yasanın 13,14,15 ve 75. Maddelerine aykırı olarak ödemesi nedeniyle oluşan kamu zararının yeniden tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisini teminen hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, oyçokluğuyla,

Karar verildiği 13.02.2019 tarih ve 45603 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

( 2.Daire Başkanı … , Üyeler … , … ‘ın karşı oyları ve üyeler … , … ‘in farklı gerekçeleriyle)

Farklı Gerekçe

Üye … ile … ‘in ilave gerekçesi

5018 sayılı yasanın 72. Maddesinde;

“Yetkisiz tahsil ve ödeme

Madde 72- Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek veya tüzel kişi, kamu adına tahsilat veya ödeme yapamaz.

Yetkisiz tahsilat veya ödeme yapılması, kamu hizmeti karşılığında veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanması veya başka adlarla tahsilat veya ödeme yapılması hallerinde; söz konusu tutarlar, yetkisiz tahsilat veya ödeme yapılanlardan alınarak, ilgisine göre bütçeye gelir kaydedilir veya ilgililerine iade edilmek üzere emanet hesaplarına kaydedilir. Ayrıca, bunlar hakkında ilgili kanunları uyarınca adli ve idari yönden gerekli işlemler yapılır.” Denilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası hükmü uyarınca; yetkisiz bir ödeme yapılması halinde yetkisiz ödemenin, yapanlardan alınacağı hükme bağlanmış olup burada yetkisiz bir şekilde muhasebe yetkilisin yerine geçerek imza atan üst yöneticinin sorumluluğu bulunmaktadır. Hüküm yetkisiz ödemede, ödemenin mevzuata aykırı olup olmaması yahut kamu zararı şartını getirmemiş yalnızca usule ilişkin bir düzenleme yaparak bu usule aykırılık halinde yaptırımı ifade etmiştir.

Bu itibarla; 5018 sayılı yasanın 72. Maddesine aykırı bir şekilde yapılan yetkisiz ödeme nedeniyle ödemenin yetkisiz ödemeyi yapanlardan tahsilatı gerekirken tahsil edilmemesinin yine 5018 sayılı yasanın 71. Maddesi uyarınca kamu kaynağında artışa engel olunması suretiyle kamu zararı oluşturması nedeniyle; Muhasebe yetkilisince imzalanması gereken belgeleri imzalayan Belediye başkanının tek başına sorumlu tutulması bakımından yeniden hüküm tesisini teminen hükmü veren daireye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

Karşı oy Gerekçesi

2.Daire Başkanı … , Üyeler … , … ‘ın karşı oy gerekçeleri

Açık olarak muhasebe yetkilisi tarafından atılması gereken imzaların atılmaması onun yerine belediye başkanı tarafından imzalanmış olmasında mevzuata uygunluk bulunmamakla beraber kamu zararı doğmadığı düşünülmektedir. Belgelerin aslının daireye sunulduğu ve incelendiği ve ödemelerin mahiyetinin ilama konu edilmediği anlaşılmaktadır. İlama konu edilmeyen bir hususta Temyiz Kurulunu ‘nun dairenin yerine geçerek yeniden değerlendirme yapması mümkün değildir. Usül hatası nedeniyle kamu zararı oluşmayacağından ve konu İçişleri Bakanlığına yazıldığından verilen tazmin kararının kaldırılması gerekir