|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın kapama ceviz bahçesi niteliği göz önünde bulundurularak değer biçilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, taşınmazın kullanımıyla elde edilecek net gelir esas alınarak yapılan değerleme ve üzerindeki yapıların resmi birim fiyatları ile yıpranma payı düşülerek hesaplanması, hukuken uygun bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddederken, temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, tarafların iddialarının ve belgelerinin değerlendirildiğini vurgulamıştır. Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4712 E. , 2025/119 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/474 Esas, 2024/735 Karar
DAVA TARİHİ: 27.12.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/541 Esas, 2023/317 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili, …, Aybey Mahallesi 1589 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davanın haksız olduğunu, reddini talep ettiklerini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kamulaştırma istenen arazinin bedelinin tam ve net olarak belirlenmesi gerektiğini, arazinin tarla olarak düşünüldüğünde içerisinde açık su kuyusu ve 40 m² kapalı alanı olan ev mevcut olduğunu, tarlanın sulak bir arazide olduğu için her türlü tarıma müsait olduğunu, içerisinde 30 adet 15 yıllık verimli ceviz ağacı, 2 adet …, 5 adet erik, 1 adet elma, 1 adet vişne, 6 adette kavak ağacı bulunduğunu, yıllık olarak hasat yapıldığını, tarlanın yanından yol geçtiğini, elektrik direği hemen yanında olup köy şebeke suyu ve kanalizasyonu geçtiğini, şehir merkezine 3 km yakınlıkla bulunduğunu, tarlanın 1 km yakınına kadar şehir içi minibüs hattı geldiğini, söz konusu arazinin tarla olarak değil arsa olarak düşünülmesini, arsa sayıldığını savunarak davacının hukuki dayanaktan yoksun tescil talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, taşınmazın değerinin keşif yapılarak belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, üretim masrafının çok düşük hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığını, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, taşınmaz üzerinde bulunan su kuyusunun bedelinin hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın sulu kapama ceviz bahçesi niteliğinde olduğu belirtildikten sonra… İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılına ait resmi veriler esas alınarak hesaplama yapılması ve üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında hesaplanmasının yerinde olduğunun sonucuna varıldığı, taşınmazın üzerindeki yapı unsurlarına 2022 yılı yapı yaklaşık maliyet cetveli verileri esas alınıp, yıpranma oranının mahsup edilmesi suretiyle değer biçilmesi doğru olduğu gibi taşınmaza sulu arazi niteliği veren su kuyusu bedeline hükmedilmemesi de Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatlarına uygun olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görüldüğünden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama ceviz bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, üzerindeki yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin de istinaf başvuru talebinin olduğu ve istinaf itirazlarının değerlendirildiği anlaşıldığı hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince maddi hata yapılarak hüküm fıkrasına davacı idare vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine dair hüküm kurulması doğru değilse de sonuca etkili olmadığı ve temyiz edenin sıfatı da gözetildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.