onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun mülga 17. maddesi uyarınca kamulaştırılan bir taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı idare adına tescil edilmesine ilişkindir. Davacı idare, taşınmazın kamulaştırma bedelinin ödendiğini ve tebligatın yapıldığını savunarak tescil talep etmiştir. Davalılar ise, kamulaştırma bedelinin alınmadığını ve tebligatın usulüne uygun yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediği ve davalıların kamulaştırma bedelinin ödenmediğine dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, tescil talebinin kabulü için gerekli koşulların oluşmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, davalıların tescil işlemi için davet edilmediği ve bazı davalıların davayı kabul etmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacı idarenin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu durum, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yürütülmesinin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3119 E.  ,  2024/10023 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1755 Esas, 2023/2088 Karar
    DAVA TARİHİ : 30.11.2020
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/504 Esas, 2021/431 Karar

    Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulününe karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, …, … Mahallesi 1121 parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün Sazlıdere Projesi İnşaatı nedeniyle idarece kamulaştırıldığını kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve noterden tebligat çekildiğini, dava konusu parsel için taşınmaz maliklerince Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/222 Esas, 1998/318 Karar sayılı dosyası ile davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, mahkeme kararı sonucu hükmedilen bedelin davacı idare tarafından ödendiğini, tapu kayıt malikinin tapuda ferağ işlemi yaptırmadığını ileri sürerek 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi gereğince taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalılar …., … ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin müvekkillere miras bırakanları …’dan miras kaldığını, murislerinin kamulaştırma bedeli almadığı gibi bedel artırma davası da açmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı müvekkil adına kabul ettiklerini, fakat taşınmazın devri için davacı tarafça herhangi bir talepte bulunulmadığından müvekkilin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek yargılama giderlerinin davacı kurum üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
    3. Davalılar … vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aradan uzun yıllar geçmesi nedeniyle hangi taşınmazlarının kamulaştırıldığını hatırlamadıklarını, davacı tarafın 2942 sayılı kanun’un mülga 17 nci maddesine göre tescil talep ettiğini ifade etmekte olduğunu; ancak mülga 17 nci Madde uyarınca müvekkillerinin ferağ vermeye davet edilmediğini, idare tarafından işlemlerin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, ödeme ve tescil işlemlerinin birlikte yapılmadığını, aradan 25 yıl geçtikten sonra dava açılıp ve yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep ettiğini dava açılmasına sebebiyet verenin müvekkilleri olmadığını, talebin reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince kamulaştırma davalarında davacı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükmedilemeyeceğini, davalı tarafın kendini vekil ile temsil ediyor ise lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilleri ferağ vermeye davet edilmediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    4. Dahili davalılar … ve … cevap dilekçelerinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin ne şekilde yapıldığı, usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda bilgilerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
    5. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin kamulaştırma işlemlerinin 1990 yılında başladığını, aradan 25 sene geçtikten sonra işbu tescil davasının açıldığını, o dönemde bazı parseller için avukata vekâlet verilerek tezyidi bedel davalarının acıldığının bilindiğini, fakat bu davalar, murislerin sağ olduğu dönemde açıldığından ve aradan uzun yıllar geçtiğinden hangi parsellere ilişkin dava açıldığı, parsel numaraları, dava öncesinde ve sonrasında ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış idiyse hangi parsellere ilişkin ödeme yapıldığının tam olarak bilinmediğini, bu nedenle deliller geldikten sonra durumun değerlendirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini aksi kanaat hasıl olursa ödeme ve tescil işlemlerinin birlikte yapılmadığını ve müvekkillere tapuya ferağ vermeleri hususunda davet yapılmadığını, dolayısıyla işbu davanın açılmasına müvekkilleri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi, bu giderlerin davacı idareye yüklenmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile … adına kayıtlı ½ hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline yönelik talebinin reddine, … adına kayıtlı ½ hissenin 12 pay kabul edilerek; 4/12 payının iptali ile davacı … Müdürlüğü adına kayıt ve tesciline, 1/12 payının … mirasçıları, 1/12 payının … mirasçıları adına iştirak halinde kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma belgelerinin maliklere noter aracılığıyla tebliğ edildiğini, bu kişilere kamulaştırma bedellerinin ödendiğini, dolayısıyla bir kısım malikler yönünden davanın reddine karar verilmesini kanuna aykırı olduğunu ayrıca iş bu davanın kamulaştırma bedelinin tespiti davası olmayıp 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayalı tescil davası olduğunu, 1990’lı yıllarda yapılan kamulaştırmalar sonrasında davalıların veya murislerinin kamulaştırma bedellerini almış olmalarına ve aradan yıllar geçmiş olmasına karşın tapuda DSİ Genel Müdürlüğü lehine ferağ verilmediğinden taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü adına tescilinin mümkün olmadığını, dolayısıyla davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini, davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında; idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un 17 nci maddesine göre kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilebilmesi için davadan önce kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile birlikte, kamulaştırma bedeli ile artırılan bedelin koşulsuz olarak mal sahibi adına bankaya bloke edilmesi, bir başka deyişle kamulaştırma işleminin adli ve idari yönden kesinleşmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta; dosyaya ibraz edilen belgeler ile Daire geri çevirme kararı üzerine yazılan yazı cevaplarına göre haklarında açılan dava reddedilen davalılar veya murisleri tarafından kamulaştırma bedelinin artırılması için dava açılmadığı, …ve … için kamulaştırma bedelinin bankaya depo edildiği, muris … ve/veya mirasçıları davalılara kamulaştırma işleminin tebliğ edildiği ispatlanamadığı gibi yapılan tüm araştırmalara rağmen tüm bu davalılar ya da murislerine kamulaştırma bedelinin ödendiği hususunda bir delil de elde edilemediği, dolayısıyla anılan davalılar yönünden yukarıda belirtilen yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın reddine yönelik kararın yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın davacı idarece kamulaştırılması nedeniyle işbu davanın açıldığı, davalıların dava açılmadan önce tapuda ferağ verilmesi için davet edilmedikleri, ayrıca davalılardan … vekilinin ilk duruşmadan önce bir dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiğini bildirdiği anlaşıldığından bu davalı için davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu ancak haklarında açılan dava kabul edilen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve haklarında açılan dava kabul edilenler( davalı … dışında) aleyhine davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ile 371 inci maddeleri
    2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.