onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi, emsal taşınmazın değerinin belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik olmadığını, taşınmaz üzerindeki yapıların değerinin resmi birim fiyatları esas alınarak ve yıpranma payı düşülerek hesaplandığını belirtmiştir. Ayrıca, ağaçların değerinin de yaş, cins ve verim durumuna göre belirlendiği ifade edilmiştir.

Mahkeme, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarını, dayandıkları belgeleri ve uygulanması gereken hukuk kurallarını değerlendirerek, temyiz dilekçesinde ileri sürülen itirazların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit etmiştir. Sonuç olarak, davacı idarenin temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde hukuki süreçlerin ve değerlendirmelerin yerinde olduğunu göstermektedir.

5. Hukuk Dairesi         2024/4708 E.  ,  2025/386 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/4273 Esas, 2024/308 Karar
    DAVA TARİHİ : 06.12.2022
    KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : …2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/682 Esas, 2023/345 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, …, … Mahallesi, 624 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesi gerektiğini, objektif değer artışı uygulanarak ve üretim giderinin brüt gelirin 1/3’ünün de altında olamayacağı değerlendirilerek bedel belirlenmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin düşük alınmasını, delilerin toplanarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelden çok farklı olduğunu, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında 19 km mesafe bulunduğunu, emsalin hatalı olduğunu, düzenleme ortaklık payı kesintisinin düşük olduğunu, yapı bedeli belirlenirken yıpranma payının düşük alındığını, yapı bedeline dahil edilen unsurlarda yapı sınıflarının hatalı belirlendiğini, zirai muhtesat bedeli belirlenirken ağaçların üretim masraflarının düşülmediğini, taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı belirtilmeden ağaç fiyatlandırması yapılmasının da hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığını, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aksi halde seri dava olması sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 22 nci maddesi gereğince karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın bedelinin düşük hesaplandığını, üzerindeki yapılara düşük bedel biçildiğini, yapı yaklaşık maliyet cetvelinin dava tarihine en yakın olan güncel halinin uygulanması gerektiğini, aksi halde cetveldeki metrekare birim değerlerinin dava tarihine endekslenmesi gerektiğini, yıpranma oranlarının düşük hesaplandığını, taşınmazın yıpranma paylarının yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın bedelinin belirlenmesinde emsal alınan taşınmazın doğru olduğu, dosya içinde mevcut …Belediye Başkanlığının yazısı ile taşınmazın çevresinde imar uygulaması yapılan taşınmaz bulunmadığı bildirildiğinden, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine uygun şekilde %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının doğru olduğu, taşınmazın üzerindeki yapılara, dava tarihi itibarıyla yayımlanmış bulunan 2022/3 dönem Yapı Yaklaşık Maliyet Cetveli esas alınıp, bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda belirli yaş ve özelliklerine uygun oranda yıpranma payı düşülerek değer belirlenmesinin uygun olduğu, ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına uygun …İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılı ağaç cetveline uygun olarak maktu değer belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davacı idare vekili yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinin uygun olduğunu, ancak davanın seri davalardan olmasına karşın davalı yararına tam vekâlet ücreti takdirinin doğru olmadığını ayrıca taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacı idareye aidiyetine dair hüküm kurulmamış olmasının doğru görülmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç numaralı alt bendi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.