|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Kırklareli ilinde bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin belirlenmesi ve tescili için dava açarken, davalı taraf ise teklif edilen bedelin düşük olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak yeniden incelenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunun taşınmazın niteliğine uygun olduğunu ve belirlenen kamulaştırma bedelinin adil olduğunu belirterek, davalı tarafın itirazlarını reddetmiştir. Ancak, kamulaştırma bedelinden daha önce depo edilen tutarların dikkate alınmaması nedeniyle bir hata tespit edilmiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davacı idarenin başvurusu ise kısmen kabul edilerek ilk karar düzeltilmiştir. Karar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiş, temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Nihai olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve temyiz harcı Hazineye irat kaydedilmiştir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3118 E. , 2024/10146 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1383 Esas, 2023/1967 Karar
DAVA TARİHİ : 14.04.2021
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/484 Esas, 2023/283 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kırklareli ili, …, Evrensekiz/Gündoğu Mahallesi, 256 ada 177 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 256 ada 425 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma aşamasında teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında bulunduğunu, tarla olarak değerlendirilse dahi tarımsal özelliklerinin de doğru olarak değerlendirilmediğini, ayrıca yapılan kamulaştırma nedeniyle bütünselliğinin bozulacağını ve geri kalanında yine değer kaybı oluşacağını, dava konusu taşınmazın günümüzde artan önem ve değeri, taşınmazın tamamının kamulaştırılmaması nedeniyle geri kalan kısımdaki değer düşüklüğü, değerlendirme tarihi gibi tüm özelliklerinin göz önünde tutularak ilgili ve usul hukuku hükümlerine uygun olarak bilirkişi raporunun hazırlanmasını, kamulaştırma bedelinin mahkemece belirlenecek bilirkişi heyetince ilgili hükümlerine uygun olarak tespitine, delillerinin toplanmasına, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ve davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin fahiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda net gelir analizinin hatalı yapılmasının yanı sıra net gelir hesabında dikkate alınan verim miktarlarının dava konusu taşınmaz için yüksek miktarlar olduğunu, bu raporda karpuzun münavebeye alınmasının yerinde görülmediğini, net gelir hesabında dikkate alınan üretim giderlerinin ortalamadan daha düşük miktarda hesaplandığını, kamulaştırma bedeline objektif değer artışı eklenmesinin ve dava konusu taşınmazın değeri hesaplanırken %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulamasının hatalı bulunduğunu, arta kalan alanda değer azalışının yüksek, dava konusu taşınmazdaki irtifak hakkı için değer kaybının düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedelin düşük olduğunu ve rayiçlerin altında kaldığını, taşınmazın arsa vasfında bulunduğunu, tarım arazisi olarak kabul edilse bile sulu tarıma elverişli olduğundan sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının aleyhlerine olarak düşük belirlendiğini, taşınmazın tüm özellikleri gereği bilirkişi raporlarında belirlenen objektif değer artışı oranın çok düşük tespit edildiğini, taşınmazın geri kalanına ilişkin olarak belirlenen değer azalışı bedeli de yine aynı şekilde hatalı bir nitelendirmeyle çok düşük olarak hesaplandığını, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın üzerindeki daimi irtifak nedeniyle yüksek değer azalışı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihi itibarıyla geçerli resmi verilere göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının taşınmazın konum ve niteliğine uygun düştüğü, tespit edilen m² kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gibi, tapu kaydındaki irtifak için tespit edilen değer azalış oranının yerinde olduğu; ancak 305.057,01 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında depo edilen 123.054,83 TL’nin ve kaldırma öncesi depo edilen 41.875,01 TL’nin toplamına göre fark bedelin 140.127,17 TL olduğu ve bu duruma göre fazla depo edilen 442,83 TL’nin davacı idareye iadesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu, 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Kırklareli İli, …, Evrensekiz/Gündoğu Mahallesi, 256 ada 177 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 256 ada 425 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge
Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.