|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davacı idare vekili, istinaf başvurusunda bulunarak vekalet ücreti ve değer artışı gibi hususlarda itirazda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan değerlendirmelerde isabetsizlik bulunmadığını, ancak kamulaştırma bedelinin ödenme şeklinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını kısmen kaldırmış ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu taşınmazın niteliği ve değer düşüklüğü oranının belirlenmesinde yapılan hesaplamaların yerinde olduğunu, ancak taraf teşkilinin sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini vurgulamıştır. Ayrıca, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi için bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu durum, tarafların haklarının korunması ve doğru bir değerlendirme yapılabilmesi açısından önem taşımaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3619 E. , 2024/10488 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/168 Esas, 2024/24 Karar
DAVA TARİHİ : 28.12.2021
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/693 Esas, 2022/383 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, …, Mahallesi, 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece yapılan kamulaştırmanın irtifak kamulaştırması olmadığını, mülkiyet kamulaştırması olduğunu, dava konusu taşınmazın olumlu yönleri ele alındığında taşınmazın vasfının tarla değil de arsa olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise tüm delillerin toplanmasından sonra taşınmaz üzerinde keşif yapılıp bilirkişi incelemesi ile taşınmazın gerçek değerinin tespitine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yüksek oranda objektif değer artışı uygulamasının yerinde olmadığını, değer düşüklüğü oranının da yüksek belirlendiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle, irtifak hakkı karşılığının hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalıya derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün diğer bentleriyle (1-b bendi) çelişki oluşturacak şekilde hükmün ikinci bendinin (c ) alt bendinde kamulaştırma bedelinin karar kesinleşince ödenmesine karar verilmesi hatalı olduğundan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemenin, dava dilekçesini ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, 6100 sayılı Kanun’un amir hükmü gereğidir.
4. Dava konusu taşınmazın yeni malikinin Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde her ne kadar Gaziantep OSB’nin taşınmazı 2942 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca ve dava konusu irtifak hakkı ile birlikte irtifak tesisi nedeniyle oluşacak değer kaybı ile satın aldığı belirtilmiş ise de buna dair dosyada delil bulunmadığınından 2942 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca Gaziantep OSB davaya dahil edilip 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek yargılamaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
5. Dosyada mevcut imar durumu yazısı, taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özellikleri ve parsel sorgu uygulaması üzerinden gözlenen konumu, aynı mahalleden, yakın konumda bulunan, aynı kamulaştırma işlemine konu, Dairemizin 2024/3218 Esas numaralı kararı ile denetiminden geçen 104 ada 55 parselin niteliği gözetildiğinde dava konusu taşınmaz arsadır. Buna göre; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre kararı temyiz edenin davacı idare olduğu ve davacının usuli müktesep hakkı gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.