|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti uyuşmazlığı ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın yol olarak terkine karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak yeniden yargılama yapılması istenmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, kamulaştırma bedelinin arsa niteliğinde kabul edilerek tespit edilmesi ve emsal taşınmazlarla karşılaştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğuna ve belirlenen kamulaştırma bedelinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ayrıca, taşınmaz üzerindeki yapıların değerinin belirlenmesinde yapılan hesaplamaların da yerinde olduğunu vurgulamıştır. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde emsal taşınmazların dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4067 E. , 2025/687 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1557 Esas, 2024/278 Karar
DAVA TARİHİ: 15.05.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/244 Esas, 2022/13 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, … ilçesi,…Mahallesi 585 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğu hâlde, arsa kabul edilmesinin doğru olmadığını, emsal alınan taşınmazın 6 yıl öncesine ait olup, emsal olmaya uygun bir niteliğe sahip olmadığını, emlak vergi değerleri arasındaki oranın büyük olduğunu, ayrıca tek satışın emsal alınarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, arta kalan kısım için kısıtlayıcı bir durum bulunmadığı hâlde, değer azalışı bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin kaldırma kararından sonra metrekare birim bedelinin düştüğünü, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirmeye alınmadığını, yapı bedelleri hususunda hesaplama hataları yapıldığını, usuli kazanılmış hak oluştuğu iddiasıyla bilirkişi raporunda arta kalan kısımlar için hesaplanan değer azalışı bedelinin kamulaştırma bedeline yansıtılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazla ilgili belediye yazısında 1/5000 ölçekli … planında, bir kısmının sanayi alanında, bir kısmının ise sanayi alanında kaldığı, buna uygun hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının … Belediye Meclis kararı ile onaylandığı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığında onay aşamasında olduğunun bildirildiği, bilirkişilerce de belediye hizmetlerinden yararlandığı, meskun mahalde olduğu, etrafında konut ve sanayi türü yapılaşmaların bulunduğu tespitlerinin yapıldığı, Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında arsa vasfında kabul edilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda somut emsal olarak kabul edilen … Mahallesi 96 parselin akit tarihi itibarıyla kadastral parsel niteliğinde olması nedeniyle dava konusu taşınmazın da düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olmasından dolayı düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmasının yerinde olduğu, ayrıca somut emsalin akit tarihi itibarıyla emlak vergilerine esas birim değerinin arazi rayici olması dikkate alınarak dava konusu taşınmazın somut emsalden 1,29 kat daha değerli olduğu yönündeki mukayese ve metrekare birim fiyatının kaldırma kararı öncesinde verilen İlk Derece Mahkemesi kararını yalnızca davacı idarenin istinaf etmesi nedeniyle idare lehine oluşan usulî kazanılmış hak dikkate alınarak 2019 yılı itibarıyla belirlenen 1.075,00 TL/m² birim fiyatının Daire uygulamalarıyla uyumlu olduğu, (Dairenin 2021/644 Esas sayılı dosyasında incelenen 682 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için metrekare birim fiyatının 955,00 TL/m², 2021/645 Esas sayılı dosyasında incelenen 680 ada 1 parsel ve 681 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için metrekare birim fiyatının 968,00 TL/m², 2020/858 Esas sayılı dosyasında incelenen 426 parsel sayılı taşınmaz için metrekare birim fiyatının 955,00 TL/m² tespit edildiği, bu parselle ilgili verilen kararın Yargıtay 5.Hukuk Dairesince onandığı, Dairenin 2021/1288 Esas sayılı dosyasında inceleme konusu olan 682 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar için metrekare birim fiyatının 2019 yılı itibarıyla 955,00 TL/m² olarak belirlendiği ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesince onandığı); yine taşınmaz üzerinde bulunan yangın hidrantı, yangın söndürme, paratoner, kamera ve elektrik aksamı, aydınlatma projektörü, çelik halatlı telefon kablosu, konteyner, su kanalı ızgarası olarak belirtilen teçhizattan, taşınması mümkün olanların demontaj, nakliye ve montaj bedelinin, taşınması mümkün olmayanların ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülmek suretiyle bedellerinin belirlenmesi hususuna vurgu yapan Dairenin kaldırma kararı doğrultusunda alınan raporun yerinde olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan yapılara da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine uygun şekilde değer belirlenmesinin yerinde olduğu, tüm bu nedenlerle; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz arasındaki mukayese oranı ile vergi rayiçlerinin uyumlu olduğu, söz konusu bedelin daha evvel yakın bölgelerde tespit edilen metrekare birim fiyatlarıyla karşılaştırılmasında uyumlu olduğu, neticeten bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Kocaeli ili, … ilçesi,…Mahallesi 585 ada 4 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların toplam değeri 1.227.476,778 TL olarak hesaplanmasına rağmen, kamulaştırma bedeli toplamı alınırken maddi hata ile yapı bedelinin 1.277.476,77 TL olarak esas alınması suretiyle fazla bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “12.763.146,62” sayısının hükümden çıkartılması, yerine “12.713.146,62” sayısının yazılması, (2) numaralı bendinde yer alan “463.453,42” ve “340.816,55” sayılarının hükümden çıkartılması, yerlerine sırasıyla “413.453,42” ve “390.816,55” sayılarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.