|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun mülga 17. maddesi uyarınca kamulaştırılan bir taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı idare adına tescili konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalıların tapuda ferağ işlemi yapmadığını ve kamulaştırma bedelinin yatırıldığını dikkate alarak, davanın kısmen kabulünü sağlamıştır.
Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda, davacı idarenin kamulaştırdığı taşınmazın tamamının iptali gerektiğine ve davalıların maddi hata talebinde bulunmadığına vurgu yaparak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine hükmetmiştir. Karar, tarafların iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkiye ve yargılama kurallarına uygun olarak değerlendirilmiş, davanın kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, kamulaştırma hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmakta ve taşınmazların tescil süreçlerine ilişkin hukuki belirsizlikleri gidermektedir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3030 E. , 2024/9521 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1196 Esas, 2024/261 Karar
DAVA TARİHİ : 30.11.2020
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/505 Esas, 2021/176 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, …, … Mahallesi 162 ada 12 (eski1418)parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün Sazlıdere Projesi İnşaatı nedeniyle idarece kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve noterden tebligat çekildiğini, dava konusu parsel için taşınmaz maliklerince Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/410 Esas, 1996/376 Karar sayılı dosyası ile müvekkili idare aleyhine tezyidi bedel davasının açıldığını, tapu kayıt malikinin tapuda ferağ işlemi yaptırmadığını ileri sürerek bedeli yatırılan ve kamulaştırılması kesinleşen taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi gereğince davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne taşınmazın davalılar murisi adına kayıtlı bulunan tapusunun kısmen iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, tapu maliki tarafından tezyidi bedel davası açıldığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, aksi yönde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydı maliki davalı ve dahili davalıların davadan önce tapuda ferağ için davet edilmedikleri, ancak dahili davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davayı kabul ettiklerine dair beyanda bulunmadıkları gibi tapuda tescil için ferağ da vermedikleri, davacı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi uygulaması ile ada, parsel numarası ve yüzölçümünün değiştiği ve artan yüzölçümünün davalılar murisinin uhdesinde bırakılmasının uygun bulunduğu anlaşıldığından davayı kabul etmeyen dahili davalılar yönünden davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiği gibi taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 inci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ile 371 inci maddeleri
2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı idare tarafından 4637 metrekare yüzölçümlü dava konusu eski 1418 parsel sayılı taşınmazın tamamının 1992 yılında kamulaştırıldığı, davalılar murisin açmış olduğu kamulaştırma bedelinin artırılması istemli davada Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/410 Esas,1996/376 Karar sayılı dosyada bedelin artırılmasına karar verildiği ve davalılar murisinin o tarihte yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi gereği yüzölçümüne ilişkin maddi hata talebinde bulunulmadığı, sonrasında 3402 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi gereği sınırlarında bir değişiklik olmaksızın yüzölçümünün 4644,72 metrekare 162 ada 12 parsel olarak davalılar murisi adına 23.07.2020 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
4. Buna göre; dava konusu taşınmazın tamamının davacı idarece kamulaştırıldığı ve davalılar ve davalılar murisi tarafından süresi içinde maddi hata talebinde bulunulmadığı gözetildiğinde 162 ada 12 (eski 1418) parsel sayılı taşınmazın tamamında davalı murisinin payının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.