onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. Yargıtay, temyiz edilen kararın bozulması için gerekli hukuki sebeplerin bulunmadığını belirlemiştir. Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanarak açılmıştır ve Yargıtay, arsa niteliğindeki taşınmaz için emsal karşılaştırması yapılmasında bir isabetsizlik olmadığını ifade etmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli iptal kararı, davanın açıldığı tarihten sonraki süreçte geçerlilik kazanmadığı için, dava tarihi dikkate alınarak kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, bu husus davacı tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülmediğinden, Yargıtay bu durumu bozma sebebi olarak değerlendirmemiştir. Sonuç olarak, mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu, temyiz itirazlarının reddedilerek kararın onandığı sonucuna varılmıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3817 E.  ,  2025/286 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2015/207 Esas, 2023/626 Karar
    DAVALILAR : 1. … vekili Avukat …
    2. … vekili Avukat …
    3. … vekili Avukat …
    DAVA TARİHİ : 10.01.2013
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … 9242 ada 21 parsel (eski 9242 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 13.03.2014 tarihli ve 2013/21 Esas, 2014/131 Karar sayılı kararı ile davanın davalı … yönünden kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin adı geçen davalıya ödenmesine, davalılar … ve … yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A.Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, dava sırasında kamulaştırma sebebiyle dava konusu taşınmazın kamulaştırılacak kısmının ifraz edildiği ve davalı … yanında … ile …’ın da dava konusu taşınmazda malik oldukları, davacı idare tarafından adı geçen yeni maliklerin de usulüne uygun olarak davaya dahil edildiği, gerekli tebligatların yapıldığı ve duruşmaya katıldıkları anlaşılmakla … ve … yönünden de işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle haklarında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması ve kabule göre de dava konusu taşınmaz ile emsal olarak incelenen taşınmazın 2013 yılı emlak vergisine esas metrekare değerleri ile dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi, emsal olarak incelenen taşınmazın ise değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla kesinleşmiş 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı içinde bulunup bulunmadığı hususları ilgili yerlerden sorularak alınacak yazı cevapları getirtilip incelenmeden ve bilirkişi raporu denetlenmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, emsalin eski tarihli satış olduğunu, emsalin kat karşılığı yapılan bir satış olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ve kamu düzeni uyarınca resen değerlendirilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 nci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılacak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

    3. Yargıtayın hukukî güvenlik ve hukukî öngörülebilirliğin temini amacıyla içtihat birliğini sağlama görevinin bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmeye göre; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, dava tarihi dikkate alınarak, fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de bu husus davacı idare tarafından açık temyiz sebebi yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

    4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

    09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.