onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davacı idare vekili, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin hatalar bulunduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesi gerektiğine ve yargılama sürecinde vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğunu belirtmiş, ayrıca davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir durum görmemiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, davacı idare vekilinin itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Sonuç olarak, temyiz edilen karar, usul ve kanuna uygun bulunmuş, davacı idare harçtan muaf tutulmuş ve dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde hukukun uygulanması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/1737 E.  ,  2024/9745 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2236 Esas, 2023/1237 Karar
    DAVA TARİHİ : 18.12.2018
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Besni 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/319 Esas, 2021/36 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili, Besni ilçesi, Güneykaş köyü 226 (ifraz 435-436) parsel sayılı taşınmazın 1.388,49 m²lik kısmının yol inşaatı ve emniyet sahası tesisi etmek amacı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin belirlenerek taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların çok kıymetli bir yerde olduğunu, davacı tarafın ilk etapta taşınmaza çok az değer biçerek teklifte bulunduğunu, istimlak edilecek alan içerisinde bulunan yaklaşık 10 dönüm arazi üzerindeki ağaçları sulamak için kullanılan sondaj kuyusunun bedelinin ödenmesi talebinin işleme alınmadığını, taşınmazın bütünlüğü, nitelikleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmasını talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırma konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların yol olarak terkinine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin çok yüksek hesaplandığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı gereği kamulaştırma bedelinin kararla birlikte derhal ödenmesi gerekirken, fark bedelin kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, Dava 4 aylık yasal süre içinde bitirilemediğinden, kamulaştırma bedeline 4 ayın bitim tarihi olan 19.04.2019 tarihinden itibaren kamulaştırma bedelinin tamamına yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden, davalılar yargılamada kendilerini vekille temsil ettirmedikleri hâlde, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğundan ve dava konusu taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki Adıyaman ili, … ilçesi, Güneykaş köyü 435 ve 436 parsel (eski 226 parsel) sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygundur.
    4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
    5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.