onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek kamulaştırma bedelinin belirlenmesini ve taşınmazın tapusunun iptal edilerek yol olarak terkini istemiştir. Ancak, tarafların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını hukuka uygun bulmuş ve istinaf taleplerini reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde emsal karşılaştırmasının yapıldığını, bilirkişi raporunun yeterli olduğunu ve kamulaştırma bedelinin adil bir şekilde tespit edildiğini vurgulamıştır. Ayrıca, mahkemece belirlenen faiz oranının da hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, davacı idarenin temyiz başvurusu da, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümezliği ilkesine dayanarak reddedilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacı idarenin temyiz itirazlarını kısmen kabul ederek, ilk derece mahkemesi kararındaki bazı ifadelerin düzeltilmesine karar vermiştir. Ancak, genel olarak mahkeme kararının hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir. Bu durum, kamulaştırma işlemlerinin hukuki çerçevede nasıl yürütülmesi gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/3037 E.  ,  2024/8857 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/121 Esas, 2024/143 Karar
    DAVA TARİHİ : 03.08.2015
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/735 Esas, 2023/526 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Paşamandıra Mahallesi,116 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapusunu iptaline, yol olarak terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin Mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonrası olan 04.12.2015 tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince kamulaştırma bedeline faiz uygulanmaması gerektiğini, taşınmazın arazi vasfında olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, emlak vergi değerlerinin karşılaştırılmadığını ileri sürmüştür.
    2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, enflasyon nedeniyle oluşan zararın karşılanmadığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonucu kamulaştırma bedelinin ödeme tarihine güncellenmesinin zorunlu hale geldiğini, bedelin bloke edilmemesi nedeniyle mahkemece verilen ret kararının doğru olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmaz üzerindeki ağaçlara da yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, mahkemece kurulan faiz hükmünde bir hata bulunmadığı, mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu ve 11 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3.Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/735 Esas, 2023/526 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinde yazılı ”kamu alacakları için uygulanan en yüksek ” kelimelerinin çıkartılmasına, yerlerine ayrı ayrı “yasal” kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.