onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na dayanarak kamulaştırılan bir taşınmazın bedelinin tespiti ve tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk kararı kaldırarak dosyayı yeniden incelemek üzere geri göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi tekrar davanın kabulüne karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddederken, davalı vekilinin taleplerinin bir kısmını kabul etmiştir. Mahkeme, taşınmazın değerinin belirlenmesinde, arazi niteliği ve getireceği net gelir esas alınarak hesaplama yapılmasının uygun olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, daha yüksek bir objektif değer artışı uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların temyiz itirazlarını reddederek, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Bu karar, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde izlenecek yöntemler ve değerleme kriterleri açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/3825 E.  ,  2024/10208 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/291 Esas, 2024/197 Karar
    DAVA TARİHİ : 20.10.2017
    KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkından verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/79 Esas, 2021/389 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, …, … 117 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, aksi kabul edildiği takdirde Bursa ilinin diğer ilçelerine göre verileri daha düşük olduğu için Karacabey ve Nilüfer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmamasını, bir yılda birden fazla ürünün münavebeye alınmasını, kapitalizasyon faizinin %4, objektif değer artışının %350-500 oranında alınmasını talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, dava konusu taşınmazın objektif değer artışı uygulanmaksızın gerçek rayiç değerine ulaştığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan yılda iki ürün veya iki yılda üç ürün alınabileceği hâlde, tek ürün ile değerlendirme yapılması bakımından münavebe sisteminin hatalı olduğunu, münavebe deseninde yer alan arpacık soğan ürününde fiyatın ortalama fiyat olarak uygulanması gerektiğini, kapitalizasyon faizinin %3 oranında, objektif değer artış oranının ise en az %100-200 oranında uygulanması gerektiğini, fark kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, ülkemizin içinde bulunduğu yüksek enflasyon düşünüldüğünde fark bedele en az mevduat faizi veya Üretici Fiyat Endeksi ile Tüketici Fiyat Endeksi oranları dikkate alınarak faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, ancak aynı bölgeden intikal eden dosyalar ile dava konusu taşınmazın konum ve niteliği dikkate alındığında daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiği belirtilerek, uygun görülen oran üzerinden yeniden yapılan hesaplama sonucu tespit edilen fark bedelin depo ettirilmesi suretiyle davalı tarafa ödenmesi yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede uygulanmakta olan kapitalizasyon faiz oranının sulu tarım arazileri için %5, kuru tarım arazileri için %6 olduğu halde %5 ve %4 olarak alınıp buna göre değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, münavebeye alınan ürünler için resmi veri listesindeki ortalama verim, fiyat ve üretim masraflarının esas alınması gerektiğini, münavebe sistemine önceki yıllara ait Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi veri listelerinde yer almayan arpacık soğanın alınmasının düşündürücü olduğunu, Yargıtay kararı ile İzmir Kemalpaşa dosyalarında üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünü geçemeyeceği kuralının uygulandığını, ancak bu durumun o bölgede yaşanan soğuk zararı sebebine dayalı olağandışı bir gerekçeye dayandığını, olağandışı bir durum olmadığına göre Karacabey ilçesinde üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünü geçemeyeceği kuralının uygulanmaması gerektiğini, taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini ileri sürmüştür.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki Bursa ili, …, … 117 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
    4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
    5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığından, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.