onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ile ilgilidir. Davacı idare, Samsun’daki taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep ederken, davalı taraf bu bedelin emsal satışlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporundaki hatalar nedeniyle bu kararı bozmuştur.

Yargıtay, bilirkişi raporunda taşınmazın imar parseli mi yoksa kadastro parseli mi olduğunun belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, emsal karşılaştırma yapılmadan değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu belirtmiştir. Dava tarihinden itibaren dört ay içinde sonuçlandırılmadığı için faiz işletilmesi gerektiği de ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, taraf vekillerinin temyiz taleplerini kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve emsal karşılaştırma ile değer belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu durum, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve değerleme yöntemlerinin önemini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3438 E.  ,  2024/9083 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/240 Esas, 2024/4 Karar
    DAVA TARİHİ : 15.10.2020
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, … ilçesi, …. Mahallesi 359 parsel ( yeni 13675 ada 7 parsel) sayılı taşınmazın zemin kat 1 numaralı, 2. kat 5 numaralı bağımsız bölümlerinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini davacının belirlediği kamulaştırma bedelinin kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, taşınmazın kamulaştırma bedelinin emsal satışlar ve mahkemece yapılacak keşif dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bahisle reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/460 Esas, 2021/198 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/1737 Esas, 2021/1780 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur,
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alman bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan dava konusu taşınmaza farklı mahalleden ve dava konusu taşınmaza göre yüzölçümü büyük bir taşınmazın emsal alınması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri karşılaştırıldığında, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha yüksek oranda değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, yetersiz gerekçe ile emsal taşınmazı dava konusu taşınmaza göre daha düşük oranda değerli kabul edilerek değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı görülmediği ve 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyannca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılmadığından; dava tarihinden dört ay sonrasından karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği halde, faiz bitiş tarihinin gösterilmemesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, kıymet takdir raporu ile kabul edilen metrekare birim fiyatlarının fahiş farklı olduğunu, bina bedelinin yüksek belirlendiğini, ayrıca dava tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden 4 ay sonrası olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinde enflasyon farkı dikkate alınarak uygun bir artış yapılması gerektiğini, satın alma usulünün uygulanmadığını, bedelin düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisine ilişkin yapılan hesaplamaların usul ve kanuna aykırı olduğunu, yapı bedeli belirlenirken yıpranma payının subjektif ölçütlere göre belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    3. Bozma öncesi hükme esas bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla imar parseli olarak kabul edildiği, bozma sonrası hükme esas bilirkişi raporunda ise kadastro parseli olarak kabul edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi, 2942 sayılı Kanun’un değerlendirme yöntemine aykırı olacak şekilde Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/109 Esas sayılı dosyasında kapsamında aynı yer 13675 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 3 numaralı bağımsız bölümüne ilişkin 03.03.2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen metrekare birim bedelinin dava tarihine güncellenmesi suretiyle metrekare birim bedeli belirlenmesi hatalıdır. Bu itibarla 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca taşınmaza emsal karşılaştırma yapılarak değer biçilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.