onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Kocaeli ilinde bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu taşınmazın yol olarak terkini üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ve taşınmazın yol olarak terkine karar vermiştir. Davalı taraf ise taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak taşınmazın arsa vasfında olduğunu ve emsal incelemesi yapıldığını vurgulamıştır. Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, taşınmazın değerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığına karar vermiştir.

Sonuç olarak, temyiz başvurusu, tarafların iddiaları ve delilleri doğrultusunda usul ve kanuna uygun bulunmuş, davacı idarenin tüm temyiz itirazları reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde taşınmazın değerinin belirlenmesi ve hukuki nitelendirme açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3972 E.  ,  2024/10302 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1757 Esas, 2024/302 Karar
    DAVA TARİHİ : 22.01.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/28 Esas, 2022/212 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, …, … 137 ada 4 parsel (ifrazen 137 ada 36 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında davacı idareye atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın doğru bir emsal olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince dava konusu taşınmazın ulaşım ve altyapı hizmetlerinden yararlanıyor olması, meskun mahalde bulunması dikkate alınarak arsa vasfında değerlendirildiği, ayrıca Dairemizce Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsel sorgulama sistemi üzerinden incelenen konumu da dikkate alındığında arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, aynı bölgeden taşınmazlara yönelik Dairemize yansıyan dava dosyalarındaki birim değerleri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.