|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin bir ek kararın hatalı olduğuna dair bir değerlendirme içermektedir. Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesinin iptali sonrası, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda temyiz başvurusunun kesinlik sınırına tabi olmadığını belirlemiştir. Bu durum, temyiz yoluna başvurulabilen kararların düzenlenmesinde önemli bir değişiklik yaratmaktadır.
Kararda, davalılar kayyımı vekilinin temyiz dilekçesinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmış ve ek kararın ortadan kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme, taraf teşkilinin sağlanmadığı ve usulüne uygun tebligat yapılmadan yargılamaya devam edildiği gerekçesiyle, davanın yeniden ele alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair kararın hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, kamulaştırma davalarında temyiz başvurusunun kabul edilebilirliğini artıran bir içtihat oluşturmuş ve hukuki belirsizlikleri gidermiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde tarafların haklarının korunmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/2857 E. , 2024/8973 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/777 Esas, 2016/701 Karar
DAVA TARİHİ : 16.12.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 04.01.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Mahkemece dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 04.01.2023 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, Hadim ilçesi, İğdeören Mahallesi 187 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitini, taşınmazların idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
II. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar kayyımı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, lehine vekâlet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve ek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmazın tapu malikleri …ve …’ye yargılama sırasında usulüne uygun tebligat yapılmadan yargılamaya devam edildiği, Mahkemece başkaca bir araştırma yapılmadan taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği, karar tarihinden sonra karar tebliği için yapılan araştırma sonucunda da davalı maliklere ulaşılamaması üzerine Mahkemece davacı idareye davalılara kayyım tayin edilmesi için yetki belgesi verildiği ve Hadim Sulh Hukuk Mahkemesince tayin edilen kayyıma gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
3. Bu itibarla tayin edilen kayyıma dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup hükmün sair hususlar incelenmeksizin bozulması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Mahkemece verilen 04.01.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin temyiz olunan kararın BOZULMASINA,Davalılar kayyımından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.