onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili üzerine yapılan bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunu reddederken, davalı vekilinin başvurusunu kısmen kabul ederek ilk kararı kaldırmış ve yeni bir hüküm tesis etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesi ve net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinin isabetli olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, taşınmazın konumu ve özellikleri göz önünde bulundurularak %70 objektif değer artışı uygulanmasının uygun olduğunu vurgulamıştır. Bununla birlikte, davalı vekilinin lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı bulunmuş ve bu durum düzeltilerek yeni bir hüküm kurulmuştur.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davacı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin nasıl yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3744 E.  ,  2024/10067 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2199 Esas, 2023/2427 Karar
    DAVA TARİHİ : 25.11.2019
    KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/145 Esas, 2022/81 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare ve davalılardan … vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, …, Yaylalı Mahallesi 249 ada 19 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile ilgili itirazların reddedilmesi ve incelenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay kararları neticesinde belirlenen esaslara uyulmadan değer biçildiğini, dava konusu taşınmaza tespit edilen değerin dava konusu taşınmazın özelliklerinin üstünde ve fahiş olduğunu, arazi niteliğindeki taşınmazda net gelire göre hesaplama yapılması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken sosyal altyapı, belediye veya mücavir alan içinde olma gibi etkenlerin dikkate alınmasının doğru olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkil idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının düşük tespit edildiğini, dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olduğunu, taşınmazın belediye sınırları içerisinde olduğunu ve etrafının meskun olduğunu, dava konusu taşınmazın konumu, belediye hizmetlerinden yararlanması meskun mahalde oluşu nedeniyle objektif değer artışının %100 olarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın kanalizasyon alt yapısının bulunduğunu, emsal taşınmazlar uyarınca değer tespiti yapılması gerektiğini, irtifak alanı altında %50 değer kaybının hesaplanması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %3 olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe desenin o yörede yaygın olarak yetişen ürünlerden birinci yıl buğday+saman, ikinci yıl 1.ürün kapya biber , 2.ürün fasulye, üçüncü yıl 1.ürün domates, 2.ürün kabak olarak 3 yılda 5 ürün şeklinde oluşturulmasının yerinde olduğu, Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2019 yılı verileri kullanılarak net gelir hesabının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum ve merkezi yerlere uzaklığı dikkate alındığında % 70 objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın 2019 yılı için m² birim fiyatının 257,21 TL olarak tespitinin yerinde olduğu, enerji nakil hattının dava konusu taşınmaz üzerinde kapladığı alan ve geçiş güzergahı dikkate alındığında değer düşüklüğü oranı tespit edilip kamulaştırma irtifak bedelinin tespiti yoluna gidilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf konusu ettiği sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede, mahkeme hükmünde usul ve kanuna aykırılık tespitlenemediği, ancak kendini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekâlet ücretine takdir edilmesi gerekirken vekâlet ücreti edilmemesinin hatalı olduğu görülmekle, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.