onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Çorum ili, Çepni Mahallesi’nde bulunan 315 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescili yönünde karar vermiş, ancak davalılar vekili, taşınmazın değerinin düşük olduğunu ve emsal taşınmazların dikkate alınmadığını iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin isabetsiz olmadığına ve bilirkişi raporuna dayanarak belirlenen kamulaştırma bedelinin uygun olduğuna hükmetmiştir.

Temyiz aşamasında, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine uygun hareket edildiğini, dolayısıyla temyiz itirazlarının yerinde görülmediğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış, davalıların temyiz itirazları reddedilmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde emsal değerlendirmelerinin ve yasal faiz uygulamalarının önemini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3014 E.  ,  2024/10639 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2354 Esas, 2024/234 Karar
    DAVA TARİHİ : 30.11.2022
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/300 Esas, 2023/201 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çorum ili, …, Çepni Mahallesi 315 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine karşı Çorum İdare Mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirmeye alınmasını talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Çorum ilinin en merkezi konumunda yer alıp çok kıymetli olduğunu, aynı kamulaştırma kapsamında aynı ada içinde yer alan parseller için farklı bedeller biçildiğini, dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan 315 ada 6 parsel sayılı taşınmaz için Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/241 Esas sayılı dosyasında 138.088,30 TL/m² değer biçildiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmaza biçilen değerin düşük olduğunu, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişi raporunda emsal alındığı belirtilen 429 ada 1 parsel sayılı taşınmazın metrekare birim değerinin 174.116,48 TL olarak hesaplandığını; ancak değerlendirmede dikkate alınmadığını, emsal alınan taşınmaz satışlarının eski tarihli olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planı ve mücavir alan içersinde kaldığı, etrafının meskun mahal olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı, bu nedenle arsa vasfında kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın arsa vasfında olmasına göre, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereği kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesine mahallinde yapılan keşfe iştirak eden bilirkişi kurulunca yapılan tespit ve hesaplamalar sonucunda tanzim edilen 12.04.2023 tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporu doğrultusunda belirlenen kamulaştırma bedelinde ve taşınmaz üzerindeki yapıya yıpranma payı da düşülerek karşılık saptanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında kamulaştırma bedeline dava tarihinden sonraki dört ay için faiz işletilmemesinin ve yasal faiz uygulanmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki Çorum ili, …, Çepni Mahallesi 315 ada 5 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
    3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
    4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.