onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine kararı düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur. Davalı taraf, kıymet takdir raporundaki bedelin düşük olduğunu ve taşınmazın değerinin artırılması gerektiğini savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde gelir metodu esas alınarak değer düşüklüğü oranının hesaplanmasının isabetli olduğunu belirtmiş, ancak dava sürecinin dört ay içinde sonuçlandırılamaması nedeniyle yasal faizin yanlış tarihler üzerinden hesaplandığını tespit etmiştir. Ayrıca, taraf teşkilinin sağlanmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme olduğunu vurgulamıştır.

Sonuç olarak, davacı idare vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, hukuki süreçte taraf teşkilinin önemini ve eksik incelemenin sonuçlarını ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3217 E.  ,  2024/10053 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/430 Esas, 2024/90 Karar
    DAVA TARİHİ : 28.12.2021
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/390 Esas, 2022/391 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, …, Atabek Mahallesi 152 ada 15 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdir raporunda tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmaz değerli konumda olduğundan objektif değer artış oranı uygulanması gerektiğini, kullanımı engellenen kısımların kamulaştırılması gerektiğini belirtmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda bahsedilen 22.04.2022 tarihli fen raporu ve ekli krokide enerji iletim hattının parsel üzerinden geçişi, parsele ve enerji iletim hattına ait alan hesapları ve koordinatları gösterir krokinin bulunmadığını, gerekçeli kararın hüküm kısmında … ve …’in hisseleri farklı olduğu için hisselerine düşen bedelin ayrıntılı olarak belirtilmesi gerektiğini, herhangi bir objektif değer artırıcı unsur olmamasına rağmen %600 değer artışı uygulandığını, taşınmaz bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek ve taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak objektif değer artışı uygulanmak suretiyle, irtifak hakkı karşılığının hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından yasal faizin 29.04.2022 tarihinden 22.12.2022 tarihine kadar işletilmesine karar verilmesi gerekirken 03.11.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi; davalı …’nın tapudaki hissesi 100/251, …’in hissesinin ise 151/251 oranında olduğu gözardı edilerek ödeme aşamasında infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması harca ilişkin herhangi bir hüküm kurulmaması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    3. Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemenin, dava dilekçesini ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, 6100 sayılı Kanun’un amir hükmü gereğidir.
    3. Dava konusu taşınmazın yeni malikinin Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde her ne kadar Gaziantep OSB’nin taşınmazı 2942 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca ve dava konusu irtifak hakkı ile birlikte irtifak tesisi nedeniyle oluşacak değer kaybı ile satın aldığı belirtilmiş ise de buna dair dosyada delil bulunmadığınından 2942 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca Gaziantep OSB’ davaya dahil edilip 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek yargılamaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
    4. Dosyada mevcut imar durumu yazısı, taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özellikleri ve parsel sorgu uygulaması üzerinden gözlenen konumu, aynı mahalleden, yakın konumda bulunan, aynı kamulaştırma işlemine konu, Dairemizin 2024/3218 Esas numaralı kararı ile aynı gün denetiminden geçen 152 ada 15 parselin niteliği gözetildiğinde dava konusu taşınmaz arsadır. Buna göre; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre kararı temyiz edenin davacı idare olduğunda davacının usuli müktesep hakkı gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.

    VI. KARAR
    Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.