|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı idare, Samsun ili, İlkadım ilçesindeki taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep ederken, davalı taraf, belirlenen bedelin piyasa değerinin çok altında olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda, bilirkişi raporunun yetersiz gerekçelerle taşınmazın değerini düşük belirlediğini ve emsal taşınmazlarla karşılaştırmanın hatalı yapıldığını tespit etmiştir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü yönünde karar verilmiş, ancak davacı idare tarafından fazla yatırılan kamulaştırma bedelinin iadesine ilişkin hükümde düzeltme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını düzeltilerek onanmasına hükmetmiştir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3225 E. , 2024/9088 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/496 Esas, 2023/737 Karar
DAVA TARİHİ : 09.10.2020
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı … vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, İlkadım ilçesi, 19 Mayıs Mahallesi 7753 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümünün kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; belediyenin bir önceki teklifi ile sonraki teklifi arasında fark olduğunu, belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın piyasa değerinin 300.000,00 TL olduğunu, kıymet takdirinde 117.000,00 TL değer biçildiğini, belirlenen değerin çok düşük olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2020/380 Esas, 2021/270 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/2097 Esas, 2021/2167 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha yüksek oranda değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, yetersiz gerekçe ile dava konusu taşınmazı emsale göre daha düşük oranda değerli kabul edilerek değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı olmayıp temyiz edenin sıfatı nazara alındığında bu husus bozma nedeni yapılmamış ise de kanundaki yönteme uyulmadan dava konusu taşınmaza farklı mahalleden ve dava konusu taşınmaza göre yüzölçümü büyük bir taşınmaz emsal alınarak değer belirleyen rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2942 sayılı Kanun hükümlerine uygun değerlendirmeler içermediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen taşınmaz bedelinin düşük olduğunu, enflasyon karşısında değerinin daha da azaldığını, uygulanan faizin düşük kaldığını, taraflarınca sunulan emsallerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Samsun ili, İlkadım ilçesi, 19 Mayıs Mahallesi 7753 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümüne emsal karşılaştırması yapılarak ve üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalılardan … vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin, davalı tarafa ödeme yapılmamış ise davacı kuruma iadesine, şayet davalı tarafa ödeme yapılmış ise bankadan çekilmesine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılardan … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılardan … vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde bulunan “depo edilen miktarın daha önce davalılara ödenmiş olması halinde davacı … tarafından fazlaca depo edilen 11.338,90 TL’nin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin çıkartılması, yerine “davacı idarece fazla yatırılan 11.338,90 TL’nin davalı tarafa ödeme yapılmamış ise davacı idareye iadesine, şayet davalı tarafa ödeme yapılmış ise bankadan çekilmesine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı …’dan alınan peşin harcın istek hâlinde iadesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.