onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili üzerine odaklanmaktadır. Davacı idare, Adıyaman ili sınırları içindeki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep etmiş, davalı taraf ise taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini savunmuştur. İlk mahkeme, kamulaştırma bedelini kabul ederek taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ve resmi verilerin dikkate alınmadığını belirterek kararı bozmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkeme, kamulaştırma bedelinin yeniden tespitine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Yargıtay, temyiz incelemesi sırasında, harç muafiyeti ile ilgili bir hata tespit etmiş ve bu hatanın düzeltilerek onanmasına karar vermiştir. Sonuç olarak, davacı idarenin harçtan muaf olduğu göz önünde bulundurularak, yatırılan harcın iadesine hükmedilmiştir. Bu durum, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve resmi verilerin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4250 E.  ,  2024/10229 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/308 Esas, 2022/10 Karar
    DAVA TARİHİ : 09.07.2015
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, …, … 120 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar murisi vekili cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olup, çok verimli ve değerli olduğunu ileri sürmüştür.

    III.MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2015/241 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2015/241 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak değerlendirmeye alınan çilek ürününün hasat zamanındaki toptan kilogram satış fiyatı, ortalama verim miktarı ve üretim masrafları Gölbaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilmeden İlçe Ziraat Odasının verilerine göre eksik incelemeyle yazılı şekilde fazla bedel tespiti ve bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan 10 yaşındaki üzüm bağlarının değerlendirme tarihi olan 2015 yılı maktu değerlerini gösterir cetveller İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilerek bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; değerlendirmenin dava tarihi olan 2015 yılı Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü resmi verilerine göre yapılması gerekirken İlçe Ziraat Odasının 2014 yılı verilerine göre taşınmazın değerini belirleyen raporun hükme esas alınması, dava konusu taşınmazın niteliği dikkate alındığında belirlenen net gelirine %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken, bu oranın % 5 kabulü ile değer tespiti, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye yan ürün olarak mısır samanının eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan 10 yaşındaki üzüm bağlarının maktu değerinin gerekçesi gösterilmeden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirilen fiyattan fazla alınması, dava konusu taşınmaz baraj göl alanı olarak kamulaştırıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16 ncı maddesinin (C) bendi gereğince tapu kaydının iptali ile tapudan terkini yerine idare adına tesciline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 18.10.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 18.10.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza yakın il ve ilçelere ilişkin 2015 yılı meyve ağacı maktu değer verilerine göre 6-10 yaş arası bağ için Pazarcık İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce 60-70 TL, Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 32-62 TL, Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 43-93 TL, Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünce 122-139 TL bedel belirlendiği dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan 10 yaşındaki 5 adet üzüm bağı için 13.500 TL değer biçilen bilirkişi raporu denetlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında taşınmazın yüzölçümü yazılarak tescil hükmü kurulması gerektiğini, 2015 yılı Gölbaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri hazırlanmadığı gerekçesiyle Pazarcık ve Adıyaman İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alındığını, taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini, kuru tarım arazisi olarak kabul edilerek kapitalizasyon faiz oranının %6 uygulanmasını, münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, çilek ürünü mutat ürün olmadığından münavebeye dahil edilmemesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, müvekkili idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Davacı idarenin harçtan muaf olduğu hükümde belirtildiği hâlde aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davacı idare vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine “Davacı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilerek yatırılan harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran tarafa iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.