onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na dayanan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar davacı idare vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve yeni bir hüküm tesis etmiştir. Mahkeme, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin ve bilirkişi raporunun uygun olduğunu belirtmiş, ancak kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulmadığını ifade etmiştir.

Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu ve faize ilişkin hükümlerin kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Yargıtay, temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Mahkeme, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde izlenen yöntemlerin hukuka uygun olduğunu, tarafların iddia ve savunmalarının dosya kapsamına uygun olduğunu vurgulamıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını onaylamıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3358 E.  ,  2024/10150 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/956 Esas, 2023/1280 Karar
    DAVA TARİHİ : 19.04.2019
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Altınözü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/139 Esas, 2020/19 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, Altınözü ilçesi, Boynuyoğun Mahallesi 466 parsel sayılı taşınmazın 1.083,63 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele kamulaştırma bedelinin mahsubu suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek 19.08.2019 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılıp karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, hesaplama yapılırken verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre resmî veriler uyarınca değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı, tespit edilen birim metrekare fiyatın Yargıtay’ın denetiminden onanarak geçen dosyalar ile uyumlu olduğu, her ne kadar hesaplama yapılırken münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihindeki tarım verileri esas alınması gerekse de yapılan hesaplamanın istinafa gelen davacı idarenin lehine olduğu; ancak kamulaştırma bedelinin davalıya derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve hükme esas alınan fen bilirkişisi raporu koordinatsız olup hüküm tesisine elverişli olmadığının gözetilmemesi doğru olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ile hükmedilen kamulaştırma bedelinin vadeli hesapta nemalandırıldığı gözetilerek yerel mahkeme kararındaki faize ilişkin hükümlerin kaldırılması gerektiğini, davalı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek yükseltildiğini ve tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.
    4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.