onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı idare ile davalı arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Davalı, kamulaştırma işleminin hatalı olduğunu ve taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini savunarak istinaf başvurusu yapmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin, arazi niteliği ve getireceği net gelir esas alınarak belirlendiğini ve istinaf taleplerinin reddedilmesini uygun bulmuştur.

Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. Ancak, mahkeme, taşınmazın sulama durumu ve toprak yapısının dikkate alınmadığını belirterek, eksik inceleme ile karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde yapılacak yeni keşiflerin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2785 E.  ,  2024/10349 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/4404 Esas, 2024/111 Karar
    DAVA TARİHİ : 12.08.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2023/210 Esas, 2023/637 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Tire ilçesi, Alaylı Mahallesi, 15 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının el atması sebebiyle akan pis sular nedeniyle müvekkilin arazisinin toprağının zehirlendiğini, pek çok ağacın bu zehir ve atıklar nedeniyle kuruduğunu, dava konusu taşınmazın kamu yararı kararı alınan kısmı içinde asırlık zeytin ağaçları mevcut olup, aynı yerin yaklaşık 70-80 metre batısında karayolu ile köy yolu arasında kalan ve ekim dikim yapılmayan, foseptik yapıya uygun yerler varken, davalının arazisi için kamulaştırma kararı alınmasının hatalı bir karar olduğunu kamulaştırma işlemini kabul etmediklerini, yapılan keşif ile haklılıklarının ortaya çıkacağını, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda sulu ürün münavebesi uygulandığını, su kaynağı olmamasına rağmen sulu olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını objektif değer artış oranının %50 olarak uygulanmasının yerinde olmadığını, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması için istinaf isteminde bulunmuştur.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz bedeli hesaplanırken emsal taşınmazların değerleri dikkate alınmaksızın sadece içinde bulunan zeytin ağaçlarının ve tarımsal kullanımının yıllık getirisinin baz alınarak hesaplama yapıldığını, davalının arazisi için kamulaştırma kararı alınmasının hatalı olduğunu, ağaçların sökülmesinin dikkate alınmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve uygulanan objektif değer artış oranı yerinde görülerek istinaf istemlerinin easastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, kamulaştırma bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dosya arasında bulunan ve davacı kurum tarafından hazırlanan kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın sulu mu kuru mu olduğu belirtilmemekle birlikte toprak yapısı ve sulama durumu dikkate alınarak kapitalizasyon faiz oranının %5 alındığı, DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün tarihsiz müzekkere cevabında dava konusu taşınmazın kurumları tarafından işletmeye açılan herhangi bir sulama sahasında bulunmadığı, bilirkişi raporlarında ise taşınmazın etrafında su kaynakları mevcut olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra ise yer altı su kaynaklarının mevcut olması ve bu taşınmazın bu kaynaklardan tarımsal üretimi yapılacak yıl boyunca bitkinin sulama suyuna olan ihtiyacının kolaylıkla karşılanabileceği belirtilerek sulu kabul edildiği anlaşılmış olup, taşınmazın niteliği ve tamamının ya da bir kısmının fiilen sulanıp sulanmadığı, ne şekilde sulandığının sulamaya yetip yetmeyeceği hususunda çelişkinin giderilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak bu konuda hakim gözlemide yazılarak çelişki giderildikten sonra taşınmazın niteliği ve sulanıp sulanmadığı hususu kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi, bozmayı gerektirir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.