onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti üzerine bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Dava konusu taşınmazın değeri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin adil bir şekilde tespit edilmesi ve bu bedelin davalı tarafa ödenmesi yönünde karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların istinaf başvurularını esastan reddederek, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onamıştır. Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, istinaf gerekçeleri ile birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, temyiz itirazlarını reddetmiştir.

Sonuç olarak, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve taşınmazın idare adına tescili konularında verilen kararların hukuka uygun olduğu vurgulanmıştır. Bu durum, kamulaştırma süreçlerinin adil bir şekilde yürütülmesi açısından önem taşımaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2707 E.  ,  2024/8683 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/4098 Esas, 2023/1361 Karar
    DAVA TARİHİ : 25.11.2020
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/597 Esas, 2021/758 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare ve davalılar … vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ili, …, … 952 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili ile baraj gölü sahasında kaldığından tapudan terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedeli hesaplanırken % 100 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının doğru olmadığını, lehlerine vekâlet ücretine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
    2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünden fazla hesaplanmasının hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının % 200 olarak hesaplanması gerektiğini, münavebeye yan ürün olarak mısır samanının eklenmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararı sebebiyle tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline, göl alanı olduğundan terkinine karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.